04 Eylül 2014 12:43

Altın madencileri: Bilirkişi bizi bilmesin

İzmir’in arseniksiz tek su havzası olan ve kente 20 kilometre uzaklıkta Efemçukuru’daki altın madeninin kapasite artırımına karşı açılan davanın bilir kişi heyetine şirket yetkilileri itiraz etti.

Paylaş

Özer AKDEMİR
İzmir

İzmir’in arseniksiz tek su havzası olan ve kente 20 kilometre uzaklıkta Efemçukuru’daki altın madeninin kapasite artırımına karşı açılan davanın bilir kişi heyetine şirket yetkilileri itiraz etti. İzmir 1. İdare Mahkemesinin Dokuz Eylül Üniversitesi Çevre Mühendisliği, hidrojeoloji, toprak kirliliği ve havza yönetimi uzmanı üç bilim insanını bilirkişi keşfi için görevlendirmesine karşı çıkan TÜPRAG şirketi yetkilileri, heyetin İzmir dışındaki üniversitelerden seçilmesini istedi.

Altın madeninin kapasite artırımına karşı EGEÇEP, İzmir Tabip Odası, Çevre Mühendisleri Odası ve yurttaşların bireysel başvuruları sonrası açılan davanın bilirkişi keşif heyeti ile ilgili TÜPRAG Şirketi mahkemeye itiraz dilekçesi gönderdi. İtiraz dilekçesinde heyetin İzmir’de oturan bilim insanlarından seçilmesine itirazını dile getiren şirket gerekçe olarak, Ege Çevre ve Kültür Platformu (EGEÇEP) Dönem Sözcüsü Prof. Dr. Ali Osman Karababa’nın yerel gazetelere verdiği altın madeni ile ilgili demeçler gösterildi. Bu demeçlerin bilirkişi heyetini etkileyeceğini ileri süren şirket, ayrıca heyette maden ve jeoloji mühendislerinin de olması gerektiği görüşünü ileri sürdü.

‘MAHKEME ÇOK İSABETLİ BİR SEÇİM YAPMIŞ’

Şirketin bu itirazını değerlendiren davanın hukukçusu Arif Ali Cangı, “Bence mahkeme çok isabetli bir şekilde tamamıyla suyla ilgili uzmanlıkları tercih etmiş. En hassas, en çok itiraz edilen konu bu olduğu için tercih etmiş. Ne yazık ki bakanlık ve şirket, maden mühendislerini falan katarak oradan kendi tarafında bir bilirkişi raporu almak itiyor” dedi.

İZMİR’İ İZMİRLİ BİLİR

Madenci şirketin bilirkişi heyetinin, İzmir dışından olmasına yönelik talebini de değerlendiren Cangı, “Dışardan gelecek bilirkişilerle, İzmir’in gerçekliğini bilmeyen bilirkişilerle bazı şeylerin göz ardı edileceğini düşünüyorlar. Örneğin İzmir’de yaşayan birisi Efemçukuru ve Çamlı Barajı tartışmasını çok yakından bilir. İzmir’in baraja ihtiyacı olduğunu ve belediyenin de yapma kararlılığını bilmesi normal. Ama dışarıdan gelecek bir bilirkişinin önüne ‘Çamlı Barajı yapılmayacak’ diye bir belge koyduğunuzda, değerlendirmesini buna göre yapar” diye konuştu. Şirketin gazetelere boy boy haber gibi reklam yayınlattığını vurgulayan Cangı, “Peki bunlar insanları etkilemiyor da, Ali Osman Karababa Hoca’nın EGEÇEP sözcüsü olarak açık ve net inandığını söylemesi mi etkili oluyor?” diye sordu.


ÇAMLI BARAJI NEDEN ÖNEMLİ?

Çamlı Barajı İzmirli 200-300 bin insanın içme suyunu karşılamak için planlandı. Kentin tek yüzeysel su toplama havzasında planlanan baraj, yüzde 60’ı arsenikli yer altı suları ile karşılanan İzmir’in içme suyuna tertemiz, dağdan, çamların arasından süzülen bir su olarak katılacaktı. Altın madeni alanının tam ortasında kaldığı için bakanlık barajın yapılmasına izin vermedi.
 

ÖNCEKİ HABER

Suruçlular elektriklerini kestirmedi

SONRAKİ HABER

Yıldırım "oylar çalındı" iddiasını sürdürdü: Neden üzerinize alınıyorsunuz?

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa