09 Eylül 2014 18:50

'İşçi güvenliği önlemi talep etmek işten atılma gerekçesi olamaz'

İşçi Sağlığı İş Güvenliği Kadın Meclisinin Çorlu’da yaptığı atölyeye katılarak çalıştıkları AKATEKSTİL işyerindeki işçi sağlığı iş güvenliği ile ilgili sorunlarını paylaşan Gönül Soyer ve Sıdıka Şen, çok geçmeden işten atılmışlardı. İşçilerin bunun üzerine başlattığı hukuki mücadele zaferle sonuçlandı.

Paylaş

İşçi Sağlığı İş Güvenliği Kadın Meclisinin Çorlu’da yaptığı atölyeye katılarak çalıştıkları AKATEKSTİL işyerindeki işçi sağlığı iş güvenliği ile ilgili sorunlarını paylaşan Gönül Soyer ve Sıdıka Şen, çok geçmeden işten atılmışlardı. İşçilerin bunun üzerine başlattığı hukuki mücadele zaferle sonuçlandı.

İşyerinde laborant olarak çalışan Gönül, çalıştığı fabrikada daha evvel sendikal örgütlenme gerekçesiyle işten atılmış ve işe iade davası ile işe geri dönmüştü. Ancak işyeri koşullarının “işçi sağlığı iş güvenliği” kurallarına uygun olmaması nedeniyle sağlam olarak girdiği işyerinde rahatsızlandı. Bir kulağında büyük oranda duyma kaybı oldu. İlk işe girdiğinde İşitme testlerinde “duyduğu” tespit edilen Gönül, yaşadığı rahatsızlık üzerine zaman kaybetmeden Meslek Hastalıkları hastanesine başvurdu ve hukuki mücadele başlattı. Bu arada hamile olmasına rağmen gece vardiyasında çalıştırılmak istendi ve rahatsızlanmasına rağmen hastaneye götürülmedi. Tüm bu mobinge karşı da direnen Gönül patron tarafından çok geçmeden işten atıldı. Bu arada yine Gönül gibi işe iade kararıyla işyerine dönmüş olan Sıdıka da geçirdiği iş kazasına karşı sesiz kalmadı ve SGK’ya yaptığı şikayetin ardından Gönül’le aynı tarihte 2. defa işten atıldı. Her iki işçi arkadaşımız da işe iade davası açarak, sendikal tazminat talebinde bulundu.

Avukat Sevgi Evren, “Bağımsız Tekstil İşçileri Sendikası’nın avukatları olarak tarafımızca sahiplenilen davaları ise 2. defa zaferle sonuçlandı. Sıdıka’nın Çorlu 1. İş Mahkemesi’nde görülen davası 5 Eylül’de feshin geçersiz olduğu ve feshin sendikal sebeple yapıldığı tespit edilerek işe iade kararıyla sonuçlandı. Çorlu 2. İş Mahkemesinde 9 Eylül’de biten Gönül’ün davasında da feshin geçersiz olduğuna karar verilerek Gönül’ün işe iadesine karar verildi” dedi.

Evren, “Her iki davanın ortak sonucu ise, ‘işçi sağlığı iş güvenliği tedbirlerinin alınmasını istemek veya uğranılan kazaya veya meslek hastalığına karşı hukuki koruma, önlem talep etmek’ asla ve asla işten atılma sebebi olamaz” yorumunda bulundu.

Evren,  Soyer ve Şen’in yaşadıkları iş kazası ve meslek hastalığına ilişkin şikayetleri ve hukuki mücadelelerinin sürdüğünü belirtti. Evren bu süreçte sınıf mücadelesinin bileşenleri olarak kadınlara destek çağrısı yaptı.

Evren, kadın işçilerin işçi sağlığı ve iş güvenliği konusundaki hassasiyet ve risklerinin çok daha fazla olduğunu şu sözlerle ifade etti:  “Çerkezköy’de 2013’te yaşanan iş cinayetinde hayatını kaybeden Satiye Gür, evdeki şiddetten kaçtığında işyerindeki görünmez şiddetin kurbanı oldu. Alınmayan her önlem, ortadan kaldırılmayan her risk şiddettir. Ölümle sonuçlanan her iş kazası cinayettir. Bu cinayetlerin sonlanması ise iş cinayetlerinin katilleri üzerindeki “cezasızlık zırhının” kaldırılması ile mümkün olacaktır. İş cinayetlerinin sorumlularının “basit taksir”le değil “kasıt”la yargılanmasını ve patronların ara kadrolarının değil bizzat patronların yargılanmasını ısrarla talep etmemiz gerekiyor. En basit olarak algıladığımız iş kazalarının ve önemsemediğimiz mesleki her türlü rahatsızlığın bile şikayete konu olmasını, gündeme taşınmasını ve işçi-işveren arasında kalmaktan kurtulmasını sağlamamız gerekiyor. Sıdıka ve Gönül’ün iş kazası ve meslek hastalığı şikayetlerini önce tüm Çorlu’nun, ardından tüm Trakya’nın ve nihayetinde tüm işçilerin derdi yapana kadar mücadeleye devam edeceğiz. İşçiler ve sendikaları kararlı. Sıra tüm emek ve sınıf örgütlerinde. “ (HABER MERKEZİ)

ÖNCEKİ HABER

Tarsus\'ta işçi minibüsü devrildi: 12 yaralı

SONRAKİ HABER

Van Gölü'nde kirlilik tehdidi: Günlük 8-10 ton çöp toplanıyor

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa