Taşeronlar eylemi de konuşmayı da yasakladı

Taşeronlar eylemi de konuşmayı da yasakladı

"Arkadaşlarımız ekmekleri için öldüler. İçerde ölenler Aziz Torun’un evlatları olsa böyle açıklamalar yapar mıydı?” Bu sözlerin sahibi 10 işçinin yaşamını yitirdiği Torun Center’a ait rezidans inşaatında çalışan Maruf Eren’e ait.

Eda YILDIRIM
Vedat YALVAÇ
İstanbul

"Arkadaşlarımız ekmekleri için öldüler. İçerde ölenler Aziz Torun’un evlatları olsa böyle açıklamalar yapar mıydı?” Bu sözlerin sahibi 10 işçinin yaşamını yitirdiği Torun Center’a ait rezidans inşaatında çalışan Maruf Eren’e ait. Kazanın yaşandığı rezidansın önündeyiz. Rezidans işçileri dışarıda bir basın açıklaması yapmayı planlıyor. Ancak içeriden gelen telefonla işçilerin taşeronlar ve polis tarafından dışarıya çıkmalarının engellendiğini öğreniyoruz. Telefondaki işçi taşeron firmaların önceki geceden itibaren içeride kalan yüzlerce işçiyi ücretlerini ödeyerek gönderdiğini söylüyor.

Şantiye önünde İnşaat İşçileri Sendikası, Halkların Demokratik Partisi Eş Genel Başkanı Selahattin Demiştaş ve DİSK Genel Sekreteri Arzu Çerkezoğlu’nun da aralarında bulunduğu kalabalık, işçilerin dışarı çıkmak istemeleri halinde barikatları aşacaklarını söylüyor. Geçen sürenin ardından 20 kadar inşaat işçisi şantiyenin içinden “Alimak dur inecek var, Torunlar GYO Mağduru İşçiler” flamalarıyla şantiyeden çıktı. Alkışlarla karşılanan işçiler sık sık “Taşeron çalışma yasaklansın”, “Taşeron çalışma ölüm demektir” sloganını attı.
Buralarda çalışan işçilerden Maruf Eren, olay günü sabah saat 10’da alimakta yine arıza oluştuğunu belirterek, “Acil arıza giderme ile tekrar asansörü çalıştırdılar. Buradaki önlemler hep böyle. Eğer 31. ve 32. kat arasında stop sensörü olsa bu arkadaşlarımız ölmeyecekti. Arıza yapsa bile kendiliğinden duracaktı asansör.” Kullanılan asansörün 10 yıllık olduğunu söyleyen Eren, daha önce de asansör kazası yaşadıklarını, paraşütlerin açılması sayesinde kaza geçiren işçilerin kurtulduğunu hatırlattı.

BİR DAİRENİN PARASIYLA...

Olayın yaşandığı günden itibaren işçilerin üzerinde yoğun baskı kurulduğunu anlatan Eren, gazetecilere açıklama yapan ya da eyleme katılan işçilerin taşeronlar tarafından işten atılmakla tehdit edildiğini söyledi. Kendisinin de bu nedenle işten atılacağını ifade etti. Eren son olarak “Böyle ihmal, sermaye sahipleri oldukça bu ölümler devam edecek. Urfa’da, Soma’da ve burada yapılan işler milyon dolarlık işler. Buradaki bir dairenin parasıyla işçilerin can güvenliği sağlanabilirdi” dedi.

İşçilerden Fethi Açkaya ise; “Bizler yevmiyelerimizin peşinde değil ölen işçi arkadaşlarımızın peşindeyiz. Benim 4 çocuğum var. Ben ayakkabı kutularını doldurmuyorum. Ben şerefimle çalışıyorum. Hâlâ o demirlerde arkadaşlarımızın kanı var ve biz hâlâ görüyoruz” dedi. 18 yıldır inşaat işçiliği yapan 8 aydır da Torunlar GYO’da çalışan işçilerden Nizamettin Polat ise 10 arkadaşının ölümünü “bile bile katliam” olarak nitelendirdi. Çok sık iş kazası yaşadıklarını anlatan Polat, “İskeleden düşmeler, elektrik çarpmaları, rezidansa takılan dış camların üzerimize düşmesi gibi kazalar yaşıyoruz. Ama hiçbir önlem alınmıyor” dedi. Ailesinin artık inşaatta çalışmasını istemediğini de anlatan Polat, “Ne yapabilirim geçinmek için çalışmak zorundayım burada” dedi.

SORUNU BİLDİRDİĞİNDE ÇIKIŞ VERİLİYOR

İşçilerden Bilal Özdemir de, iş güvenliği uzmanlarının sadece baret ve ayakkabılara özen gösterdiğini, ancak işçilerin kullandığı makinelere hiçbir şekilde önem verilmediğini belirterek, “Biz sorunlara yetkililere bildirmekle kalıyoruz. Ama hiçbir şey yapılmıyor. Sorunu bildirdiğinde çıkış veriliyor. Bu olay yaşandıktan sonra artık burada çalışamayız. O yüzden işten çıkıyorum” dedi. Konuşanların işçi olmadığını iddialarına tepki gösteren bir işçi de şantiye kartını göstererek, “Buraya yemeğe bile bu kartlarla gidiyoruz. Kimse buraya giremez” dedi.

'ASANSÖR ARIZASINDAN AZİZ TORUN'UN BİLE HABERİ VARDI'

10 işçinin yaşamını yitirdiği Mecidiyeköy'deki Torun Center şantiyesi önünde  toplanan bir grup işçi dün, kanı temsil eden kırmızıya boyadıkları baretleri ile eylem yaptı. Torunlar İnşaat'ın sahibi Aziz Torun'un "Eylem yapanlar bizim işçiler değil, başka yerlerden gelip eylem yapıyorlar" sözlerine tepki gösteren işçiler, işyeri kartlarını kameralara gösterdi. 

İşçiler adına konuşan Maruf Eren, "Dün akşamdan beri şirketin yoğun baskısı var. 150 işçi kaldı içeride. Çoğu da korkudan eyleme katılmadı. Eyleme katılacağız diye çıkışlarımız verildi. İşten çıkarıldık. Biz işçiyiz, her yerde iş buluruz. Ekmeğimizi taştan çıkaran insanlarız" diye konuştu.

Şirketin yaptığı uygulamanın anlık arıza giderme olduğunu söyleyen Eren," Aman iş durmasın, 5 dakikada hemen çalışsın, işçiler durmasın, animakın (Asansör) arızası giderildi. Tekrar çalışmaya başlandı. Animakın arızalı olduğundan bütün şirket yetkililerinin, buna Aziz Torun dahil herkesin bilgisi vardı" diye konuştu.

İnşaat İşçileri Sendikası Başkanı Mustafa Adnan Akyol da eylem yapan işçilere destek verdi. Akyol, inşaatta çalışan işçilerin dışarı çıkmasının engellendiğini söyledi. 

www.evrensel.net