06 Eylül 2014 06:16

18 yaşındayım, yoksulum, hastayım, bana kim bakar?

Ben yıllardır bağ dokusu hastalığım nedeniyle üniversite hastanesinde tedavi görüyordum. Hastalığım sürekli kontrol gerektiriyor; kalbim ve damarlarım etkilenmiş, bir kez de anjiyo oldum bu yüzden.

Paylaş

Gül FİDAN
İzmir

Ben yıllardır bağ dokusu hastalığım nedeniyle üniversite hastanesinde tedavi görüyordum. Hastalığım sürekli kontrol gerektiriyor; kalbim ve damarlarım etkilenmiş, bir kez de anjiyo oldum bu yüzden. Parmaklarım simsiyah oluyor dolaşımım bozulunca. Küçükken korkuyordum şimdi artık alıştım. İlaçlarım çok pahalı. Bu sağlık sisteminde benim gibilerin işi çok zor. Neden mi? Ben artık 18 yaşındayım; her ergenin gelmek istediği yaş... Annem ve babam ayrılar, annem ev temizliğine giderek geçimimizi sağlıyor, yani sigortasız çalışıyor. Annem dedemden yani kendi babasından dolayı SGK’li. Ben de 18 yaş altı olduğum için sorun yoktu. Şimdi 18 yaşında olduğumdan yasada geçen ifadesiyle “01.10.2008 öncesi bakmakla yükümlü olunan kişi olarak sağlık yardımlarından faydalanan kız çocuğu” olmadığım için sağlık yardımlarından “Eskisi gibi şart aranmaksızın” faydalanamıyormuşum. Erkek çocukları gibi yaş ve eğitim durumuma göre anne veya babamın sağlık sigortasından yararlanabilirmişim, ama yok ki. Hem erkekler de daha çocuk yaştalar onlara da niye böyle derler anlamam, kız ya da erkek ne fark eder.
Neyse kendime döneyim; bana dediler ki, “Gelir testine başvuracaksın”. Ben lise öğrencisiyim, elimde öğrenim belgem var ve bunlar konuşulurken yumurtalık kistim patladığı için hastanede yatıyorum. Sağlık güvencesi sorunumu çözemezsem fazla fatura çıkmasın diye doktorlar bazı tetkikleri istemeye çekiniyorlar. Neyse ki yardımcılar taburcu etmedi, “Sağlık güvenceni birkaç gün içinde hallet öyle taburcu edelim” dediler. Zavallı annem SGK-okul-hastane-muhtar-kaymakam arasında belgeler hazırladı durdu. Ya genel sağlık sigortası primi ödemem gerekiyormuş ya da yoksul olduğumu kanıtlamam. Yoksulluğum kanıtlandı yeşil kart almaya hak kazandım ve taburcu olabildim. Çocukluğumdan beri takip edildiğim üniversite hastanesine artık sevk kağıdım olmadan gelemeyeceğim. Yılda bir yeşil kartımın vizesini yenileteceğim. Büyüdüğüme sevineyim mi bilemedim.

ÖNCEKİ HABER

Devlete sadakat borcun var, Şex Said’i yazma

SONRAKİ HABER

Çanakkale Kent Konseyinden Kaz Dağları için sosyal medyada kampanya çağrısı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa