Arap basınında Gazze ateşkesi: Kim kazandı?

Arap basınında Gazze ateşkesi: Kim kazandı?

İsrail’le ateşkes anlaşmasının imzalanmasından sonra Arap televizyonlarında on binlerce Filistinlinin sokaklardaki kutlama görüntüleri yer aldı. Filistinliler, kanlarının son damlasına kadar mücadele ederek bundan sonra bir karış toprak vermeyeceklerini ifade etti. Arap basınında köşe yazarları genellikle anlaşmayı zafer olarak nitelendirdi.

Ali KARATAŞ
Yusuf ERTAŞ


İsrail’le ateşkes anlaşmasının imzalanmasından sonra Arap televizyonlarında on binlerce Filistinlinin sokaklardaki kutlama görüntüleri yer aldı. Yapılan röportajlarda Filistinliler, kanlarının son damlasına kadar mücadele ederek bundan sonra bir karış toprak vermeyeceklerini ifade etti. İki binin üzerinde ölü ve on binin üzerinde yaralıya rağmen Arap basınının köşe yazarları genellikle anlaşmayı “zafer” olarak nitelendirdi.

Abdulbari Atvan, zaferin Filistinlilerin olduğunu çünkü bu süreçte direnişin, caydırıcılık kazandığını yazdı. Direnişin, daha önce olmadığı kadar savaş yeteneği gösterdiğini, İsrail’i, Arap dostları gibi hayrete düşürdüğünü ekledi. Al hayat gazetesinden Ziyad el Deris, Filistinliler katledildikçe İsraillilerin güvenlik düzeylerinin azaldığına dikkat çekti.

MISIR BASININDA ANLAŞMA YOK

Gazetelerin Filistin ve İsrail anlaşmasına yaklaşımları farklı oldu. Örneğin görüşmelerde arabuluculuk yapan Mısır basını haberi hiç görmedi. Ne en eski gazete el Ahram’da, ne Mübarek’in devrilmesinde gençlerin sözcülüğünü yapan Mısır al Yavm’da ne de önemli gazetelerden Attahrir’de haber birinci sayfada yoktu. Haber yer almadığı gibi bu kadar önemli bir gelişme köşe yazılarında da yer bulmadı.

Suudi basını ise gelişmeleri son derece heyecansız bir üslup ile verdi. Örneğin Şark al Awsat haberi; “50 günden sonra.. Gazze’deki savaşın sonu” manşeti ile verirken Al hayat “Gazze’de kapsamlı ve daimi ateşkes” başlığını kullandı.


KUTLAMA YAPMAK GAZZE’NİN HAKKI

Abdulbari ATVAN
Rai al yavm


Kutlama Gazze’nin hakkı. Bütün Filistinlilerin Arap ve İslam halklarının kutlama yapması hakları. Sadece saldırganlık durdurulduğu için değil aynı zamanda zafer kazanıldığı için. Ve onların arkasında ve yanında duranların ve özellikle Arap olanların hezimeti için.
Direniş kazandı çünkü direniş gücüyle caydırıcılık kazandı. Daha önce olmadığı kadar savaş yeteneği gösterdi. İsrail, Arap dostları gibi hayrete düştü.
Zafer sadece Filistin halkının ve onun direnişinin neticesinde değildir. Zafer, aynı zamanda bütün baskılara karşı cesaret ve mertlikle karşı koyan ve taleplerinin arkasında duran görüşmecilerin tutumu sayesinde olmuştur.
Direnişin kendilerini hedef alan füzelerinin ebediyen ortadan kalkacağını vadeden Benyamin Netanyahu İsraillilere ne diyecektir? Onlara Filistin direniş güçlerini silahsızlandırma ve ortadan kaldırmadaki  başarısızlığını nasıl anlatacak?
İsrail, dünya kamuoyunu veya en azından büyük çoğunluğunu kaybetti. Her zaman yaptığını artık gelecekte yapamayacaktır. Bütün dünya bombalanan evlerinde  parçalanan çocukları “sesle ve görüntü ile” gördü. Hastanelerin yaralıların üzerine yıkılışını gördü. Resimler yalan söylemez.
Gazze halkına teşekkürler, vatan için kendini feda etmenin ne olduğunu öğreten şehitlere ve yaralılara teşekkürler. Ordularını harekete geçirmeyen Araplara rağmen bize kendine güvenin ne olduğunu da öğrettiler.


GAZZE…YENİLMİŞ ZAFER

Ziyad el DERİS
Al Hayat


Gazze’de İsrail’in mi yoksa Filistin’in mi kazandığı konusunda insanlar şaşkın. Kassam Tugayları mı kazandı, Netanyahu’nun askerleri mi?
Kaç kişinin öldüğüne ve yaralandığına, kaç evin yıkıldığına ve harap edildiğine bakan standart istatiksel askeri verilere göre İsrail kesin bir şekilde kazanmıştır. Kesin olan bir diğer şey; bu rakamsal sonuçlar, Kassam Tugaylarının, Hamas yetkililerinin ve Gazze halkının beklemediği bir sonuç değildir. Burada eğer başka hesaplar varsa başka sonuçlar verecektir.
Burada standart askeri mücadele dışında bundan daha önemli olan güvenlik ve toplumsal standartlar ve bunların daha kötüleşebileceğidir. İsrail vatandaşlarının güvenliği savaştan sonra arttı mı azaldı mı? Asıl soru budur. Filistinliler katledildikçe İsraillilerin güvenlik düzeyleri azaldı.


GAZZE KANIYLA ZAFER KAZANDI… İSRAİL BÖLÜNME BATAKLIĞINDA

Hilmi MUSA
Assafir


İsrail’in Gazze’ye karşı başlattığı savaşın 50. gününde sadece direnişin ayakta olmadığı aynı zamanda çözüm yolunda esas güç olduğu görünüyordu. Gazze’deki sevincin, İsrail’deki öfkenin sebebi bu.
İsrail’in sürdürdüğü savaşın ilk sonucu uzak bir cephede değil evin içinde oldu. Ülke içerisindeki bölünme önemli bir derecede değil ama önemli olan zihinlerde yarattığı izlenim; zihinlerde İsrail’in zafer görüntüsünü ortadan kaldırmış olması.
Gazze’de bunca yıkıma, yasa ve yaralanmalara rağmen halk sevincinin ifadesi olarak sokağa çıktı. Yaşananlarla ilgili halkın görüşü, direnişin saldırganlığa karşı dik duruşundan dolayı zafer kazandığı.
Yaşanan sevincin tadını kimse bilemez. Barınaklardan evlere dönüşün sevinci. Ne kazandıklarını bilmeden kazanılanlara razılar. Direniş, hangi şartları kabul ederse; onların da kabulü.
Ama İsrail’deki durum farklı; güneydeki belediye başkanları ateşkesi “teröre yaranma” olarak değerlendiriyor. Beldelerde ikamet edenlere “dönmeme çağrısı” yapıyorlar. Siyasi durum çalkantılı; böyle bir karar hükümette veya kabine üzerinde oylama yapılmadan nasıl alınıyor.  Ama halkın bakışında yanlış hiçbir şey yok; ikinci kanalda yayınlanan bir ankete göre halkın yüzde 80’i başbakan Netanyahu’ya kızgın. İsraillilerin yüzde 90 anlaşmadan memnun değil.


FİLİSTİNLİLER GAZZE ATEŞKES ANTLAŞMASINI KUTLUYOR

The Daily Star
Başyazı


İsrailliler ve Filistinliler arasında Gazze’de yedi haftadır devam eden savaşa bir son vermeyi amaçlayan ateşkes antlaşması salı günü yürürlüğe girdi. Bu duruma sevinen Filistinliler kutlamalar için harabeye dönmüş sokaklara döküldü.
Ortadoğu’nun en güçlü ordusu ile Gazze’de baskın Hamas hareketi arasındaki yıpratma savaşında kimin galip geldiği açık değil ama Filistin gurupları ateşkesi bir zafer olarak tanımladılar.
Filistinlileri can ve mal olarak ağır bir bedel ödemeye mecbur bırakan İsrail, birçok askeri liderini öldürerek ve sınır ötesi sızma tünellerini imha ederek Hamas’a güçlü bir darbe indirdiğini söyledi. Ancak İsrail’de yaklaşık iki ay boyunca, bazı sınır topluluklarında göçe neden olan ve ticaretin en önemli merkezlerinde günlük yaşamın bir parçası haline gelen roket atışları ile karşı karşıya kaldı.
Filistinli ve Mısırlı yetkililer, düşmanlıkların süresiz olarak durdurulması çağrısında bulunan ateşkes anlaşmasına göre İsrail’in yardım ve inşaat malzemeleri dahil  Gazze’ye ithalat yapılmasını kolaylaştıracak. Yine anlaşmaya göre Filistinliler 6 deniz mili mesafeye kadar balık avcılığı yapabilecek.
Ateşkes anlaşması, Gazze’de bir liman ve bir havaalanı inşa edilmesi, işgal altındaki Batı Şeria’da Hamas’lı tutukluların serbest bırakılması ve İsrail’in Hamas’ın silahsızlandırılması talebi dahil daha karmaşık konuların görüşülmesi için bir ay içinde Kahire’de toplantı yapılması için çağrıda bulunuyor.
Hem Mısır hem de İsrail, Hamas’ı güvenlik için bir tehdit olarak görüyor ve 1.8 milyon insanın yaşadığı topraklara silahların girmeyeceğine dair garanti verilmesini istiyorlar.
Yerel saatle öğleden sonra 7’de ateşkesin başlamasından sonra insanlar ve araçlar Gazze sokaklarını doldurdu. Sokaklarda araçlar korna çalarak sevinç gösterilerine eşlik ederken cami hoparlörlerinden Allah’ı öven anonsların yükseldiği belirtildi.
Hamas Sözcüsü Sami Abu Zuhri, “Bugün biz direncin zaferini ilan ediyoruz. Bugün biz Gazze’nin zaferini ilan ediyoruz” dedi.
Birçok üst düzey Hamas ve İslami Cihat lideri ateşkes anlaşması yürürlüğe girdikten sonra kısa bir süre halk arasında göründüler. 8 Temmuz’da çatışmaların başlamasından bu yana ilk kez böyle bir şey gerçekleşti. Bunların arasında, Gazze şehrinin Rimal Mahallesi’ndeki alana toplanan binlerce insana zafer konuşması yapan Hamas’ın üst düzey bir üyesi olan Mahmud Al Zahar ve İslami Cihat üst düze yetkilisi Muhammed Al Hindi de vardı.
Savaş başladığında her iki örgütün liderleri, gizlendiler ve İsrail tarafından hedef olma korkusuyla hiç görünmediler.
Zahar, kalabalığa “Limanımızı ve havaalanımızı inşa edeceğiz ve onlar bizim limanımıza saldırırlarsa biz de onlarınkine saldıracağız, onlar bizim havaalanımıza saldırırlarsa biz de onlarınkine yeniden saldıracağız” diye seslendi.
Beyrut’tan konuşan İslami Cihat Lideri Ramazan Şalah “mucizevi zaferleri” için Filistinlileri kutladı. Geçmiş deneyimlerin Direnç’i olası ihlal konusunda ihtiyatlı yaptığı uyarısında bulunan Şalah, “Ateşkesin sürekliliği açısından hiçbir güvence yok” dedi. 
Abbas, savaşın sona ermesinin İsrail ile çatışmalara kalıcı bir çözüm bulma ihtiyacını gösterdiğini söyledi. Abbas, “Sırada ne var? Gazze üç savaşa maruz kalmıştır. Bir veya iki yıl içinde diğer bir savaşı bekleyecek miyiz? Bu sorun ne zaman kadar çözümsüz kalacak?” diye sordu.
Bu arada İsrail ateşkes için sönük bir tepki gösterdi. Başbakan Benjamin Netanyahu’nun Sözcüsü Mark Regev tarafından yapılan bir açıklamada İsrail’in “ucu açık bir ateşkes” için Mısır’ın önerisini kabul ettiği ve eğer yerleşim alanlarından gelen “terör saldırıları tamamen sonu ererse” Gazze’nin geleceği konusunda Kahire’deki görüşmelere katılacağı belirtildi. Regev, “Bizim Gazze için yapılan sivil destekle bir sorunumuz yok. Biz Hamas’ın kendi askeri makinesini yeniden oluşturmasını görmek istemiyoruz” dedi.
ABD, anlaşmanın şartlarına uymak için her iki tarafa çağrı yaptı.
Çatışmalar Gazze’de ağır bir bedele neden oldu. Filistinli sağlık yetkilileri, Filistin tarafında, 490’ı çocuk olmak üzere çoğunluğu sivil 2 bin 139 kişinin öldüğünü açıkladı. İsrail’de ise 64 asker ve 6 sivil öldü.
İnsan Hakları Filistin Merkezi Gazze’de 540 bin insanın yerinden olduğunu söyledi.
İki yaşındaki oğlu kucağında sokaktaki kutlamalara katılan Gazze’li öğretmen 55 yaşındaki Ahmet Avf, “Biz karışık duygular içindeyiz. Bir yandan kaybettiklerimizin acısını öte yandan tek başımıza mücadele ettiğimiz ve diz çökmediğimiz bu savaşın gururunu taşıyoruz” dedi.

www.evrensel.net