07 Eylül 2014 15:09

Alimak

Alimak bir inşaat asansörü tipi… Motora bağlı bir makara ile sisteme bağlı bir platformdan oluşur. Genellikle yükün inşaatın üst katlarına taşınmasında kullanılır… İnsan da taşır… Torun Center’daki asansörün markası ise Alimak değil. Başka bir marka. Ama işçilerin ağzında bu marka, asansörün adı gibi olmuş.

Paylaş

Arif KOŞAR

301 işçinin yaşamını yitirdiği Soma’daki maden cinayetinin ardından “Rödovans” halkın gündemine girmiş, google’da kelimenin anlamını öğrenmek için yüzbinlerce arama yapılmıştı. Her cinayette bir kelime öğrenmek kader olmasa gerek... Torun Center’da 10 işçinin yaşamını yitirmesiyle gündeme gelen Alimak gibi...

Alimak bir inşaat asansörü markası… Motora bağlı bir makara ile sisteme bağlı bir platformdan oluşur. Genellikle yükün inşaatın üst katlarına taşınmasında kullanılır… İnsan da taşır…

Torun Center’daki asansörün markası ise Alimak değil. Başka bir marka. Ama işçilerin ağzında bu marka, asansörün adı gibi olmuş. Yani olayın asansör markasıyla ilgili olmamasına rağmen gündem “Alimak” oldu. 

Mecidiyeköy’de Torun Center inşaatında, 10 işçinin 33’üncü kattan zemine çakılarak ölümüne neden olan asansördeki ‘problem’in ne olduğu henüz teknik raporlarla aydınlatılmış değil… Ama ölüm haberi duyulur duyulmaz inşaatın içinde ve polis barikatıyla ayrılmış dışında acılı bir bekleyiş halindeki işçiler, kızarak, bağırarak, anlatarak, isyan ederek hızlı bir ‘insani’ rapor toparlama maharetini gösteriyor.

 

FOTOGALERİ: İŞÇİLER 'HAPİSHANE' DEDİKLERİ KOĞUŞLARINI FOTOĞRAFLADI VE EVRENSEL'E GÖNDERDİ

Bu rapora göre:
1- Asansöre işçinin malzemeyle birlikte binmesi büyük tehlike… 10 işçinin cenazelerinin yığıldığı eksi üçüncü katta, asansöre yüklenmiş alçıpan kalıpları görmek mümkün. Hem içeriden işçilerin çektikleri fotoğraflar, hem olay gecesi işçileri ziyaret eden 3 HDP’li vekilin gözlemleri hem de İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu’nun açıklamaları; işçinin alçıpan gibi alimaka ‘yüklendiğini’ gösteriyor. İnşaatta on binlerce defa tekrarlanmış bu durum bile, göz göre göre işçilerin ölümüne sebep olmaktan; yani cinayetten yargılanmak için yeterli olsa gerek…
2- Alimaka alınabilecek işçi sayısının her ‘kul yapımı’ araçta olduğu gibi elbette bir sınırı var. Ancak bu çok basit sonucun, teknik ve hayati gerekliliğin Torunlar inşaattaki karşılığı alabildiğine işçi yükleyerek bir ‘kul mucizesi’ne dönüştürülmüş durumda. Tüm yetkililer 10 işçi öldüğünü açıklasa da inşaat önünde bekleyen işçilerin bu sayıya ikna olması kolay olmuyor. Tıpkı Soma’daki gibi… “Bu asansör 10 kişiyle çıkmadı hiç. Normalde 20’ye yakın işçi biniyor…”
Ölü sayısının netleşmesinin ardından işçilerin yorumu ise şu oldu: “O asansöre kesin 10 işçiden fazlası bindirildi. Ama binen işçiler ara katlarda bırakılarak asansör 33. kata kadar çıktı. Ve ölenler asansörde kalan son 10 işçiydi. Diğer 10 işçinin kurtulması tamamen tesadüf.”
3. Alimak’a binen işçi sayısı çok önemli… İnşaat, planlanan bitim tarihi olan 1 Ağustos 2014’e yetiştirilemeyince, Torunlar, Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünden 24 saat çalışma izni alıyor. Tabi, bu durumda; şirket için alimakın, alimaka binen işçi sayısının, işçilerin yükle birlikte bindirilmesinin; ölen işçileri ‘şehit’ saydıracak kadar ‘kutsal’ hedefler karşısında hiçbir anlamı kalmıyor.
İşçiler; alimaka binen işçi sayısının hem Torunlar için hem de taşeron şirketler için neden bu kadar önemli olduğunu şöyle anlatıyor: Alimakın zeminden inşaatın en üst katına çıkıp inmesi yaklaşık 10 ya da 12 dakika… Alimaka 20 işçi yerine 10 işçinin binmesi demek; zemin katta kalan 10 işçinin her birinin yaklaşık 10 dakika ‘iş yapmaması’ demek. Her turda 10 işçi için 10 dakikalık ‘çalışma kaybı’ toplamda 100 dakikayı ortalama olarak da 2 saati buluyor. 1500’e yakın işçinin çalıştığı devasa bir inşaatta alimakın günlük 200-300 tur yaptığını düşündüğümüzde patron için günlük ‘iş kaybı’ 600 saati aşıyor. Aylık ve yıllık hesabını buyurun siz yapın… Patronun bilançosunda bu açığın kapanması demek; günlük 8 saatten en az 75 işçinin fazladan istihdam edilmesi demek… Evet; Torun Cennter’daki iş cinayeti; baştan sona; maliyetleri düşürme genel planı çerçevesindeki iş düzenin sonucudur. Bu iş düzenin özeti ise taşeron sistemidir.


GECE ‘SINIRI’ KEVGİRE DÖNMÜŞ

Torunlar Center’a Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü tarafından 24 saat çalışma izni verilmiş. Yasal altyapı sağlanmış gibi gözüküyor. Yasalar ne kadar patronları koruyor, onlara göre uyarlanıyor olursa olsun; yine de ayaklarına dolanıyor. Evet, Torunlar gece çalışma izni aldı. Ancak; hangi izni alırsa alsın; gece çalışması İş Kanunu’na göre 8 saati aşamaz. Torunlar’ın inşaatında böyle mi? İşçilere kulak verelim: “Bazen akşam 6’da başlıyoruz. Gece 3’te bitmesi lazım. Ama iş bitmedi. Ne yapılacak? 6’ya kadar mesaiye devam. Beton mu dökülüyor? Bitmesi lazım… Bu sefer de bitene kadar devam…” Yani bu işyerinde gece çalışması için izin alınmış olsa bile, 8 saatlik sınırlama moda deyimle kevgire dönmüş.


KURTARMAYA MI ÖLDÜRMEYE Mİ?

Hemen yandaki inşaattan gelen işçilerin öfkesi, gecenin karanlığında adeta yeri göğü inletirken, tek tek haykırışlar; “İlla ki ölmemiz mi lazım. Zenginler, hayvanlarına verdikleri değeri bize vermiyor. Onları bıraktıkları hayvan otelleri günlük 400 lira. Bizim kaldığımız yere bakın. Onların hayvanları burada durmaz.” sözlerinde birleşiyor. İlginçtir, bu insan-hayvan kıyaslamasını yapan işçi, “Valla bize kızan da olur ama biz de hayvan severiz” diye eklemeyi de, o öfkesi içinde ihmal edemiyor.
İçinde yaşayacak olanlar bir yana şehri görülmesini imkansız kılan ‘kibir kuleleri’nde çalışan işçilerin büyük bir bölümü Kürt… Diyarbakır, Batman, Siirt, Antep, Urfa gibi Kürt illerinden gelmişler. Ama Trabzon ve Giresun’dan gelen işçiler de var. Önlerinde polis barikatı… İşçiler arkadaşlarının yanında gitmek isteyince, bir süre sonra ek çevik kuvvet ekipleri de geliyor. Otobüs otobüs çevik kuvvet; sağlıkçıların ve kurtarma ekiplerinin sayısını 10’a katlayınca; işçiler soruyor: “Kurtarmaya mı öldürmeye mi geliyorsunuz?”
 

ÖNCEKİ HABER

Çanakkale göle döndü

SONRAKİ HABER

Çanakkale Kent Konseyinden Kaz Dağları için sosyal medyada kampanya çağrısı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa