06 Eylül 2014 19:11

Gazze’deki yaralı kızıma mektup

Adını bilmediğim Gazzeli kızım,sana Mühibbe demeliyim yani sevgili,Nasılsın?

Paylaş

Sennur SEZER

Adını bilmediğim Gazzeli kızım,
sana Mühibbe demeliyim yani sevgili,
Nasılsın? Seni son gördüğümde saçların kanla alnına yapışmıştı.. Ağzın çığlıkla donmuştu. Uzanıp alnını silmek istedim, dudaklarını ıslatmak. Gücüm yetmedi.
Bütün sevgi sözlerini aklımdan geçiriyorum, ayni, elbi (gözüm, kalbim) yetmiyor. Çünkü çaresizliğin yarası kanayan dilimde. Baştan aşağı bir yarayım.
Sana sarılamadım
Kaç çocuk süt kokusuyla bırakıldı kumun sıcak koynuna bilemiyorum.
Ağzıma dolan kumla uyanıyorum.
Bir bayram sabahı aydınlanır mı tan yeri... Yoksa kan mıdır ağaran? Bayramdan silmeliyiz kanı.
Sevgili Gazzeli kızım,
Sana seslenirken süt damarlarım sızlıyor. Kulağım telefonda, bir sokak ötedesin sanki. Koşsam yetişir miyim sesine?
Bugüne kadar yetişemedim, yetişemedik.
Bizi affedecek misin kızım?
Affetme...
Ne beni, ne ülkemi.
Yalnız yaran kapandı mı onu söyle.
Beni bağışlama, bu cehennem azabıyla hep seni hatırlayayım, ve hiçbir kadını çaresiz, yalnız işgal altında tutanaksız bırakmayayım yaşadıkça.

                                                         
 

ÖNCEKİ HABER

Erkekler öldürüyorsa eğer... Kadınlar hayat için mücadele etmeli* (*Clara Zetkin)

SONRAKİ HABER

El Salvadorlu göçmen baba ve kızın fotoğrafı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa