Cumartesi Anneleri Madımak

Cumartesi Anneleri Madımak'ı unutmadı

Cumartesi Anneleri Galatasaray Meydanı'ndaki adalet arayışlarını 327. haftasında da sürdürdü. Eylem, Sivas Katliamında hayatını kaybeden aydınlara ve 1995'te kaybedilen Hasan Ocak'ın babası Hıdır Ocak'a adandı. Siyah zemin üzerine yazılı "Failler belli, Kayıplar nerede?" pankartını taşıyan kayıp yakınları, katledilen ve

Cumartesi Anneleri Galatasaray Meydanı'ndaki adalet arayışlarını 327. haftasında da sürdürdü. Eylem, Sivas Katliamında hayatını kaybeden aydınlara ve 1995'te kaybedilen Hasan Ocak'ın babası Hıdır Ocak'a adandı. Siyah zemin üzerine yazılı "Failler belli, Kayıplar nerede?" pankartını taşıyan kayıp yakınları, katledilen ve kaybedilen yakınlarının fotoğraflarını taşıdı.

Sivas Katliamının yıldönümü olması nedeniyle bu haftaki eyleme, Madımak Otel'inde yakılarak katledilen Metin Altıok'un kızı Zeynep Altıok, Hrant Dink'in oğlu Arat Dink, Uğur Mumcu'nun kızı Özge Mumcu'nun yanı sıra Gazeteci yazar Oral Çalışlar, Oyuncu Nur Sürer, Yönetmen-Oyuncu Yusuf Çetin de katıldı.

'BABAM DA SİZLERLE BİRLİKTE'

Bu haftaki eylemde ilk olarak Sivas'ta katledilen aydınlardan şair Metin Altıok'un kızı Zeynep Altıok söz aldı. Altıok, yine Sivas Katliamı'nda katledilen Behçet Aysan'ın Arjantin'de çocuklarının akıbeti için mücadele eden Plaza de Mayo Anneleri için yazmış olduğu "Beyaz Başörtülü Kadınlar" isimli şiirini annelere okudu. Şiirin ardından Altıok, Aysan'ın kızı Eren Aysan'ın kayıp yakınlarına yazdığı "Sevgili ablalarım ağabeylerim ve eli öpülesi annelerim. Sizinle orada olamasam da kalbimle yanınızdayım. Arjantin'deki dramın bir benzerini de babam yaşadı. Tıpkı şiirindeki gibi. Babam da bugün bir kayıp. Babam da sizlerle birlikte" ifadelerini içeren mesajını paylaştı. Altıok'un ardından 1994 yılında Mardin Silopi'de çobanlık yaparken Habur Jandarma Sınır Bölük Karakol Komutanı Kenan Topçu tarafından kardeşi İslam Zeyrek ile birlikte gözaltına alınmasına rağmen kendisinden bir daha haber alınamayan Mürsel Zeyrek'in akıbeti soruldu.

SORUMLULAR YARGILANSIN

Kardeşi İslam Zeyrek'in ağabeyinin kaybediliş öyküsünü anlattığı mektubunun okunduğu eylemde Zeyrek, "Kardeşimin sağ olup olmadığını bilmek istiyorum. Bu konuda gerekli işlemlerin yapılmasını istiyorum" dedi. İHD Kayıplar Komisyonu Üyesi Yıldız Uygun AKP Hükümetinin 8 yıldır iktidarından sonra tekrar hükümet olacağını hatırlatarak "İnsanlarımızın gözaltına alınarak kaybedilmesinde doğrudan ya da dolaylı pay sahibi olanlar, yeni kurulacak hükümette görev alacaklar. Geçmişin bütün hukuksuzluğunu bir kez daha toplumsal belleğin unutkanlığına havale ederek, gerçeklerle yüzleşmekten yine kaçınacaklar" dedi. Ergenekon davası tutuklusu emekli üsteğmen Avukat Serdar Öztürk'ü Mürsel Zeyrek'in kaybedilmesinde doğrudan sorumlu olarak tuttuklarını ifade eden Uygun, Öztürk ile birlikte, üsteğmen Kenan Topçu'nun, Yüzbaşı Hüssam Durmuş ve dönemin Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, Başbakan'ı Tansu Çiller ve OHAL Valisi Ünal Erkan'ın da yargılanmasını talep etti.

BERFO ANA İÇİN...

İzmir’de İHD Şubesi üye ve yöneticileri, kayıp ve faili meçhuller için Konak Eskisümerbank önündeydi. Basın açıklaması, 31 yıl önce işkence sırasında öldürülen Cemil Kırbayır’ın annesi, 103 yaşındaki Berfo Ana’ya ithaf edildi. Cemil Kırbayır’ın 12 Eylül askeri darbesinde gözaltındayken öldürüldüğü, TBMM Komisyonu tarafından dile getirildiği söylendi.

Basın açıklamasını okuyan İHD İzmir Yönetim Kurulu Üyesi İsmail Gerçek, 18 bin 700 kayıptan bahsedilen bir ülkede yaşanıldığının altını çizerek, toplu mezarların açıldığını, insanların öldürülüp, çukurlara gömüldüğünü ifade etti. Yaşanan faili meçhullerin açıklanması gerektiğine dikkat çeken Gerçek, “Bizler nerede, nasıl gömüldüğünün, kimler tarafından kaybedildiğinin açıklanmasını istiyoruz. Bütün kayıplar sizin gözetiminizde olmuştur. Bütün insanlık suçlarının bir an önce ortaya çıkması için araştırma komisyonu kurulmalı, düşünce ve ifade özgürlüğü önündeki tahammülsüzlüğünüzden vazgeçmelisiniz” dedi.

İSTERLERSE AYDINTALIRLAR

Şırnak'ın Cizre İlçesi'nde Dayikên Şemiyê (Cumartesi Anneleri) eylemlerinin 23. haftasında, faili meçhul ve kayıplarından sorumlu olanlarını yargılanması istendi. Cizre Lisesi önünde toplanan Cumartesi Anneleri, kaybettikleri yakınlarının fotoğraflarını taşıdılar. Eylemde konuşan Çağdaş Hukukçular Derneği Üyesi Avukat Veysel Vesek, bölgede yaşanan çatışmalı ortam sona ermeden geçmiş ile yüzleşme sağlanamayacağına dikkat çekti.

Bölgede yürütülen kirli savaşın bazı çevreleri kalkan niteliğinde koruduğunu belirten Vesek, "Mevcut hükümet isterse bu savaşı da durdurup ve faili meçhul cinayetleri de aydınlatabilir. Şırnak'ta işlenen faili meçhul cinayetlerin dosyalarını inceleyen savcılar, 2009 yılından bu yana üç kez değişti. Her gelen savcı dosyaları baştan incelerken bu da faili meçhul cinayetleri ve gözaltında kayıpların akıbetlerin aydınlatılmasının uzun bir zamana bırakılmasında neden oluyor" dedi.

FAİLLER BİLİNİYOR

1992 yılında Cizre'den Şırnak'a giderken yolda otomatik silahlarla taranan ve daha sonra cesedi yakılan Ömer Güven'in hikayesi de anlatıldı. 29 haziran 2007 yılında Şırnak'a bağlı Kumçatı (Dêrgul) Beldesi'nde eski bir korucunun silahını devlete teslim etmek isterken yapılan balistik incelemelerde Ömer Güven'in katledilmesinde kullanıldığı ortaya çıkmıştı. Sözkonusu korucunun aynı yıl içerisinde şüpheli bir şekilde intihar ettiği belirtilirken, Güven'in ölümüne neden olan silahın 5 yıl önce tespit edilmesine rağmen cinayetin aydınlatılmamasının düşündürücü olduğu ifade edildi.

Olayı anlatan Ömer Güven'in yakını Gule Güven, "Aradan geçen 20 yılı aşkın bir süredir Güven'in failleri bilindiği halde yargılanmıyorlar. Tek isteğimiz adalet ve faili meçhul cinayetlerin aydınlatılmasını istiyorum" şeklinde konuştu. (HABER MERKEZİ)

www.evrensel.net