“Şike operasyonu”, nereye kadar?

“Şike operasyonu”, nereye kadar?

Türkiye, Pazar sabahına şike soruşturmalarıyla uyandı. Fenerbahçe başkanı Aziz Yıldırım, asbaşkan Şekip Mosturoğlu, Sivasspor başkanı Mecnun Odyakmaz, Trabzon asbaşkanı Nevzat Şakar, Eskişehirspor teknik direktörü Bülent Uygun, pek çok futbolcu ve futbolcu yakının da aralarında bulunduğu onlarca kişi gözaltına alındı, sorgulandı

Mithat Fabian Sözmen

Memleket ahalisinin futbolda şikeye bakışı, zenginin parasına bakışı gibidir. Temiz olmadığını bilir ama kanıksamıştır. Şüpheleri vardır ama çoğu zaman medyada okudukları, izledikleri o şüpheleri gidermeye yönelik kalemşörlerin elinden çıkıp bulandırıldığı için ikna olmasa da razı olur, he der geçer, bunlar da oluyor der.

Futbola yönelik alengirlerin tümü zenginin parasıyla, devletin kimi aygıtlarıyla, mafyayla, orduyla ilintilidir. İtalyasından, Güneydoğu Asyasına, Brezilyasından, Türkiyesine, sporun endüstrileştiği her yerde bu böyledir. Oyun kuralına göre oynanır ve yönetenleri kirlidir. Oyun kazanılmak için oynanır, bireysel ve ulusal rekabet hastalıklıdır. Oyun, gösteridir, gösteri gerçekdışıdır ve müşterisi çoktur.

Can Kozanoğlu’ndan aşırma bir deyimle Türkiye’de barajlar hiçbir zaman 9:15’e kurulmaz. Galatasaray ve Beşiktaş’ın eski teknik direktörü Mircea Lucescu, “Türkiye’de de tıpkı İtalya’daki gibi şike yapılıyor” dedi. 2005’te Kelebek Operasyonu gerçekleşti. Mafya Sedat Peker’in futbol çevreleri üzerindeki etkisini, ilişkilerini, hangi futbolculara, gazetecilere, kulüp başkanlarına “abi” çektirdiğini, onun Ordu’nun, derin devletin hangi mensuplarına “abi” çektiğini bilmeyen yok. Sinan Enginlerin ve nicelerinin Alaattin Çakıcılarla ilişkilerini duymayan yok. O operasyonda sonuna kadar gidildi mi? Gidilmediyse bunun engellerinin siyasi iktidarla alakası nedir? Örneğin bu operasyonu yürüten iradenin , aracılığı sayesinde sayısız “şike” vakasının döndürüldüğü, koca bir holdingi ayakta tutan kumar müessesesini feshetme niyeti var mı?

Geçtiğimiz hafta bu ülkenin yeni futbol federasyonu başkanı seçildi. Akşam Gazetesinden İsmail Küçükkaya’nın yazısını okuyorum. Namuslu bir ülkede kodesi boylayacak onlarca kişi oradaymış, başta Mehmet Ağar. Ağar’ın dediğine bakar mısınız: “İşleri zor, futbol dünyası göründüğünden daha çetindir.” Öyledir tabii, baksanıza Mehmet Ağar, camianın defacto ağır topu!

Zaman zaman “temizlenme” ihtiyacı duyulur egemenler dünyasında. Devlet eliyle bu tip operasyonlar yürütülür, tıpkı Ergenekon’da olduğu gibi. Bu operasyonların başarısını ve gidişatın seyrini demokrasi güçlerinin dahli belirler. Bugün Ergenekon operasyonunun ne hale getirildiğini görüyoruz.

Türkiye, İtalya’nın 1980’de ve 90’ların başında yaptığı Totonero ve Temiz Eller Operasyonları gibi bir operasyon sürdürebilir mi, göreceğiz. Ama hele ki spor endüstrisi gibi, bir endüstri olması sebebiyle, “kirli” bir çevreyi ne kadar temizleyebilir? İtalya’daki gibi operasyonların arkasından bir Silvio Berlusconi’nin yükselmesini ne engelleyebilir? Şu an için hiçbir şey.

www.evrensel.net