07 Eylül 2014 08:58

Rönesans resmine absürt dokunuş Gazi Sansoy

Galeri İlayda’nın Ressam Gazi Sansoy’un çalışmalarından oluşan “Pop” sergisi Zorlu Center PSM Sanat Galerisi alanında sergileniyor. Sansoy’un “Yüzsüzler Serisi” adını verdiği çalışmaları, Rönesans dönemi resimlerine yapılan pop tarzında müdahalelerle, hem dönemin sanatına yönelik hayranlığını yansıtmış oluyor, hem de Rönesans dönemi sanatçılarla zaman ötesi bir noktada buluşuyor.

Paylaş

Mısra BELGE
İstanbul


Galeri İlayda’nın Ressam Gazi Sansoy’un çalışmalarından oluşan “Pop” sergisi Zorlu Center PSM Sanat Galerisi alanında sergileniyor. Sansoy’un “Yüzsüzler Serisi” adını verdiği çalışmaları, Rönesans dönemi resimlerine yapılan pop tarzında müdahalelerle, hem dönemin sanatına yönelik hayranlığını yansıtmış oluyor, hem de Rönesans dönemi sanatçılarla zaman ötesi bir noktada buluşuyor.

ÜST TABAKANIN KİMLİKSİZLEŞTİRİLMESİ

Rönesans resmi, soylu ve güçlü sınıfların eleştirisini barındırır. Öyle ki, sanatçılar resimlerinde iktidar sahibi ailelerin şatafatını daha da abartılı kullanır. İşte burada Sansoy da Rönesans tablolarını konuları açısından, bir kez daha, eleştirmiş olur. Din tabakası, zengin ve gösterişli kahramanların resmedildiği tablolarda, kahramanların yüzleri ve tenleri boyanır, bir nevi kimliksizleştirilmiş olur.

Sansoy Rönesans ressamlarının önde gelen isimlerinin tablolarına müdahale etmiş. Bunların arasında Raffaello Sanzio, Peter Paul Rubens, Tiziano Vecellio ve Jan Gossart gibi, dönemin pek çok mühim sanatçısının resimleri yer alıyor. Sansoy’un çalışmalarında ilk göze çarpan ise kahramanların oldukça canlı renklere boyandığı. Renklerin canlılığı pop art dönemini andırırken, kadın ve erkeğin bir arada olduğu çalışmalarda kadın kahramanlara çoğunlukla, pembe, turuncu, kırmızı ve mor gibi daha sıcak renklerde müdahale edildiği görülüyor. Erkek kahramanlarda ise mavi, yeşil, lacivert gibi daha soğuk renkler dikkat çekiyor. Bununla beraber bu renklerin karıştığı çalışmalar da mevcut.

SANAT TARİHİNİ TEKRAR DEĞERLENDİRME

Sansoy, üzerinde çalıştığı bu resimleri bizzat kendisi, farklı müzelerde fotoğraflamış. Sergilenen çalışmalarından birinde, eserin çerçevesinin de tuvale aktarıldığı dikkat çekiyor. Öte yandan bir başka çalışmasında, resmi çevreleyen ahşap görünümlü plastik bir çerçeve seçilmiş. Sansoy’un kullandığı bu müdahaleler sanat tarihini yeniden değerlendirme açısından bir provoke amacı taşıyor. Zira, soylular ve mitolojik karakterler sanatın öyküsünü oluşturan kahramanlar olmasına karşın, Sansoy bu dokunuşuyla, onları “yüzsüzleştirilerek” sanat tarihini yeniden değerlendirmeye bir kapı açma yolunda ilerliyor.
Gazi Sansoy, tüm bu çalışmalarında Avrupa rönesans resmine duyduğu büyük hayranlık ve bu resimlerin içlerinde varolma isteği ile yola çıkmış. Böylece Sansoy, onların tuval üzerindeki dijital baskı kopyalarına yaptığı yalın müdahale ile onlarla beraber vücut bulmuş oluyor.
Galeri İlayda’nın Gazi Sansoy ‘‘Pop” sergisi, 28 Eylül’e dek Zorlu Center PSM’de sanatseverlerle buluşmaya devam edecek.


SANATIN VE BİLİMİN YENİDEN DOĞUŞU

Gazi Sansoy’un “Pop” sergisini daha iyi kavrayabilmek için, çalışmaların temelini oluşturan Rönesans resim sanatının temel özelliklerinin üzerinden geçmek yararlı olacaktır.
Rönesans resim sanatına gelmeden evvel dönemsel olarak Rönesansın ne olduğunu hatırlamakta da fayda var.
Rönesans (kelime anlamıyla “yeniden doğuş”), İtalya’da, Orta Çağın karanlığının ardından ortaya çıkmış; sanatta, bilimde, felsefe ve mimaride deneysel düşüncenin tekrar canlandığı, insan yaşamı üzerine yoğunlaştığı, matbaanın bulunmasıyla bilginin geniş kitlelerle paylaşımının arttığı ve radikal değişimlerin yaşandığı bir dönemdir. Dönem, Erken Rönesans Dönemi ve Yüksek Rönesans dönemi olarak ikiye ayrılır.

RESİM ARTIK BAĞIMSIZ BİR SANAT

15. ve 16. yüzyıla denk gelen Rönesans, elbette resim sanatında da çığır açar. Genel olarak Rönesans öncesi İtalyan resminde, Bizans mozaik ve freskleri geçerliyken, Rönesans sonrasında Antik Yunan ve Roma döneminin eserleriyle bir bağlantı ön plana çıkar. En mühimiyse, Rönesans resminde, resim artık yapıların süs öğeleri olmaktan çıkıp başlı başına bir sanat halini alır. Böylece daha evvel var olmasına rağmen, bağımsız resim sanatının “yeniden doğuşu” gerçekleşir.
Bu dönemde perspektif kullanımı etkisini arttırır. Ressamlar, insan figürünün hacmini gerçeğe uygun olarak vermek amacı gütmeye başlar. Dönemin ressamları, Orta Çağ resminin yöneldiği dini konuların yanı sıra, doğaya ait ögeler üzerine yoğunlaşmaya başlar ve bu sayede konular zenginleşir. Dolaylı olarak da ressamlar duygularını işlemekte daha serbest bir alan kazanır. Öte yandan yağlı boya tekniğini öğrenen İtalyalı sanatçılar, tablolarında daha yumuşak renk tonları kullanmaya başlar.
Rönesans ile birlikte, resimde, bir ölçüde Antik Dönemin özellikleri canlanır ve kilise otoritesi azaldıkça, tüm sanatçılarda olduğu gibi, ressam için de daha özgür bir ortam oluşmuş olur.
Rönesans resmindeki kompozisyonlara gelince, dönemin resminin en önemli kaynağı olan insanın mekanla uyum halinde resmedilmesi öne çıkar.

ÖNCEKİ HABER

Bildiğimiz dünyanın sonu

SONRAKİ HABER

AA'dan 31 Mart seçimleri açıklaması: AA veri aktaran bir medya kuruluşudur

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa