25 Ağustos 2014 06:00

Çocuğum babasını tanısın

Arzu Oral’ın başına gelenler, aslında pek çok gazete ve televizyonda yayınlandı. Arzu, katıldığı eylemler nedeniyle 6 aylık bebeğiyle cezaevine girmek zorunda bırakılıyor ve şu anda da bekleyişi sürdürüyor. 18 Ağustos’ta Yargıtayın tanıdığı süre dolmuş, Arzu’nun cezası kesinleşmişti. Gözler “Alınacak mı, alınmayacak mı?” sorularıyla Arzu’ya çevrilirken, biz de onun evine konuk olduk. Arzu’nun hikayesini aralayalım, bir kadın olarak bu süreçle nasıl baş ettiğini soralım istedik. Tedirginlik, korku, bir yandan da mücadele... Türkiye’de adaletin düşünceye ve kadına mesafesinin ne olduğuna ise buyurun siz karar verin.

Paylaş

Gülşah İMREK
İstanbul

Arzu Oral’ın başına gelenler, aslında pek çok gazete ve televizyonda yayınlandı. Arzu, katıldığı eylemler nedeniyle 6 aylık bebeğiyle cezaevine girmek zorunda bırakılıyor ve şu anda da bekleyişi sürdürüyor. 18 Ağustos’ta Yargıtayın tanıdığı süre dolmuş, Arzu’nun cezası kesinleşmişti. Gözler “Alınacak mı, alınmayacak mı?” sorularıyla Arzu’ya çevrilirken, biz de onun evine konuk olduk. Arzu’nun hikayesini aralayalım, bir kadın olarak bu süreçle nasıl baş ettiğini soralım istedik. Tedirginlik, korku, bir yandan da mücadele... Türkiye’de adaletin düşünceye ve kadına mesafesinin ne olduğuna ise buyurun siz karar verin.

18 Ağustos’ta cezan Yargıtay tarafından onandı. Şu an yargılama süreci açısından somut durum ne?
Şu an yakalama kararım var. Her an gelip beni alabilirler.

Yakın zamanda Mecliste bir açıklama yaptınız. CHP Milletvekili Melda Onur ve HDP Milletvekili Nursel Aydoğan yanınızda yer aldı. Bu açıklama sonrasında bir gelişme oldu mu?
O gün avukatımı aramışlar ve 18 Ağustos’a kadar değerlendireceklerini söylemişler. Ama o tarihe kadar bir haber çıkmadı ve avukatım aradığında da ‘Adli tatildeyiz’ demişler. Yani şimdi de adli tatilin bitmesini bekliyoruz. Ama bir kamuoyu yaratılması açısından elbette İnsan Hakları Derneği ile olan da, milletvekilleriyle yaptığımız açıklama da çok değerli.

Peki sen kişisel olarak bu süreci nasıl atlatıyorsun? Sağlık sorunları yaşadın mı bu süreçte?

Baş dönmesi, mide ağrısı gibi pek çok hastalıkla bu süreçte tanıştım. Bir yandan da psikolojik şiddet görüyorum. Benim için şu an en önemli şey kızım. Benim bildiğim Türkiye’de cezaevlerinde şu anda 285 bebek var. Hiçbiri sağlıklı koşullar altında büyümüyor. Ne kızım Zeynep Simay’ın ne de Mülkiye’nin bebekleri Özgür ve Lorin’in böyle büyümesini istemiyorum.

Mülkiye Demir ile hikayeniz ortak aslında. Bu durum aranızda nasıl bir ilişkiye yol açtı?
Mülkiye ile Evrensel gazetesi sayesinde tanıştım zaten. Şimdi birbirimize destek oluyoruz çünkü birbirimizi en iyi biz anlıyoruz. O bu mücadeleye benden önce başladığı için daha çok şey biliyor. Mülkiye ve etrafımdaki diğer kadınlarla ördüğümüz dayanışma bana bir şeyi öğretti. O da kadın dayanışmasının asla ölmeyeceği.

Peki Türkiye’de adalet mekanizmasının işleyişi hakkında ne düşünüyorsun?
Gerçekten insan düşünmeden edemiyor. Katiller, hırsızlar yani gerçekten suçlu olan insanlar serbest bırakılıyor. Adli suçlu oldukları için mi acaba? Ben siyasi suçlu olduğum için mi bu kadar uğraştırılıyorum? Eğer ben şimdi cezaevine girersem, benim çocuğum 5.5 yaşında cezaevinden çıkmış olacak. Ben çocuğumun babasını tanımadan büyümesini istemiyorum.

Sürecin olumlu sonuçlanması neye bağlı?
Şu anda tek beklediğimiz şey Anayasa Mahkemesinin vereceği karar. Ben Zeynep Simay’ın eşyalarını toplamaya başlamıştım ama en azından bu karardan umutlu olduğum için toplamayı bıraktım.

‘TORUNUM 1 YAŞINA CEZAEVİNDE GİRMESİN’

Arzu’nun annesi Süheyla Şabo: Biz her zaman kızımın yanındayız. Hep adaletin olduğuna inandık, olacağına da inanıyoruz. Devlet yetkilileri kadınlardan bir sürü çocuk yapmasını istiyor, ama doğan çocuklar da cezaevinde büyümek zorunda kalıyor. Torunum ilk yaş gününü demir parmaklıklar arkasında kutlasın istemiyorum. Kızım nasıl çocuğu için mücadele ediyorsa ben de onun için mücadele ediyorum. Bizim hayatımız altüst oldu. 1 aydır biz İstanbul’dayız. Bu kararın olumlu sonuçlanmasını umut ediyoruz.

OLAYIN GEÇMİŞİ

2006 yılının Eylül ayında ‘Gaye Operasyonları’ adı altında Türkiye genelinde bir operasyon düzenlenmişti. Lübnan teskeresine karşı, savaş karşıtı ve yasal olan bir basın açıklamasına katıldığı için Arzu Ceylan Oral hakkında dava açıldı. Mahkeme süreci uzadı ve Arzu 2008 yılında ‘Terör örgütüne üyelik suçundan’ 6 yıl 3 ay ceza aldı. Yargıtaya itiraz edildi. 2009, 2010 ve 2011 yıllarında dava tekrar açıldı ancak itiraz kabul edilmedi. Avukat durumu aileye bildirmeyince Arzu, geçtiğimiz ay cezanın onanmak üzere olduğundan haberdar oldu.
 

ÖNCEKİ HABER

Yemen halkı kötü yaşam koşullarına karşı birleşti

SONRAKİ HABER

Ekrem İmamoğlu: İstanbul'da en büyük ihaleler canlı yayınlanacak

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa