05 Eylül 2014 06:00

Sokakta IŞİD, kahvehanede Suriyeliler, evde Ezidiler konuşuluyor

Ezidi, Kürt ve Türkmenlere yönelik IŞİD katliamları ve Ortadoğu’daki savaşlar, bu dönem dış politikanın iç politika kadar konuşulmasına sebep oldu. Bir yanını da Suriyeli göçmenlerin oluşturduğu tartışmalarla, kahvehanelerden sokak aralarına her yerde karşılaşmak mümkün.

Paylaş

Murat ALTUN
Ümit KARTAL
İstanbul

Ezidi, Kürt ve Türkmenlere yönelik IŞİD katliamları ve Ortadoğu’daki savaşlar, bu dönem dış politikanın iç politika kadar konuşulmasına sebep oldu. Bir yanını da Suriyeli göçmenlerin oluşturduğu tartışmalarla, kahvehanelerden sokak aralarına her yerde karşılaşmak mümkün. Suriyeli mültecilerin yoğun olarak yaşadığı bölgelerden biri olan Bağcılar’da da durum farklı değil. Yıllar önce Kürt göçleriyle nüfusu artmaya başlayan ilçe, şimdi Suriyelilerle benzer bir süreç yaşıyor. Ortadoğu’daki gelişmeler de ilçenin gündeminden düşmüyor.

‘TAM BİR İNSANLIK DRAMI’

Bağcılar Kemalpaşa Mahallesi Muhtarı Yücel Çalışkan, 40 yıldır bu mahallede yaşıyor. Ortadoğu’daki gelişmeleri konuştuğumuz Çalışkan, Ezidilerin yaşadıklarını televizyondan izlediğini ve sabaha kadar uyuyamadığını söyledi. “O çocukların hayvan üzerinde gelişleri, suya muhtaç oluşları bir dramdı insanlık açısından. Bu bir insani meseledir. İnsanın dini, mezhebi, ırkı ne olursa olsun bu bir insanlık dramıdır” diyen Çalışkan, sessiz kalınmaması çağrısı yaptı. Yine izlediği bir haberden örnek veren Çalışkan, “Bir kediyi kurtarabilmek için belediyenin, itfaiyenin bütün imkanları seferber oluyor. Bu çok güzel bir şey… Bir kedi için bu kadar seferber olan insanlar, Ezidilerin, Ermenilerin, hangi millet olursa olsun, o insanların orada helak olmasına duyarsız kalmamalı” dedi. Çalışkan, Ortadoğu için başlatılan insani yardım kampanyalarına da katılma çağrısı yaptı.

‘DEVLETİMİZ NEDEN İLGİLENMİYOR?’

Sefer Taşyurt kendisini ‘mahallenin kurucuları’ndan diye tanıtıyor. Şimdi muhtarlık ihtiyar heyetinde olan Taşyurt, IŞİD’e dair röportaj yaptığımızı görünce dahil oluyor: “Allah kahretsin onları. Kendi vatandaşına eziyet eden insanlara, IŞİD’e Esad’a yazıklar olsun.” 7 yaşında çocukların toprak altında kaldığını, kadınların perişan halde olduklarını anlatan Taşyurt, Birleşmiş Milletler’in gelişmelere müdahil olması gerektiğini düşünüyor. Esad’tan kaçan Suriyelilere sahip çıkıldığını anlatan Taşyurt, bunun iyi olduğunu ancak hükümetin görevinin bununla sınırla olmadığını vurguladı. Hükümete çağrı yapan Taşyurt şöyle konuştu: “Suriyelileri aç bırakanlar utansın. Bizim Türk vatandaşlarımızdan yardımsever insanlarımız var. Ama buraya getirilip perişan edilen insanlarla devletimiz neden ilgilenmiyor? Sokaklarımız dilenci doldu. İnsanlar çaresiz, perişan. Parklarda soğuklarda yaşıyorlar.” 

KAMPANYALAR SÜRÜYOR

Sendika, siyasi parti ve odaların başlattığı Gazze’den Şengal’e yardım kampanyasının bir ayağı da Bağcılar’da sürüyor. Halkların Demokratik Partisi ve Emek Partisi kampanyayı Bağcılar’da örgütlemek üzere bir çaba içerisinde. HDP üyeleri arasında kampanyayı güçlü bir şekilde örgütlüyor. Emek Partisi ise mahallelerde “Halkların Dayanışmasını Büyütelim” şiarıyla bir çalışma yürütüyor. Bağcılar Meydan’da yardım standı açan EMEP, akşamları ise mahallelerde kahvehaneleri gezerek Ortadoğu’da yaşanan gelişmelere dair açıklamalarda bulunup kampanyaya destek olma çağrısı yapıyor.

SİYAH SANCAK BAHANE, AMAÇ PETROL

28 yaşındaki Cengiz, mahallede esnaflık yapıyor. Doğduğundan bu yana Bağcılar’da yaşadığını söyleyen Cengiz’in dükkanına girdiğimizde, dini sembollerle karşılaşıyoruz. Cengiz’e Ortadoğu’daki savaş ve çatışmaların sebebini soruyoruz. “Günümüzde en önemli zenginlik benzin… Ortadoğu’daki bütün gücü ele geçirmek için İsrail destekli Amerika destekli savaşlar yapılıyor” diyen Cengiz, IŞİD konusunda ise hadislerle açıklama yapmak istiyor. Cengiz: “Duymuş, okumuş olduğumuz Hadis-i Şerifler var. Peygamber efendimiz bundan 1500 sene öncesinde bir hadiste şöyle buyuruyor; öyle bir gün gelecek ki siyah sancaklı bayraklı insanlar çıkacak ve benim ismimi kullanarak, Allah’ın adını kullanarak insanlara zulmedeceklerdir. IŞİD’in buna işaret olduğunu düşünüyorum.” 

İslamiyette kafa kesmenin yerinin olmadığını iddia eden Cengiz, hükümetin IŞİD’e neden ‘terörist’ demediği yönündeki sorumuza ise, kimsenin bunu vicdanen kabul edemeyeceğini söyledi. Hükümetin Filistin için sergilediği ‘dik duruş’u IŞİD’e karşı da göstermesi gerektiğini ifade eden Cengiz, “IŞİD’in yaptıklarını bir katliam olarak görüyoruz. İnsanları kenara çekip kafalarına sıktıklarını biliyoruz. Din kafa keserek gelmedi. Bu topraklar kardeşçe yaşamayı hak ediyor” diye konuştu. 

HÜKÜMETİN IŞİD’LE BAĞI VAR

Erdoğan’ın hâlâ IŞİD’e ‘terörist’ dememesini, “Çünkü aralarında bağ var” şeklinde açıklayan Hıdır Çiçek de mahallede 16 yıllık esnaf. IŞİD’in elindeki silahların üzerinde Türk Bayrakları çıktığını söyleyen Çiçek, “Ortadoğu tam bir bataklık oldu. Bunda Türkiye’nin de parmağı var. Davutoğlu ‘aktif dış politika’ dedi, ortalığı karıştırdı. Şimdi de Başbakan oldu. Ortadoğu’ya dair politikaları Türkiye’ye de yansıyor. Türkiye’de hiçbir dönem bu kadar ayrımcılık olmamıştı” dedi.  Halkların dayanışma içerisinde olmasının çok önemli olduğunu ifade eden Çiçek, “Ancak sadece yardım kampanyalarıyla olmaz. Yapılan yardımlarla oluşan inşaatlar tekrar yıkıldığı için yardımlar boşa gitmiş oluyor. O yüzden buna köklü bir çözüm bulmak lazım. Ortadoğu’nun kalıcı barışa ihtiyacı var” diye konuştu. 

HERKES ELİNDEN GELENİ YAPMALI

Mahalledeki Artvinliler Derneği’nde Volkan Usta ile konuşuyoruz. İTÜ’de özel güvenlik olarak çalışan Usta 26 yaşında. Ortadoğu’daki savaş ve katliamların sebebini “Dış güçler ülkemizi yıpratmaya çalışıyor” şeklinde açıklayan Usta, IŞİD ile ilgili ise “Böyle örgütlerin Müslümanlıkla ilgisi yok” dedi. Sorularımıza “Ülkenin gidişatını beğeniyorum, hükümetimizin yaptıkları ortada” diye cevaplar veren Usta, hükümetin Ortadoğu’daki savaş ve çatışmalarda payı olmadığını, aksine oradan kaçmak zorunda kalan insanlara kapıları açarak görevini yerine getirdiğini düşünüyor. “Ülkemizi savaşa sokmaya çalışıyorlar” diyen Usta; “Ülkemizde birlik beraberlik olmalı; Kürdü, Lazı, Çerkesi, ayrım yapmadan birlik olursak bizim ülkemiz açısından böyle tehlikeler olmaz. Hükümet kanadından bu konuda güzel şeyler oluşuyor. Burada amaç Türkiye’yi savaşa sokmak ama ben şuan ki yönetimden memnunum” diye konuştu. Gazze’den Şengal’e yardım kampanyasını sorduğumuz Usta, “Herkes elinden geleni yapmalı. İmkanımız varsa Doğu Türkistan’da Uygur Türklerine de destek olmalıyız” dedi.

ÖNCEKİ HABER

İstinaf mahkemesi ve Yargıtay

SONRAKİ HABER

Ekrem İmamoğlu'dan TRT'ye "sansür" tepkisi: Adil olduğunuzu düşünüyor musunuz?

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa