31 Ağustos 2014 06:00

Davutoğlu’nun ceketini çıkarış biçimi bile aynı

Adalet ve Kalkınma Partisinin tarihinde bir sayfa kapandı, başka bir sayfa açıldı. Gerçekleşen olağanüstü kongrenin izleyenlere verdiği izlenim bu. Kongre, yeni Cumhurbaşkanı seçilen Recep Tayyip Erdoğan’ın halefi olarak hükümetin ve partinin başına Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nu seçti.

Paylaş

Muhammed NUREDDİN*
Assafir

Adalet ve Kalkınma Partisinin tarihinde bir sayfa kapandı, başka bir sayfa açıldı. Gerçekleşen olağanüstü kongrenin izleyenlere verdiği izlenim bu. Kongre, yeni Cumhurbaşkanı seçilen Recep Tayyip Erdoğan’ın halefi olarak hükümetin ve partinin başına Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nu seçti.
Lakin partideki ve resmiyetteki yenilenme izlenimi doğru değil. Kongrenin başladığı ilk andan itibaren Davutoğlu’nun Erdoğan’ın gölgesi olduğu ortaya çıkmıştır.

HER ŞEYLERİ BİRBİRİNE BENZEDİ

İki kişi her şeyi ile benzedi. Güç, kuvvet ve nüfuz açısından yeni Erdoğan olduğunu tescillemek için Davutoğlu Erdoğan’ı her şeyiyle taklit etti. İkincisi boşuna seçilmediğini gösterdi; Bu aynı zamanda partiye, birliğini ve başarılarını korumaya muktedir olduğuna yönelik bir mesajdı.
Davutoğlu Erdoğan’ı her şeyi ile taklit etti. Sahnedeki yürüyüşünde taklit etti. Kendi konuşma tarzından farklı olarak ses tonunu ona benzer şekilde yükseltti. Hatta ceketini bile Erdoğan’ın izin isteyip çıkarttığı şekilde çıkardı. Kesin olan, konuşmasını izleyenlerin hangisinin
Erdoğan’ın sözü, hangisinin Davutoğlu’nun sözü olduğunu bilemediği.

YOLSUZLUKLARDAKİ TAVRI BELİRLEYİCİ

Bütün siyasi ve kişisel düşüncelerin dışında Erdoğan’ın Davutoğlu’nu seçmesi,  yolsuzluk skandallarının derinliğinin siyasi geleceğini bitirebileceğinin farkında olmasındandır. Erdoğan’ın tutumunda Davutoğlu’nun Fethullah Gülen’in devlet içinde inşa ettiği “paralel yapıdan” kurtulmak için aldığı kesin tavır belirleyici olmuştur.
İkisi de Türkiye’nin Osmanlı-Selçuklu mirasının üzerinde ilerlemesinde mutabıktır. Tarihi ve kültürel bağları Davutoğlu’ndan daha iyi kuracak kimse yoktur.
Davutoğlu Erdoğan’ın “yeni Türkiye” olarak adlandırdığı projesini gerçekleştirmesi için fırsat sunmaktadır. Açık olan; dış politikadaki tıkanıklıktan sonra bu projenin gerçekleşmesi, iç politikadaki başarılara dayanacaktır.

‘SIFIR SORUN’ KONUŞMADA YOK

Davutoğlu yeni yapacağı icraatlar konusundaki konuşmasını içeriye yönelik oluşturdu. Lakin esas uzmanlık alanı olan dış politika konusuna gelince şaşkın ve bocalayan bir konuma düştü. Avrupa Birliği Türkiye’nin stratejik hedefi olarak kelimelerinde silindi. En sevdiği terim “sıfır sorun” konuşmasında kayboldu. Türkiye’nin, bölgede ve uluslararası alanda “esas oyuncu” söyleminin kaybolması gibi. Sanki başka biri konuşuyordu.

Davutoğlu tek bir sebepten partinin ve hükümetin başına geldi o da Erdoğan’a vefa. Ve ikinci olarak yeni Türkiye üzerine her konuşması; Çankaya’ya çıkan yeni cumhurbaşkanını kastetmektedir.  

Bugün Türkiye, siyasetin ağırlık merkezinin cumhurbaşkanlığına taşındığı yeni bir süreçten geçmektedir. Değişim, bu görevi hükümet başkanına veren anayasa metninin gücüyle değil; oldubittiyle gerçekleşmektedir.

DAVUTOĞLU’NUN GÖREVİ SEÇİME HAZIRLANMAK

Davutoğlu’nun hükümetteki ve partideki en önemli ve en ciddi görevi, partiyi 2015 baharının sonlarında seçime hazırlamaktır. Erdoğan anayasayı değiştirerek başkanlık sistemine geçmek için seçimlere güvenmektedir. Parlamentonun üçte ikisini yani 330 milletvekilini kazanmak anayasayı değiştirmeye yetmemekte ancak referanduma ihtiyaç duymaktadır. Erdoğan’ın cumhurbaşkanı olarak Adalet ve Kalkınma Partisinin seçim kampanyasına katılması garip olmayacaktır. Sanki ; “Türkiye benim, ben Türkiye’yim”  yüce hedefini gerçekleştirmek için partisinin başına başkan oldu.

*Lübnanlı akademisyen ve yazar. Ortadoğu’da Türkiye uzmanı olarak bilinmektedir                       

(Arapça’dan çeviren Ali KARATAŞ)

ÖNCEKİ HABER

Akıllı telefon üretiminde öldüren çalışma koşulları

SONRAKİ HABER

AA'dan 31 Mart seçimleri açıklaması: AA veri aktaran bir medya kuruluşudur

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa