11 Eylül 2014 08:30

Ölüme ‘buyur’ diyen çalışma!

Kayseri Ankara yolu üzerinde bulunan ve Hak-İş’e bağlı Çelik-İş’in örgütlü olduğu Erbosan AŞ’de, Ahmet Yılbat isimli işçi, iş cinayetinde yaşamını yitirdi. Yılbat'ın cenazesine katılan çalışma arkadaşları, her an yeni bir iş cinayetiyle karşı karşıya olduklarını anlattılar.

Paylaş

Veli ŞAHİN
Ferhat KİŞ
Kayseri

Kayseri Ankara yolu üzerinde bulunan ve Hak-İş’e bağlı Çelik-İş’in örgütlü olduğu Erbosan AŞ’de geçtiğimiz pazartesi günü 43 yaşındaki 3 çocuk babası Ahmet Yılbat isimli işçi, iş cinayetinde yaşamını yitirdi. Yılbat hammadde üretimi için kullanılan 3.5 metre çapındaki boru fırınların içine girerek yaptığı temizlik sırasında boru etrafında biriken ve işçilerin “culuk” dediği atıkların göğsüne düşmesi ve iç organlarının zedelenmesi sonucu can verdi. 

BORULARIN İÇİNDE... 

Salı günü toprağa verilen Ahmet Yılbat’ın iş arkadaşları ve yakınları ile cenaze sırasında konuştuk. İşçilerin işten atılma riski nedeniyle isimlerini yazmadık. Web sitesinde “Dünyanın en son teknolojisi ile üretim…” yazılan 300’den fazla işçinin çalıştığı Erbosan’da çalışma koşullarına dair bilgiler aktaran işçiler, boruların içine girerken gaz maskesi ve baret taktıklarını onun dışında bir güvenlik önlemi almadıklarını aktardı. İşçiler o gün yaşananları şöyle anlattılar: “Boruların içinde biriken madenler zamanla taşlaşıyor, bu madenlerin borunun alt kısımlarında olanlarını hilti ile kırıyoruz. Alt kısım bitince boru dönüyor ve üstte kalan kısım alta gelince tekrar hilti ile kalan kısmı parçalıyoruz. Altı alınan yerlerde üst kısım desteksiz kalıyor ve hiltinin verdiği titreşimle düşmeler yaşanıyor. Aslında Ahmet, usta olarak çalışıyor, yani bu işi doğrudan yapan değil. Başka bir işçi çalışıyor borunun içinde. Sonra Ahmet diğer işçiye ‘Sen bize bir su getir, ben yerine bakarım’ diyerek işi kendisi yapıyor. 5 dakika yerine bakarken bu olay oluyor.”

SENDİKA ORTADA YOK!

Ahmet Yılbat’ın pazartesi günü akşam 20.00 sıralarında öldüğünü ancak salı günü sabah işe geldiklerinde öğrendiklerini söyleyen işçiler, önce iş durdurmak için kendi aralarında görüşmüşler. Sonra bunu yapamayacaklarını düşünerek arkadaşlarına karşı son görevlerini yapmak için cenazeye katılmak istemişler. Patronun “Birkaç bölüm gidebilir ama herkes gidemez. Bu fabrikanın durması olur. Bazı bölümler kalacak” dediğini aktaran işçiler “Hepimizin cenazeye gitmek istediğini söyledik ve ısrarcı olduk. Bunun üzerine patron izin vermek durumunda kaldı” dediler. 

Hak-İş’e bağlı Çelik İş’in örgütlü olduğu fabrikada sendika şube başkanının olay saatinde işyerine gelmediğini ertesi gün öğle fabrikada patronla görüşüp işçilerle yemek yiyip açıklama yapmadan gittiğini ifade eden işçiler, kendi aralarında “Sendika başkanı hemen gelmez, sabah kahvaltı eder, duşunu alır, öğlen ancak gelir” diye konuşmalar geçtiği aktardılar. 

MECBUREN ÇALIŞIYORUZ!

İşçiler daha önce de kazaların yaşandığı bilgisini verdiler: “İki gün önce yine boruların içinde bir parça arkadaşımızın kafasına düştü, kafasındaki baret ikiye bölündü. Neyse ki baret vardı yoksa baret yerine kafası parçalanacaktı.” Çalışmaya başladıklarında eğitim almadıklarını ifade eden işçiler “Burada yapılacak işe giderken baret ve gaz maskesi alıyoruz. Onun dışında özel bazı kıyafetler gerekli mi, başka şeylere ihtiyacımız var mı bilmiyoruz. Zaten bunu soramıyoruz. Fabrikada çok soru soran ve işin riskinden konuşan işçilere ‘Çalışacaksan çalış yoksa çık’ deniyor. Kayseri organizeye göre ücretler biraz daha iyi ve burası İncesu’ya yakın. O yüzden tercih ediliyor” dediler. 

ÖNCEKİ HABER

Hukuki yollar tükendi, sıra direnişte

SONRAKİ HABER

Bahçeli seçim sonucunu beğenmedi: İstanbul ehline emanet edilmedi

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa