04 Eylül 2014 15:20

Karaburun’da gündem ‘sınıf mücadelesi’

9. Karaburun Bilim Kongresi’nin 2. gününde oturum başkanlığını Aydın Arı’nın yaptığı 'Sınıf, Mücadele, Kuram' paneli düzenlendi.

Paylaş

Eda AKTAŞ
Özge AYAZ
İzmir


9. Karaburun Bilim Kongresi’nin 2. gününde oturum başkanlığını Aydın Arı’nın yaptığı “Sınıf, Mücadele, Kuram” paneli düzenlendi.

“Sınıf Mücadelesinin Med Ceziri: Tekel direnişinden Haziran isyanına Direniş ve İktidar” başlığıyla yaptığı sunumda Melek Zorlu, Tekel direnişi sırasında Ankara Sakarya caddesinde ve Gezi direnişinde çadırlarda kalan insanların ortaklaştığı noktaya değinerek “Her ikisinde de direniş devam etse bile sanki devrimden sonraymış gibi bir hava vardı. Birlikte hareket etmek, ortak paylaşımda bulunmak gibi” dedi.

Tekel ve Haziran direnişinin arasındaki farka da değinen Zorlu “Tekel direnişi geleneksel sendikal örgütlenmenin içindeki bir hareketti, ekonomik taleplerle başlayıp siyasal taleplere dönüştü. Haziran direnişi ise siyasal taleplerle başlayıp emek hareketinden alamadığı destek nedeniyle bir türlü evrilemeyen bir hareketti” dedi. Her iki direniş esnasında da kimi kutuplaşmaların olduğunu belirten Zorlu Tekel direnişi esnasında ‘tuzu kuru işçiler’ tarifinin kendisini Haziran direnişinde de ‘orta sınıf, onlara bir şey olmaz’ söylemiyle yeniden ürettiğini söyledi. Haziran direnişi esnasında işçiler sabah işe gidip akşam direnmek yerine iş bırakma eylemleri yapılsaydı, Gezi emek hareketiyle birleşseydi sonucun başka olacağını belirten Zorlu dün yapılan açılış oturumunda da tartışma konusu olan “Yeni bir örgüt tartışması yapmamız gerekiyor” ifadesini kullandı.

“Davut Hamlesi: Sınıf mücadelesinde romantik teşebbüsler” başlığıyla Yasin Durak her daim ortaya çıkan zihinsel tahayyüller üzerine bir sunum gerçekleştirdi. Sunumun temel savını ‘maddi olarak üretilmiş sembolik biçimlerin ve söylencesel izdüşümün sınıf mücadelesinin seyrinde tesirli olduğu’ konusu olarak açıklayan Durak, “Örneğin Erdoğan, HES açılışlarında Ferhat ile Şirin’e gönderme yapar. Bunun sebebi ise iktisadi ve siyasi krizlerin milletçe inkarına; torba yasaların ve açılım paketlerinin belirsiz içeriğinin ürettiği demokrasi tasavvurlarından aslında olmayan dünyalarda yaşanıldığını hissettiren süper projelere kadar birçok gösterge bu ideolojik hattın iyi kavranılmasının önemini işaret etmektedir” dedi.

“Kapitalist hegemonya ilişkilerinin sürekliliği: Narsisizm” başlığıyla yapılan sunumda M. Taki Yılmaz da ‘Narsisizm’ üzerine eleştiri yaptı. Yılmaz, “Aslında Kapitalizm ya da emperyalist ilişkilerle narsisizm arasında ilişki söz konusu. Narsisizm bizde yetersizlik ve değersizlik duygusu oluşturdu ve bu değersizliği kapitalizm araçlarını tüketerek sağlıyoruz” dedi. Narsisizmin örgütlülüğün önündeki en büyük engellerden biri olduğunu söyleyen Yılmaz göçmen kuşlardan örnek vererek şöyle devam etti: “Göçmen kuşlar içerisinde Narsisizm yayılmış olsaydı eğer kilometrelerce yolu bir düzen içerisinde gidebilirler miydi?”

“Thorstein Veblen: Bir pasif aktivist” başlığıyla yapılan sunumda ise İzzettin Önder, Veblen’in ‘Marx müthiş bir teori ortaya koymuştur ama buradan isyan olamaz’ dediğini söyleyerek konuşmasına başladı. Veblen üzerine yaptığı eleştirinin ardından “Sosyal demokrasinin Türkiye’de artık olmadığını görüyoruz ama Dünya’nın geri kalanında görülmemesinin sebebi sosyal demokrasiyi mümkün kılan ekonomik koşulların da ortadan kalkmış olmasıdır. Yani Sosyalizm tehdidinin ortadan kalkması ve işçi sınıfı mücadelesinin gerilemesidir” dedi.

“Devletin işçi sınıfına karşı baskı politikasının tarihsel kökenleri” başlıklı sunumuyla Murat Özyüksel ise 1861 yılında Tersane-i Amire’de başlayan grevden alarak Osmanlı döneminde 1908 yılına kadar olan işçi sınıfına yapılan baskılara değindi.

ÖNCEKİ HABER

YPG Basın Merkezi: Ağustos ayında 3\'ü emir 473 IŞİD üyesi öldürüldü

SONRAKİ HABER

Eski Yarbay Mehmet Alkan "FETÖ üyeliği" davasından beraat etti

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa