\

'Gözaltında katledilen Düşünmez ve Işık için adalet'

Hakkari’nin (Colemêrg), Yüksekova (Gever) ilçesi Sanat Sokağında bir araya gelen, evlatlarını faili meçhul cinayetler ya da gözaltında yitiren ve kaybeden aileler, 23. haftada bir araya geldi. Cumartesi Anneleri, 1994 yılında kaybedilen Mahir Düşünmez’in ve Mehmet Işık’ın akıbetlerini sorarak adalet istedi.

Hakkari’nin (Colemêrg), Yüksekova (Gever) ilçesi Sanat Sokağında bir araya gelen, evlatlarını faili meçhul cinayetler ya da gözaltında yitiren ve kaybeden aileler, 1994 yılında kaybedilen Mahir Düşünmez’in ve Mehmet Işık’ın akıbetlerini sorarak adalet istedi.

Yüksekova'da Cumartesi Anneleri, eylemlerinin 23. haftasında, 30 Ağustos Dünya Kayıplar Günü'nde bir araya geldi.  İHD ve DBP yöneticilerinin de destek verdiği eylemde Demokrasi ve Özgürlük mücadelesinde yaşamını yitirenler anısına bir dakikalık saygı duruşunun ardından bir konuşma yapan İHD Yöneticisi Muhyettin Önal, 1 Eylül Dünya Barış Gününün önemine dikkat çekerek, faili meçhul cinayetlerin açığa çıkarılıp sorumluların yargılanması çağrısında bulundu. Güney Kürdistan’da Şengal’de sivillere yönelik IŞİD katliamlarına karşı insanı yardıma ihtiyacı olan bölgede Êzidîler ile dayanışma içinde olunması gerektiğini dile getiren Önal, cezaevlerinde durumları gün geçtikçe ağırlaşan ve ölüm sınırına varan hasta tutsakların serbest bırakılması çağrısını yineledi.

'ELLERDE VE AYAKLARDA ELEKTRİK İZLERİ'

Önal’ın konuşmasının ardından 1994 yılında gözaltına alındıktan sonra akıbeti bilinmeyen, Mahir Düşünmez’in kardeşi, abisinin gözaltına alınmasına tanık olanların da ifadelerinin yazılı olduğu basın açıklamasını okudu.

Düşünmez’in kardeşi, 23 yaşında olan abisinin, öldürülmeden birkaç gün önce Zernek Barajında yaşanan trafik kazasında yaşamını yitiren akrabalarına başsağlığı dilemek için halasının oğlu Mehmet Işık ile beraber Esendere (Bajirge) Beldesine bağlı Konak (Çılık) köyüne gittiğini söyledi. Abisinin, halasının oğlunu Kasran köyüne bırakmak istediğini ancak yol kontrolü yapan Jandarma’nın Mahir Düşünmez ile Mehmet Işık’ı beklettiğini ve daha sonra askerle yaşanan münakaşada darp edilerek ellerinin ve ayaklarının bağlandığını aktardı. Düşünmez ve Işık'ı Toyota marka bir pikap aracın arka kısmına atıldıklarını söyledi.

Daha sonra askerlerin Kamil isimli bir başçavuş komutasında Mahir ile Mehmet’i Jandarma Tabut komutanlığına götürdüğü, Mahir Düşünmez’in abisinin de Esendere Beldesine gitmek için yola çıktığı belirtildi.

Çılık köyü yakınlarında askerler tarafından yolun kapatıldığını ve kardeşi Mahir'e ait olan 34 UMP plakalı Toyota marka aracın önünde ve arkasında iki araçla Esendere’ye doğru gittiğini gördüğünü söyleyen Düşünmez, askerlere, kardeşine ait olan aracı neden götürdüklerini sorduğunu, ciddi bir tepki ile karşılaşarak üzerine geldiklerini, yol açılması üzerine Esendere’ye giderek durumu akrabalarına anlattığını ifade etti.

Bunun üzerine akrabaları ile birlikte Esendere jandarma tabur komutanlığına Mahir ile Mehmet’in durumunu sorduklarını askerlerin kendilerine kaza geçirdiklerini söylemeleri üzerine Kasran köyüne gidip baktıklarını herhangi bir kaza yaşanmadığını gördüklerini ve tekrar jandarma komutanlığına dönerek "Mahir ve Mehmet nerede" diye sorduklarını kendilerine elektrik akımına kapıldıklarından buraya getirildiklerini söylendiğini belirtti. Bu durumu öğrendikten sonra Mahir ve Mehmet’i alarak hastaneye getirmek istediklerini, Mehmet’in yolda yaşamını yitirdiğini Mahir’in ise hastaneye götürüldüğü esnada Dêlêzî köyü tüneli yakınlarında yaşamını yitirmesi üzerine cenazelerin Yüksekova devlet hastanesine getirildiğini söyleyen Mahir Düşünmez’in kardeşi hastanede yapılan araştırmalar sonucunda her ikisinin de boyun ve sırt bölgelerinde kırıklar olduğu ve eliyle ayaklarına enerji verildiğinin tespit edildiğini aktardı.

'OLAY AÇIĞA ÇIKARILANA KADAR MÜCADELE EDECEĞİZ'

Olay sonrası Yüksekova cumhuriyet savcılığına gidip şikayette bulunduklarını bunun üzerine savcının kendilerine olay yerine gidip baktığını ve her ikisinin de elektrik akımı sonucu öldüğünü söylediğini ve dilekçeleri almadığını belirten Düşünmez, bir hafta sonra Başçavuş kamil ile on askerin evlerine gelerek olayın elektrik akımından kaynaklı yaşandığını ve "şikayetçi olmayın" dediğini, bunun üzerine, "ikisini de siz öldürdünüz sonuna kadar şikayetçi olacağız" yanıtını verdiklerini söyledi.

Bu cevap üzerine başçavuşun kendilerine bağırarak "Eğer şikayetçi olursanız hepinizin sonu böyle olacak" dediğini aktaran Düşünmez, bu konuşmadan bir hafta sonra Kamil isimli başçavuşun ve Yüksekova tabur komutanı Mehmet Emin Yurdakul’un olayı Yüksekova çetesi olarak bilinen  Kahraman Bilgiç için yaptıklarını öğrendiklerini, 5 yıl önce itirafçı Bilgiç’in olayın nasıl geliştiğini itiraf ettiğini ifade etti. Düşünmez, olayın açığa çıkarılması için sonuna kadar mücadele edeceklerini vurguladı.

23. hafta Dayîkên Şemiyê (Cumartesi Anneleri) eylemi basın açıklaması sonra gerçekleştirilen 5 dakikalık oturma eylemi ile son buldu. (Yüksekova/EVRENSEL)

www.evrensel.net