04 Eylül 2014 06:00

Kültür Eylemcisi Ahmet Cemal'e Mektup

Merhaba Ahmet Cemal,Sana bu mektup, yüzü hâlâ övgülerden kızaran biri olduğun için yazıldı. Yüz yüzeyken seni övmek olanağını vermezsin arkadaşlarına.

Paylaş

Sennur SEZER

Merhaba Ahmet Cemal,
Sana bu mektup, yüzü hâlâ övgülerden kızaran biri olduğun için yazıldı. Yüz yüzeyken seni övmek olanağını vermezsin arkadaşlarına.
Önce Şairleri Yaktılar’ı okuyordum. Saptaman uzun uzun düşündürdü beni. Şairleri yakmak ve silmek... Hangisi daha etkili bir kültür tarihini yok etmek için? Ya da hafızasız bir kalabalık yetiştirmek için. (Belleği olmayan insan kitlesi ne ulustur ne sınıf bence.) Sen sözcüklerdeki anlam farklarına dikkat ettiğin kadar, kavramlardaki anlam farklarına da dikkat eden bir yazarsın. Daha doğrusu kültür savaşçısı. Olamadığın tek şey paşazadelik. Daha doğrusu paşazadeliğin şımarıklığı. Bugün için yaptığın saptamalar sanırım uzun süre yol gösterecek gençlere (Ya da yeterli birikimi olmayanlara):
“Geçmiş ile tarih arasında çok büyük bir ayrım vardır ve bu ayrıma dikkat edilmeyip geçmiş tarih diye okunduğunda , çok yanlış noktalara varılabilir. Bu ayrım , kendini “irade” bağlamında açığa vurur. Geçmiş, irademizden tümüyle bağımsız oluşmuş bir olaylar dağarcığının  adıdır. Örneğin Gezi Parkı bağlamında yaşanmış her şey şimdi’ye oranla geçmiş’in parçalarıdır ve Gezi Parkı’nın olası tarihinin hammaddesidir.
Çünkü  tarih, ancak biz istersek olur.
Dolayısıyla tarih , kendisiyle hesaplaşılmış geçmişin adıdır. Bu hesaplaşma , geçmiş diye adlandırdığımız, dağarcığın içinden seçilen olaylar arasında neden sonuç bağlantıları kurularak somutlaşır. Böyle bir hesaplaşmaya gitmeksizin bir geçmişin bütününü tarih diye adlandırmak , aslında her veriyi bilgi saymak kadar büyük bir yanlıştır. Bilgi, seçilen verilerin zihinsel süreçlerden geçirilip kendimize mal edilmesi süreci sonunda edindiğimiz şeydir ve bilme’nin konusunu ancak bu şekilde dönüştürülmüş veriler oluşturabilir.
Geçmiş ile tarih arasındaki ilişki de bundan farksızdır.”   
Bu değerlendirmenin ardından Gezi Parkı ve bu parkta olan bitenin nasıl değerlendirilmesi gerektiği geliyor.
Birden öğrencilerini kıskandım. YAZKO’da iki taş arasında yaptığımız söyleşileri özledim.Ve Önce Şairleri Yaktılar’daki değerbilirliğine, bütün kültür savaşçılarını hatırlayışına hayran kaldım.
Sevgili Ahmet Cemal, sen çevirip sunduklarınla da yazıp tartıştıklarınla da benim için (Ve işçi sınıfı ideolojisine inanan pek çok kişi için) hep yol açıcı oldun. Yaptığın onca çeviriden yalnız Yedinci Şafak bile   kendimi sana borçlu saymam için yeterli.
Sağlıklı ol, çevreni aydınlatmaya devam et, benim çelebi arkadaşım.

*Önce Şairleri Yaktılar, Ahmet Cemal, Can Yayınları, 279 s. 21 TL

ÖNCEKİ HABER

Altın Koza’ya geri sayım başladı

SONRAKİ HABER

1700 kişilik kadro için 73 bin başvuru yapıldı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa