06 Eylül 2014 13:24

Erdoğan belediye başkanıyken de buradaydık...

Galatasaray'da 1995 yılında adalet ve hakikat arayışlarına başladıkları günden bu yana 13 hükümet değiştiğini belirten Cumartesi Anneleri: 'Erdoğan belediye başkanıyken biz buradaydık. Başbakan oldu biz buradaydık. En tepeye çıktı hâlâ buradayız. Bizi ne gördüler ne de duydular...

Paylaş

Galatasaray'da 1995 yılında adalet ve hakikat arayışlarına başladıkları günden bu yana 13 hükümet değiştiğini belirten Cumartesi Anneleri, hükümetler değişse de kayıplarının akıbetlerini gizleyen, adaletsizliği derinleştiren rejimin hiç değişmediğini söyledi. 

Cumartesi Anneleri, kaybedilen yakınlarının akıbetlerinin araştırılması ve faillerin bulunması talebiyle her hafta gerçekleştirdikleri adalet arayışlarının 493'üncü haftasında Galatasaray Meydanı'nda bir araya geldi. "Failler belli, kayıplar nerede" yazılı pankart açan kayıp yakınları, ellerinde kaybedilen yakınlarının fotoğrafları ile kırmızı karanfiller taşıdı. Karer Gençliği ve Karerliler Kültür ve Sanat Derneği üyelerinin de yaptıkları basın açıklamasının ardından destek verdiği Cumartesi Anneleri'nin bu haftaki eyleminde, 3 Eylül 1995 tarihinde Batman'da gözaltına alınarak kaybedilen Hüsnü Çankaya'nın akıbeti soruldu. Eylemde ilk sözü 1995 yılında gözaltına alındıktan sonra kendisinden bir daha haber alınmayan Murat Yıldız'ın annesi Hanife Yıldız aldı. 19 yıldır adalet arayışında olduklarını hatırlatan anne Yıldız, "19 yıldır biz burada oturuyoruz, bizi görmediler ve duymadılar" dedi. 

AKP'nin 12 yıldır iktidarda olduğunu hatırlatan Yıldız, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın da acılı annelere kulak vermediğine dikkat çekerek, "Erdoğan belediye başkanıyken biz buradaydık. Başbakan oldu biz buradaydık. En tepeye çıktı hala biz buradayız. Bizi ne gördüler ne de duydular" diye konuştu. Adalet arayışlarını sürdüreceklerini aktaran Yıldız, "Ellerimiz hep yakalarında olacak. Ben yaşadığım sürece onları hep utandırmaya devam edeceğim" ifadelerini kullandı. Ardından Leyla Kaya, kayıp yakınları adına bu haftaki açıklamayı yaptı. Devleti yönetenleri, hukuka, vicdana ve ahlakın sınırlarına çağıran Kaya, "27 Mayıs 1995 tarihinde Galatasaray'da oturmaya başladığımızda 50'inci Çiller hükümeti iş başındaydı. Bu hafta 62'nci Davutoğlu hükümeti iş başına geldi. Biz Galatasaray'da adalet ve hakikat haykırırken 13 hükümet değişti. Hükümetler değişse de kayıplarımızın akıbetlerini gizleyerek, adaletsizliği derinleştiren rejim hiç değişmedi" dedi.

1 Eylül 1995 tarihinde Batman'da gözaltına alınarak kaybedilen Hüsnü Çankaya için buluştuklarını söyleyen Kaya, Çankaya'nın 40 günlük bebeği için eşi Adle Çankaya ile birlikte gittiği Batman'da bir yakının evinde gece baskını ile gözaltına alındığı bilgisini verdi. Bebeği ile birlikte eşinin serbest bırakıldığını, ancak Hüsnü Çankaya'nın Midyat Jandarma Karakolu'na götürüldükten sonra serbest bırakılmadığına dikkat çeken Kaya, "Ailesi akşama kadar Çankaya'nın gelmesini bekledi, gelmeyince savcıya başvurdu. Savcı Hüsnü Çankaya'nın serbest bırakıldığını söyledi. Ama ondan bir daha haber alınamadı" diye belirtti. 

Çankaya'nın kendisi ile birlikte serbest bırakılan kişi ile birlikte adliye çıkışında JİTEM tarafından kaçırıldığının bilgisinin ailesine ulaştığını aktaran Kaya, "Ailesi her yerde Çankaya'yı ararken köylerini yakınında iki ceset bulunduğu söylendi. Olay yerinde giden kardeşleri cesetlerin oradan taşındığını gördü. Yerde kan izleri ve kurşun çekirdekleri vardı. Çankaya'nın Batman'a giderken giydiği ayakkabılar yerde duruyordu" şeklinde konuştu. Kaya, Çankaya'nın kaybedilmesinden dönemin Midyat Jandarma Komutanı Hilmi Kahraman ve içlerinde Şefik Teoman'ın da olduğu Bardakçı köyü korucuları başta olmak üzere yerel yetkililerin sorumlu olduğunu kaydetti. 

ÖNCEKİ HABER

HDK: Barış ve kardeşlik için 6-7 Eylül\'le yüzleşilmeli

SONRAKİ HABER

İZENERJİ işçilerine ve sendikacılara açılan davanın ilk duruşması görüldü

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa