07 Eylül 2014 22:24

Asıl kabul edilemez olan AYM’nin kararı

Eskişehir’de Gezi Parkı eylemleri sırasında polis ve sivil kişiler tarafından dövülerek öldürülen 19 yaşındaki Ali İsmail Korkmaz davasının Eskişehir’den Kayseri’ye nakledilmesine ilişkin baba Şahap Korkmaz’ın AYM’ye (Anayasa Mahkemesi) yaptığı itiraz reddedildi. Anayasa Mahkemesi’nin ret kararı ile ilgili yazılı bir basın açıklaması yapan Ali İsmail Korkmaz Dava Komitesi, asıl kabul edilemez olanın Anayasa Mahkemesi’nin kararı olduğunu söyledi.

Paylaş

Eskişehir’de Gezi Parkı eylemleri sırasında polis ve sivil kişiler tarafından dövülerek öldürülen 19 yaşındaki Ali İsmail Korkmaz davasının Eskişehir’den Kayseri’ye nakledilmesine ilişkin baba Şahap Korkmaz’ın AYM’ye (Anayasa Mahkemesi)  yaptığı itiraz reddedildi. Anayasa Mahkemesi’nin ret kararı ile ilgili yazılı bir basın açıklaması yapan Ali İsmail Korkmaz Dava Komitesi, asıl kabul edilemez olanın Anayasa Mahkemesi’nin kararı olduğunu söyledi. Avukatlar Ayhan Erdoğan, Aykut Altınok, Esra Başbakkal Kara, Selin Dağlar, Özgür Özlem Öngel, Özlem Şen Abay, Pınar Çelik Arpacı, Vakur Kulat, Tonguç Koç, Heval Yıldız Karasu ve Mehmet Ümit Erdem imzasını taşıyan metinde, nakil kararının alınması sürecinde davanın tarafı olan Korkmaz ailesinin ve vekillerinin görüşünün alınmadığını belirtildi. Nakil isteminin yargı organlarının faaliyetlerine kesinlikle müdahale etmemesi gereken idari bir organ olan Adalet Bakanlığı tarafından talep edildiğine dikkat çeken avukatlar, Yargıtay’ın ise herhangi bir araştırma yapmadan, yeterli ve tatmin edici bir gerekçe ortaya koymadan Adalet Bakanlığının istemini kabul ettiğini kaydetti.

‘AYNI ZİHNİYETİN UYGULAMALARI’

Daha önce Kamu güvenliği gerekçesi ile pek çok davanın Eskişehir’e nakledildiğini hatırlatan Avukatlar, Ali İsmail Korkmaz davası ise aynı gerekçe ile Eskişehir ilinden Kayseri iline nakledildiğinin altını çizdi. “Bizler Ali İsmail Korkmaz Ailesinin avukatları olarak bahsi geçen nedenlerle nakil kararı aleyhine Anayasa Mahkemesine başvuruda bulunmuştuk. 06.09.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan Anayasa Mahkemesi kararı ile başvurumuzun iç hukuk yollarının tüketilmediği gerekçesiyle reddedildiğini öğrenmiş bulunmaktayız” diyen Avukatlar, Anayasa Mahkemesinin kararının hukuken ve vicdanen kabul edilemez olduğunu söyledi. Türkiye’de muhalif düşünceleri olan insanlara yönelik bir devlet terörü olduğunu belirten Avukatlar, “Bu terör en basit protesto gösterilerine dahi aşırı ve oransız kolluk kuvveti kullanılması ile başlamakta ve muhalif düşünceye sahip insanların öldürülmesine kadar uzanmaktadır. Öte yandan özellikle kolluk görevlileri tarafından yaşam hakkının ihlal edildiği durumlarda –ki Ali İsmail Korkmaz davası bu durumun tipik bir örneğidir- etkili bir soruşturma yürütülmemekte, deliller karartılmakta, suç faili olan kolluk görevlileri çeşitli biçimlerde korunup kollanmaktadır. Davanın nakli kurumu da aynı amaçla sık sık kullanılmaktadır. Daha açık bir deyişle davanın nakli kurumu suç faili kolluk görevlilerinin korunup kollanması bakımından sık sık devreye sokulan karanlık ve keyfi bir devlet pratiğidir. Bir yurttaşının sırf bir protesto gösterisine katıldığı için arka sokaklarda gecenin bir vakti kolluk görevlileri ve onların yönetimindeki birkaç sivil şahıs tarafından dövülerek öldürülmesi ile davanın nakledilmesi aynı zihniyetin uygulamalarıdır.”dedi.

‘AYM BAŞVURUNUN ESASINA GİRMEDİ’

Anayasa Mahkemesi’nin vermiş olduğu karar ile bu karanlık ve keyfi uygulamayı yargılamaktan kaçındığını dile getiren Avukatlar, Anayasa Mahkemesinin başvurularının esasına girmeyerek Ali İsmail Korkmaz ile ilgili ceza yargılamasının devam ettiğini belirterek başvuruyu kabul edilemez bulduğunu söyledi. “Bu açıkça yargılama yapmaktan imtina etmektir. Zira kararda karşı oy yazan üyenin de belirttiği gibi nakil kararı kesin bir karardır ve aleyhine başvurulabilecek herhangi bir iç hukuk yolu bulunmamaktadır; işin esasına girilmeli ve iddialar incelenmelidir” diyen Avukatlar açıklamaya şöyle devam etti: “Anayasa Mahkemesi verdiği bu karar ile sanık kolluk görevlilerini koruyan, kollayan devlet pratiğini yargılamaktan kaçınarak insan haklarına dayalı bir hukuk düzeninin ülkemizde inşası ile ilgili tarihsel sorumluluğunu da yerine getirmemiştir. Bu durumu kamuoyunun vicdanına bırakıyoruz. Tarihe şu notu düşmek isteriz ki başta Ali İsmail Korkmaz olmak üzere muhalif düşünceleri ve eylemleri nedeniyle katledilen, işkence gören, hapsedilen, en temel insani ihtiyaçlarını karşılamaktan yoksun bırakılan herkesin ihlal edilen haklarının hesabı er geç sorulacaktır.” (Eskişehir/EVRENSEL)  
 

ÖNCEKİ HABER

‘Deniz ne zaman izin verirse o zaman ararız’

SONRAKİ HABER

"Suudi Arabistan bir gazeteci öldürdü ve Trump bunu önemsemiş gözükmüyor"

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa