10 Eylül 2014 06:00

Kuralsız çalışmanın en iyi örneğiyiz

Merhaba “24 saat cinayet izni” başlığıyla 8 Eylül 2014 tarihli Evrensel gazetesinin manşetten duyurduğu Torunlar GYO şirketinde çalışan işçilerden 10 işçinin hayatını kaybettiği kaza (göz göre göre cinayet) üzerinden 5 gün geçti.

Paylaş

ismail VOLKAN*

Merhaba
“24 saat cinayet izni” başlığıyla 8 Eylül 2014 tarihli Evrensel gazetesinin manşetten duyurduğu Torunlar GYO şirketinde çalışan işçilerden 10 işçinin hayatını kaybettiği kaza (göz göre göre cinayet) üzerinden 5 gün geçti.
İstanbul’da şantiyelerde çalışan biz mühendislerinde bu olayla ilgili söyleyeceklerimizi Evrensel Gazetesi aracılığı ile paylaşalım dedik.
Biz mühendisler yani Beyaz Yakalılar, çalışma koşulları bakımından zannedildiği gibi toz pembe bir hayat sürmüyoruz. Özellikle şantiyelerde çalışan mühendislerin şirketçe verilen telefonu kesinlikle kapatamazsınız. Ve gene çoğu mühendislere ayrıcalıkmış gibi verilen araçlar gecenin herhangi bir saatinde şantiyedeki sorunu duyduğu anda aracına atlayıp gitmek zorunluluğundan kaynaklanan bir lüks ve yük olarak hepimiz hissetmekteyiz. Yıllık izinlere gelince şantiyeler çocuk gibi bakım istediğinden en fazla 7 gün izne ayrılabilirsin. Şantiyenin zorluğuna göre gene şirket telefonunu kapatamazsın. Tatilde bile işler kafandan gitmez. Bazen tatilini yarıda kesmek zorunda kalabilirsin.  7/24 şantiyede olsanız da olmasanız da aklınızın sürekli şantiyededir. Yönetici kademesi gibi kendimizi hissederiz ama ne yöneticiyizdir, ne de maaşlı bir işçiyizdir. İşçiler gibi bizlerinde yaptığımız hatalar ya da patronlarla tartışmalarımız sonucunda patronun ağzından çıkacak iki kelime ile işinden olabilirsin, ya da sorun yaşadığın şirketten kendin istifa etmenin en iyi yol olduğunu hissedersin. Esnek çalışmanın ve kuralsız çalışmanın en iyi örneğidir inşaatta çalışan mühendislerin durumu. Sendikalaşamazsın çünkü bir yöneticisin. Yönetici değilsin çünkü yapın itibari ile biraz ayrıcalıkların olsa da emekçi taraftasındır.
Mühendislerin çalışma koşullarını kısaca anlatmaya çalıştım. Şimdi gelelim şantiyelerdeki iş kazalarına. “Halk için mühendislik” terimi şu anda “En az masrafla en çok kâr elde etmek için mühendislerin işe alınması”na dönüşmüş durumda. Kazanın yapıldığı şantiye Torunlar GYO’da mahkeme kararını verecek ve şantiye şefleri ve iş güvenliği uzmanları gözaltına alınıp yıllarca cezaevinde kalacak ve ölen işçiler şehit mertebesine yükseltilip olay kapanacak. Başka bir şantiyede gene işçi ölümleri olacak ve gene ambulanstan önce gelecek olan TOMA ve çevik kuvvetler sinirlerimizi daha da bozacak. Peki iş güvenliğin ve şantiye şeflerinin hiç mi hatası yok bu oluşan kazalarda. Elbetteki biz mühendislerinde ölümlerde suçumuz var. Ancak patronun parasını verdiği bir iş güvenliği ne kadar rahat çalışabilir. İşini sıkı tutmaya çalışan iş güvenliğinin de çalışma süresi en çok 3 ay olmaktadır. Şantiyelere ayrılan paramız sınırlı denilip de tüm önlemleri alın demek ne kadar gerçekleri yansıtmaktadır. 5 işçinin yapması gereken işi 3 işçi ile mesailerle yaptırmaya çalışmamız ve işin devam etmesi için herkesten daha çok çalışmamız işçi düşmanı olduğumuzdan değil sistem bunu dayattığı içindir. İş güvenliğinin doğru dürüst yürümesi için bu kurumların özel şirketlerle değil bizzat devletin içinde
Özerk bir kurum eliyle yürütülürse bir nebze işçi ölümlerinin önüne geçilebilir. İşçi ölümlerinin oranının en aza indirilmesini istiyorsak yüksek kâr hırsının ve kapitalist rekabetin önüne geçmek gerekecektir. Bu da ancak birleşik ve örgütlü mücadele ile olacaktır.

*Jeoloji Mühendisi

ÖNCEKİ HABER

O eller hamur da açar, mücadele de eder şiddete de dur der

SONRAKİ HABER

"Suudi Arabistan bir gazeteci öldürdü ve Trump bunu önemsemiş gözükmüyor"

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa