01 Eylül 2014 19:37

'25 Aralık' soruşturmalarına takipsizlik kararı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan’a uzanan 25 Aralık Yolsuzluk ve Rüşvet Soruşturmasında 96 şüpheli hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, delil olmadığı gerekçesiyle takipsizlik kararı verdi.

Paylaş

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan’a uzanan 25 Aralık Yolsuzluk ve Rüşvet Soruşturmasında 96 şüpheli hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, delil olmadığı gerekçesiyle  takipsizlik kararı verdi.

Soruşturma kapsamında aralarında Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan, damadı Berat Albayrak’ın da bulunduğu 96 kişi hakkında verilen takipsizlik kararının gerekçesinde şu ifadelere yer verildi: ‘Her ne kadar şüpheliler hakkında örgüt kurdukları, yönettikleri ve bu örgütün faaliyetleri kapsamında ihaleye fesat karıştırıldığı iddiaları üzerine soruşturma başlatılmış ise de şüphelilerin birbirleriyle irtibatlarının hiyerarşik bir yapılanma içerisinde olmadığı, suç işlemek amacıyla bir araya geldiklerine dair delil elde edilememesi.” Kararı veren savcılar, yolsuzluk soruşturmasını yürütenleri ise, “Hükümeti ortadan kaldırmaya teşebbüs etmekle” suçladı.   

SORUŞTURMA SIFIRLANDI!

17 Aralık’ta bakan çocuklarına uzanan yolsuzluk ve rüşvet operasyonunun ardından 25 Aralık’ta bu kez dönemin başbakanı Recep Tayyip Erdoğan ve El Kaide’nin finansörü Yasin El Kadı’ya uzanan ikinci büyük operasyonun düğmesine basılmıştı. Yolsuzluk operasyonunun 2. dalgasında şüphelilere kara para aklama, rüşvet ve ihaleye fesat karıştırmak suçlamaları yöneltilmişti. Havuz Soruşturması olarak bilinen soruşturmada, doğrudan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatıyla Türkiye’nin 5 büyük müteahhidine rüşvet havuzu oluşturulduğu, bu havuzda toplanacak 650 milyon dolarla Sabah ve ATV grubunun satın alınmasının amaçlandığı iddia ediliyordu. Yine görüntülerde Çalık Holding’e siyah zırhlı bir minibüsle para transferi görüntü altına alınmıştı. Yine soruşturma fezlekelerinde yer alan telefon kayıtlarında para karşılığında müteahhitlere İstanbul’a yapılacak 3. Havalimanı dahil çok sayıda iş verileceğine ilişkin taahhütler telefon kayıtlarına yansıdı. İkinci dalgada en çarpıcı ses kaydı ise dönemin başbakanı Erdoğan ile oğlu Bilal Erdoğan arasında geçtiği iddia edilen evdeki paraların sıfırlanması şeklinde olan telefon görüşmeleriydi. Yine soruşturmada yer alan iddialar arasında 28 dev ihalede kamunun toplam 100 milyar dolar zarara uğratıldığına da yer verilmişti. Etiler Polis Okulu Arazisi, Sultanbeyli Maden Arazisi, Kadıköy 3.İcra İflas Müdürlüğü Arazisi, Mecidiyeköy Mahmutbey Metro Hattı ihalesi, 14 Termik Santral ihalesi, Marmaray'da Büfe ihalesi, Çanakkale Karayolu ihalelerine fesat karşıltırıldığı belirtilmişti.

KARAR 25 TEMMUZDA VERİLDİ

Soruşturma kapsamında  Bilal Erdoğan ile aralarında Yasin El Kadı, oğlu Muaz Kadı Mehmet Cengiz, Fatih Saraç, İbrahim Çeçen ve Latif Topbaş'ın da bulunduğu çok sayıda isim ifade vermişti. Soruşturmada  takipsizlik kararı ise savcılar İsmail Uçar, İrfan Fidan ve Fuzuli Aydoğdu tarafından 25 Temmuz 2014 tarihinde verildi. Takipsizlik verilenler arasında Abdullah Tivnikli, Cemal Kalyoncu, Mehmet Cengiz, Ömer Faruk Kalyoncu, Berat Albayrak, Ahmet Çalık, Yassın Abdullah Kadı, Mehmet Fatih Saraç, Usame Kutub, Mustafa Varank, Mustafa Latif Topbaş ve Necmettin Bilal Erdoğan bulunuyor. Dosyada Turgay Ciner, sanatçı Orhan Gencebay ve gazeteci Ahmet Hakan Coşkun da şüpheli olarak gösterilmişti.

SAVCILAR: SORUŞTURMAYI YÜRÜTENLER SORUŞTURULMALI

Takipsizlik kararının gerekçesinde, yolsuzluk soruşturması fezlekelerinde  ‘Dönemin Başbakanı’ ifadesinin kullanıldığını iddia eden savcılar, “Türkiye Cumhuriyeti Başbakanının örgüt lideri olarak gösterilmesi ve ‘dönemin başbakanı’ ibaresi kullanılmak suretiyle fezleke düzenlenilmesi, soruşturmayı hazırlayanların hukuki bir soruşturma görünümü altında TC hükümetini cebren ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs ettiklerini ortaya koymaktadır.” dedi.
Bu nedenle yolsuzlukla ilgili soruşturma yapanlar hakkında soruşturma başlatılması için İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına bilgi verilmesine karar veren savcılar, yolsuzluk şüphelileri hakkında ise herhangi bir delil bulunmadığını ileri sürdü.

KARAR KESİNLEŞTİĞİNDE  DOSYA İMHA EDİLECEK’

25 Aralık soruşturmasına ilişkin verilen takipsizlik kararına ilk tepki, soruşturmanın görevden alınan savcısı Muammer Akkaş’tan geldi. hürriyet.com.tr’ye konuşan Akkaş, “Bu soruşturmayı burada kapatabilirler ancak milletin vicdanında kapanmaz” diye tepki gösterdi.

Akkaş şunları söyledi: "Söylenecek bir şey yok beklenen bir sonuçtu. Vicdanlarda kapanmaz bu dosya. Çünkü milletin hakkı hukuk var. Beklediğim bir sonuçtu demek yanlış olur da... Ancak beklenen bir sonuçtu. Takipsizlik kararı verildiğinde bunu denetleyecek bir müessese kalmadı. Takipsizlik kararlarında, yeni sisteme göre, Sulh Ceza Hakimine gidilir. Bu soruşturmanın mağduru devlet olduğu için itiraz edecek kimse de yok. Takipsizlik kararı kesinleştiğinde, 15 gün içinde dosyadaki bütün iletişim tutanakları, evraklar imha edilir ve dosya kapanmış olur. Ama vicdanlarda kapanır mı o ayrı bir şey... Senin elinde paranı çalsalar ve buna takipsizlik kararı verilirse bunu vicdanında kabul eder misin…Bu da öyle bir şey. Evet direk cebimizden çıkmıyor ancak dolaylı olarak cebimizden çıkan paralar…”

17 ARALIK'A DA TAKİPSİZLİK VERİLMİŞTİ

Bakan çocuklarına uzanan 17 Aralık yolsuzluk ve rüşvet operasyonu kapsamında kabul edilen ikinci iddianamede ciddi tartışmalara neden olmuş, savcı Fatih Belediyesi çalışanlarına yönelik ikinci defa hazırlanan iddianamede şüpheli sayısını 31’den 21’e düşürmüştü.

Savcı Ekrem Aydıner tarafından hazırlanan ikinci iddianamede şüpheliler Abdurrahman Özdil, Aktan Arı, Hasan Yılmaz, Mahmut Necmettin Yüksel, Mehmet Yıldız, Mustafa Metin Çetin, Selim Velioğlu, Selim Sümer, Simon Aleksandır Zazadze ile Yeşim Özçelik Yaşarlar hakkında ikinci iddianamede takipsizlik kararı vermişti. Savcının ikinci iddianamede vazgeçtiği suçlamalar ise şunlardı: “Tarihi yapıya usulsüz olarak ruhsat çıkarılması için rüşvet verilmesi’, ‘Koruma altında bulanan yeşil alan arazisine inşaat ruhsatı alabilmek için rüşvet verilmesi’, ‘Fatih Belediyesinde görevli zabıta memuru Şenol Şirin’e rüşvet verilmesi’, ‘Fatih İlçesinde bulunan Selim Velioğlu’na ait yapıya ruhsat alınması için Aktan Arı, Selim Sümer, Mustafa Metin Çetin ve Mehmet Yıldız’a rüşvet verilmesi’, ‘Mimar Şeyil Özçelik’in Günsel’i Aybay’a rüşvet vermesi’, ‘Ekrem Aydıner, takipsizlik kararında; rüşvet anlaşmasına varıldığına, menfaat temin edildiğine, rüşvet ile sahte rapor düzenlenmesi’.”

Savcı, ilk iddianamesinde yer alan diğer 21 şüpheli için ise dava açtı. Fatih Belediyesi Başkanı Mustafa Demir’in kardeşi Selahattin Demir’in de aralarında bulunduğu 21 şüpheli hakkında “Rüşvet almak ve vermek ve 2863 sayılı kültür ve tabiat varlıklarını koruma kanununa muhalefet” suçlarından 5,5 yılda 86 yıla kadar değişen hapis cezalarıyla cezalandırılmalarını istedi. Savcılık, ilk iddianamede şüpheliler arasında adı geçen Fatih Belediye Başkanı Mustafa Demir’in de aralarında bulunduğu 100 kişi hakkında takipsizlik kararı vermişti. Yolsuzluk ve rüşvet soruşturmasının diğer ayağında tutuklanan eski İçişleri Bakanı Muammer Güler’in oğlu Barış Güler, eski Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan’ın oğlu Salih Kaan Çağlayan ve iş adamı Rıza Sarraf 28 Şubat'ta tahliye edilince soruşturmada tutuklu sanık kalmamıştı. 17 Aralık rüşvet ve yolsuzluk operasyonunun bir ayağı olan TOKİ soruşturmasını tamamlayan aralarına iş adamı Ali Ağaoğlu, Nazif Zorlu, Mehmet Ali Aydınlar, dönemin Çevre ve Şehircilik eski Bakanı Erdoğan Bayraktar'ın oğlu Abdullah Oğuz Bayraktar, Beşiktaş Belediyesi eski Başkanı İsmail Ünal’ın da arasında bulunduğu 60 kişi hakkında yeterli delil bulunmadığı gerekçesiyle dava açılmamasına karar verilmişti.Takipsizlik kararında yine yeterli delil olmaması gerekçe gösterilmişti. (HABER MERKEZİ)


 

ÖNCEKİ HABER

Bakanlar Kurulu’nda görevler dağıtıldı

SONRAKİ HABER

Avesta Yayınları'nın bir kitabı yasaklandı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa