04 Eylül 2014 19:58

Davutoğlu ilk günden muhalefete kulağını kapattı

62. Hükümetin programı üzerinde konuşma yapan muhalefet partileri, programın 61. Hükümetin devamı olduğunu ve yeni bir şey getirmediğine dikkat çektiler. Başbakan Ahmet Davutoğlu ise Genel Kurul salonuna muhalefet partilerinin konuşmaları bittikten sonra geldi.

Paylaş

62. Hükümet Programı’nın Meclisteki görüşmelerinde muhalefet “Yeni Türkiye” söylemine itiraz etti. HDP, “Demokratik adım atılmadan bu olmaz” derken, MHP “Yeni değil yenik Türkiye” dedi. CHP Milletvekili Hurşit Güneş ise eleştirileri sırasında pek çok resim kullandı.

DAVUTOĞLU MUHALEFET KONUŞTUKTAN SONRA GELDİ
Başbakan Ahmet Davutoğlu Genel Kurul salonuna muhalefet partilerinin konuşmaları bitip AKP adına Grup Başkanvekili Naci Bostancı konuşmaya başladıktan sonra geldi. Bostancı konuşmasında çözüm sürecine ilişkin CHP’nin eleştirilerine karşı çıktı. Muhalefetin eleştirilerini Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç yanıtladı. Hükümetin güvenoylaması bu görüşmelerin tamamlanmasının üzerinden bir tam gün geçtikten sonra Cumartesi günü yapılacak. 

ARINÇ: 17 ARALIK'TA GÖZÜMÜZ AÇILDI!
Paralel yapı iddialarıyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Arınç, Bizim şu anda gözümüzü açan olay, 17 Aralık'taki yolsuzluk iddiaları değil. 30 senedir bu camianın içinde bir insanım. 17 Aralık günü gelinceye kadar ben bunların ağzından bir tek yolsuzluk kelimesi duymadım. AKP'den bir bakan, bir milletvekili, bir bürokrat şu işi yapıyor, diye bana bir şikayet gelmedi. Vahiy mi geldi 17 Aralık günü yolsuzluk iddiaları ortaya saçıldı Bizim gözümüzü açan olay budur dedi.

Paralel yapı iddiaları hakkında açıklamalarda bulunan Arınç şöyle konuştu: Paralel yapılanma veya paralel devlet yapılanması, hangi ismi koyarsanız koyun, bugün Türkiye için reeldir, gerçektir. Elle tutulabiliyor. Bu konuda Sayın Güneş, benim geçmişte yaptığım ve tamamen doğru olan bir televizyon konuşmasından veya gazetelere akseden bir haberden bahsetti. Bu ad doğrudur. Ben 20 senedir bu parlamentodayım. Tutanaklarda ne varsa benim ağzımdan çıkan hepsi doğrudur. Bunun neticesine katlanırım. Ya izah ederim ya kendimi bağışlanmaz bir suç işlemiş gibi görürüm Ama insanın namusu konuştuğu sözleridir. Ben meclis başkanlığımdan onun öncesinden 70'li yıllardan 80'li yıllardan 90'lı yıllardan hepinizin sustuğu hatta görmezden geldiği hatta korktuğu eleştirdiği tehlikeli bulduğu gizli bir örgüt diye yaftaladığı, okullarına gitmekten adım adım kaçtığı zamanlar da ben bu sözleri söyledim. Ortadaki gerçek şudur. Evet, bu görüşmeleri yaptığımızda tamamen safiyetime inanmanızı rica ediyorum. İster adına cemaat diyelim isterse cemaat denmesin de camia diyelim isterseniz hizmet hareketi diyelim isterseniz eğitim gönüllüleri hareketi diyelim, biz buna inanmıştık. Her gittiğim yerde her yaptığım konuşmada yurt dışındaki okulların ne kadar faydalı olduğunu İstiklal Marşı'mızı orada dinlemenin bize ne kadar gurur verdiğini Türkiye ile o ülke arasında ne büyük bir dostluk köprüsüne vasıta olduklarını her yerde söyledim. Biz onları siyasi bir hareket olarak görmedik. Ben geçmişten bu yana 40 senedir siyasetin içindeyim. Bu hareket zaman geldi Demokratik Sol Parti'ye destek verdi onlara kızmadık. Siyasi tercihlerinden dolayı ben şahsen onları eleştirmedim. Benim yanımda olanlar eleştirdiler. Zaman geldi çoğu defalar Anavatan Partisi'ni desteklediler. Zaman geldi bizi desteklediler, bize oy verdiler. Ama bu işler ortaya çıktıktan sonra sizler için çalıştıklarını biliyoruz, kapı kapı dolaştıklarını biliyoruz. CHP'ye verdiler, MHP'ye verdiler, BDP'ye verdiler. Bu siyasi tavırlarından dolayı da biz onları eleştirmiş onları yok saymış değiliz diye konuştu.

VAHİY Mİ GELDİ, 17 ARALIK GÜNÜ YOLSUZLUK İDDİALARI ORTAYA SAÇILDI
Paralel yapıyı nasıl tanıdıklarını anlatan Bülent Arınç, Bizim şu anda gözümüzü açan olay, 17 Aralık'taki yolsuzluk iddiaları değil. 30 senedir bu camianın içinde bir insanım. 17 Aralık günü gelinceye kadar ben bunların ağzından bir tek yolsuzluk kelimesi duymadım. AKP'den bir bakan, bir milletvekili, bir bürokrat şu işi yapıyor, diye bana bir şikayet gelmedi. Vahiy mi geldi 17 Aralık günü yolsuzluk iddiaları ortaya saçıldı Bizim gözümüzü açan olay budur. Siz bunlarla şimdi iş birliği yapabilirsiniz. Şimdi üzerlerine t-shirt diyen birileri, emniyetin önünde gösteri yapıyorlar. O gösterileri yapanlar, başka yerlerde başka gösterileri yapıyorlardı. Bir emniyet mensubu ne zaman operasyon yapılacağını internetten haber veriyor. Ona göre PR çalışması yapılıyor. Ona göre birileri çağrılıyor kahramanlık gösterileri yapılıyor. CHP'den sıfırları, zero'ları üst üste giymek sureti ile şov yapıyor. Kiminle berabersiniz 17 Aralık'a kadar yolsuzluk kelimesini ağzına almamış bir camia ne oldu ki 17 Aralık'ta şu bakanlar, şunlar şunlar şunu yapıyor Bunun bir siyasi operasyon olduğunu niçin görmüyorsunuz Bu hükümeti devirmek adına en ciddi manivela bence bu iddiaların ortaya atılmasıdır. Yolsuzluk iddiasını ortaya atmak, yolsuzluğu kovalamak, yolsuzlukların peşinden takipçi olmak namuslu insanların işidir. Hepimizin işidir. Hiçkimse yolsuzluklar karşısında suskun kalamaz. Hiçkisme yolsuzluklar karşısında o zaman benim menfaatlerim kesilir mi diye düşünemez. 12 senedir iktidarda bulunan bir hükümetin katrilyonluk bütçeleri yönetmiş bir hükümetin kamu kaynaklarını eğer yolsuzluklara bulaştırmışsa ve sen de bunu biliyorsan niçin 17 Aralık gününü bekledin be güzel kardeşim demeye hakkımız yok mu ifadelerini kullandı.

YOLSUZLUK YAPMIŞTIR DİYEREK PEŞİNEN SUÇLAMAK ÇOK DOĞRU DEĞİL
İsimleri yolsuzluğa karışan eski bakanlar hakkında yürütülen soruşturma hakkında konuşan Arınç, Bakanlarla ilgili iddialarda hükümetimiz gerekeni yapmıştır. Grubumuz da gereğini yapmıştır. Anayasa ve iç tüzüğe bakarsanız bir bakanın bir milletvekilinin nasıl suçlanabileceğini herkes görebilir. Bakanlar görevleri süresince herhangi bir suç isnadı altında kaldığında karşılığı soruşturmadır. Burada da 400'den fazla oy ile zannediyorum kabul edildi. Bu ilk defa olmuyor ki.Meclis soruşturması talep etmeden kategorik olarak bunlar yolsuzluk yapmıştır diyerek peşinen suçlamak çok doğru değil. Soruşturma sonucuna bakmak gerekir. Kimseye peşinen suçlu gözüyle bakamazsınız. Milletvekili ise dokunulmazlık konusu gündeme gelir. Bu anayasa fırlatmak sureti ile geçerli olmuyor. Anayasanın içinde geçerli ne varsa onu uygulamak zorundayız iddiasında bulundu.

İSTER PARALEL OLSUN İSTER CUNTA MİLLET İRADESİNİN ÖNÜNE GEÇEMEYECEKTİR
'Paralel yapı ile mücadele' vurgusu yapan Bülent Arınç, Ahmet Davutoğlu'nun Genel Kurul'daki konuşmasındaki sözleri ile hatırlatma yaparak, Paralel devlet yapısı, fetret isteyen bir yapıdır. Osmanlı'da bir fetret dönemi var hepiniz çok iyi biliyorsunuz. Sayın Halaçoğlu zaten bunun ustasıdır. Kim olursa olsun bir daha devlet otoritesinin parçalanmasına izin vermeyeceğiz. Milletin seçtiği siyasi otoriteyi birisi kullanmak istiyorsa bürokrasi ve emniyet kılıfından çıkacak bizim gibi siyaset yapacak. Bundan böyle devleti ele geçirmek isteyen kim olursa olsun ister paralel ister cunta ister başka bir şey millet iradesinin önüne geçemeyecektir. Biz bir hukuk devletiysek bu ülkenin bürokrasisi bellidir. Otoritesi bellidir, yargısı bellidir. Bunun ikincisine üçüncüsüne müsade edersek ortada ne Ak Parti kalır ne CHP kalır ne MHP kalır ne HDP kalır şeklinde konuştu.

'İçeride ve dışarıda irtibatları farklı olan bir çete varsa o çeteyi yok edeceğiz' diye konuşan Arınç sözlerini şöyle sürdürdü: "Emniyet içerisinde küçük bir topluluk da kendisine amirleri tarafından verilen görevleri değil, kendilerine imamları tarafından verilen görevleri ifa etmek için çalışıyor ve başka kurumdakilerle de bir siyasi operasyonla iş birliği yapıyorsa iddia olarak söylemiyorum. Bir kısmının çok büyük bir gerçek olduğunu söylüyorum, buna müsade edemeyiz. Emniyetteki bu yapılanma yargının içerisinde yine ağabeylerinin yönlendirmesiyle dosyanın kapağını bile açmadan oradan geliyorsa ona göre bir karar hazırdır düşüncesiyle hareket ediyorsa biz buna karşıyız. Ben bu kitlenin içerisinde en az 2 milyon insanın sempatizan olarak hayır hizmetlerine fiilen katkıda bulunanlar olarak masum olduğuna yürekten inanıyorum. Okullara hizmet adıyla öğretmenlere hizmet adıyla kız çocukları sokakta kalmasın da şu evde barınsın düşüncesi ile onlara burs temin etmek sureti ile 3 tane çocuğunu kucağına alıp bu amaçların arkasından koşan insanlara selam olsun. Onlarla hiçbir davamız yok. Hiçbir kavgamız yok. Ama bunları kullanan içeride ve dışarıda irtibatları farklı olan bir çete varsa o çeteyi yok edeceğiz." 

BULDAN: PROGRAM HALKLARIN TALEBİNDEN UZAK
Genel Kurul’daki görüşmelerde siyasi partiler adına ilk söz HDP’ye verildi. Kürsüye ilk çıkan HDP Grup Başkanvekili Pervin Buldan, çözüm sürecinin Hükümet programında yer almasından memnun olduklarını söyleyerek diğer siyasi partilerin de sürece sahip çıkmasını istedi. Programda kökten bir demokratik değişimin yer almadığını söyleyen Buldan, “Bu program Türkiye halklarının talebi olan demokratik Türkiye hedefinden uzaktır” dedi. Hükümetin mevcut sisteme dokunmadan kendi iktidar hedefleri doğrultusunda değişiklikler yaptığını söyleyen Buldan köklü bir reform iradesi olmadan “Yeni Türkiye” hedefine ulaşılamayacağını belirtti. Buldan Hükümetin 1980 Anayasası’nda değişiklik yapmak yerine tamamen yeni bir Anayasa yapması gerektiğini ifade etti. Buldan, Hükümet programına hayır oyu vereceklerini söyledi.

HDP Mersin Milletvekili Ertuğrul Kürkçü de programda “takıntılı doktrinler ve tezler” bulunduğunu söyleyerek “Bunlar ayıklanmalıydı” dedi. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ve Başbakan Ahmet Davutoğlu için “Osmanoğulları sülalesinden biri gibi davranıyorlar” diyen Kürkçü, “Böyle bir tarih duygusuyla birlikte değiliz” dedi. Kürkçü programın dilini de “İçeriye suni bir özgüven aşılamak için Türkiye’yle ilgili, Anadolu’yla ilgili olmayacak bir abartıyı bize sunuyor” diyerek eleştirdi. 

MHP: ‘YENİ’ DEĞİL ‘YENİK’ TÜRKİYE
MHP adına konuşan Grup Başkanvekili Yusuf Halaçoğlu ise programda yer alan “Yeni Türkiye” söylemini, “Yeni Türkiye çıkmayacak olsa olsa ‘Yenik Türkiye’ çıkacaktır” sözleriyle eleştirdi. Programda yolsuzlukla mücadeleye vurgu yapılmasını da eleştiren Halaçoğlu, “Yolsuzluk yaftası 61’inci Hükümetin boynundan 62’inci Hükümetin boynuna geçirilmiştir” dedi. 

ESMA’NIN VE ALİ İSMAİL’İN FOTOĞRAFINI GÖSTERDİ
CHP adına konuşan Milletvekili Hurşit Güneş de konuşmasında “Yeni Türkiye” itirazını dile getirdi. Güneş, “Sizin Yeni Türkiye dediğiniz Tayyip Erdoğan’ın her dediğinin olması, her şeyi onun tayin ettiği bir Türkiye’yi söylüyorsunuz” dedi. ‘Yeni Türkiye’nin adında adalet olduğunu ama vicdanından silindiğini söyleyen Güneş yeni Anayasa’nın Hükümet için başkanlık sistemi anlamına geldiğini belirtti. Makam olarak Cumhurbaşkanlığı’na karşı çıkmadıklarını belirten Güneş, Anayasa’da parlamenter sistem varken Başkanlık Sistemi’nin uygulanmaya çalışmasının rejimin omurgasını çökerteceğini söyledi. 

Güneş daha sonra Mısır’da ordunun açtığı ateş sonucu hayatını kaybeden ve bu ülkede direnişin sembolü olan Esma’nın fotoğrafını gösterdi. “Esma’ya yüreği yanmayan var mı?” diye soran Güneş, daha sonra Gezi olaylarında dövülerek öldürülen Ali İsmail Korkmaz’ın fotoğrafını çıkardı. Aynı anda iki resmi birden gösteren Güneş, “Bu parlamentoda Ali İsmail Korkmaz’a yüreği yanmayan var mı?” diye sorunca CHP sıralarından “Var var” sesleri yükseldi. Güneş, “Varsa sırat köprüsünden geçerken hesabını verecektir” diye konuştu. 

Çözüm sürecinin ne olduğunu bilmediklerini kaydeden CHP’li Güneş, “Silahların bırakılması ile Kürt sorunu çözülmez, sadece ateşkes olur. Kürt sorununun çözülmesi için Kürt kökenli vatandaşların sorunlarının çözülmesi gerekir” dedi. (ANKARA)

ÖNCEKİ HABER

BEDAŞ işçileri, enerji zirvesine çıkarma yaptı!

SONRAKİ HABER

Fenerbahçe Üniversitesinde akademisyenler "bölüm kapanacak" diye işten çıkarıldı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa