25 Ağustos 2014 06:00

Mevsimlik değil ömürlük

Adana’da, Tuzla Karagöçer’deki yerleşik tarım işçileri ile çalışma koşullarını konuşuyoruz. Çoğu Doğu ve Güneydoğu Anadolu illerinden gelen işçilerin yanı sıra savaştan kaçan Suriyeli Araplar ve Kobaneli Kürtlere de rastlıyoruz. Kamışlardan yaptıkları çadırlarda, sağlıksız koşullarda yaşıyor hepsi.

Paylaş

Emre AYDIN
Adana


Adana’da, Tuzla Karagöçer’deki yerleşik tarım işçileri ile çalışma koşullarını konuşuyoruz. Çoğu Doğu ve Güneydoğu Anadolu illerinden gelen işçilerin yanı sıra savaştan kaçan Suriyeli Araplar ve Kobaneli Kürtlere de rastlıyoruz. Kamışlardan yaptıkları çadırlarda, sağlıksız koşullarda yaşıyor hepsi. 40 dereceyi aşan sıcaklarda pamuk, biber, karpuz toplayan binlerce tarım işçisi kadın, genç ve çocuk mevcut. Biber tarlasında çalışan işçilerden Bahri Kaya, şafakla birlikte tarlalara geldiklerini, gün boyu çalıştıklarını söylüyor. İşleri ne zaman biterse o zaman tarladan ayrıldıklarını dile getiren Bahri, ailece çalıştıkları bu işte bir tarım işçisinin yevmiyesinin 30 TL olduğunu ifade ediyor. Siverek’e 5 yıldır geri dönmemiş olan bu aile kışın tarla ekimi yapıyor, yazın biber topluyor, sonra da nar toplamaya gidiyor.

YEVMİYE SABUNA BİLE YETMİYOR

Ailenin bir diğer üyesi Kasım Kaya, aldığı 29.50 TL  yevmiyesinin çamaşırlarının sabununa yetmeyeceğini söylüyor. Kadınların işi ise tarlada bitmiyor, o yorgunluğun üstüne bir de ev işleri ekleniyor. Gurbet Kaya, 17 yaşında genç bir kız, ağabeyleri ile aynı koşullarda çalışıyor. Gurbet, tarlada çalıştıktan sonra evde de ev işi yaptıklarını, eve suyu kadınların taşıma yolu ile getirdiğini söylüyor.

Ömer Kaya ise henüz 15 yaşında ve okuma yazma bilmiyor. Yoksul oldukları için çalışmak zorunda olduğunu dile getiren Ömer, Şanlıurfa’ da fırında çalıştığını, Adana’da ise bütün yılının tarlada geçtiğini söylüyor. Yorgunluktan oyun bile oynayamadığını belirten Ömer, tarladan geldikten sonra televizyonun karşısında oturup kaldığını ifade ediyor, “Okuma imkanım olsa avukat olurdum” diyor.

HEM TARLA HEM FABRİKA

Bir başka tarlada karpuz toplayan, çoğu genç kadın tarım işçileri ile karşılaşıyoruz. Gençler konuşmaya çekiniyor. İki çocuk annesi Zeynep Kurt ise konuşmak istiyor. 18 yıldır Adana’da tarlalarda çalıştıklarını, Adıyaman’dan  tarım işçisi olarak geldiklerini ifade ediyor. Sabah 5.30’da başlıyor mesai en az 12 saat sürüyor. Zeynep Kurt, yıl içerisinde domates, patlıcan, biber bitince bahçelerin başladığını sonra yine sera altına başlıyoruz diyor. “İki gün geliyoruz bir tüp dolduruyoruz” diye anlatan Kurt, narenciye fabrikalarında iş bulursa tarla dışında fabrikada da çalıştığını ekliyor.

ÖNCEKİ HABER

Küresel elitlerin Ortadoğu birliği planı

SONRAKİ HABER

Mısır’ın devrik Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi mahkeme salonunda öldü

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa