24 Ağustos 2014 17:23

Roboskî sınırı da Şengal Dağı oldu!

Irak Şam İslam Devleti’nin (IŞİD) saldırılarından kurtulmayı başararak Türkiye sınırına ulaşan, ancak pasaportları olmadığı için girişlerine izin verilmeyen Êzidilerin çilesi Roboskî sınırına ulaştıktan sonra da bitmiyor. Burada da asker engeliyle karşılaşan Êzidiler, ağaç ve kayalıkların gölgeliklerine sığınarak yaşama tutunmaya çalışıyor.

Paylaş

Irak Şam İslam Devleti’nin (IŞİD) saldırılarından kurtulmayı başararak Türkiye sınırına ulaşan, ancak pasaportları olmadığı için girişlerine izin verilmeyen Êzidilerin çilesi Roboskî sınırına ulaştıktan sonra da bitmiyor. Burada da asker engeliyle karşılaşan Êzidiler, ağaç ve kayalıkların gölgeliklerine sığınarak yaşama tutunmaya çalışıyor.

Şengal ve çevre köyleri ele geçiren IŞİD’in katliamından kurtulmak için yurtlarını terk etmek zorunda kalan binlerce Êzidi, Federal Kürdistan Bölgesi’nin Keşan alanında ve TSK’ya ait savaş uçaklarının katlettiği 34 köylünün bedenlerinin parçalandığı 15. sınır taşının yer aldığı çizgide sınırı geçmek için bazen günlerce bekliyor. Êzidiler, bu bölgeyi ‘ikinci Şengal Dağı’ olarak adlandırıyor.

GÖÇ YOLUNDA DOĞUM

Aralarında çocuk ve hastaların da bulunduğu bu Êzidiler, kayalıkların ve ağaçların gölgeliklerine sığınarak yakıcı güneşten korunmaya çalışıyor. Anneler bulabildikleri boş tenekeler ve konserve kutularında pişirebilecekleri ne varsa pişirip çocuklarına yedirme uğraşında. Göç yolunda doğum yapmak zorunda kalan annelerin dramı ise yürek burkuyor. Şengal Dağı’ndan çıktıkları sırada yolda doğum yapan Nefiya Xelef, kendisi de yeteri kadar iyi beslenemediği için sütüyle besleyemediği çocuğunun sağlığının her geçen gün kötüye gittiğini söylüyor. IŞİD saldırısının ardından pasaportu olan eşinin Avrupa’ya kaçtığını söyleyen Xelef, “Şengal’de ben, eşimin kız kardeşi ve eşimin annesi ile birlikte ne yapacağımızı, nereye gideceğimizi bilmediğimiz için dağın yolunu tuttuk. Orada PKK’liler bizi sahiplendi. Onlar olmasaydı hayatta olamazdık. Ama keşke ölseydik de bu yaşadıklarımızı görmeseydik” dedi.

‘KAYALAR VE AĞAÇLAR EVİMİZ OLDU’

Karaçalı ve Keşen bölgesi arasında bulunan dağlık alanda çalı-çırpı toplayarak çocuklarına yemek pişirmeye çalışan Êzidi anne Gule İlyas ise Şengal’de yaşadıklarını asla unutamayacağını belirtiyor. İlyas, “Burada güneşin kavurucu sıcağında, kayalar ve ağaçlar bizim ikinci evimiz oldu” diyor. (Şırnak/DİHA)


O YOLDAN GELDİLER

IŞİD’in saldırılarından kaçıp, Uludere’nin Roboskî Köyü’ne ulaşan Êzidiler, 28 Aralık 2011’de TSK’ya ait savaş uçaklarının bombardımanıyla katledilen 34 köylünün bedenlerinin parçalandığı yolu kullanıyor.

‘11 SAAT YÜRÜDÜK’

IŞİD saldırından kaçarak Roboskî’ye ulaşmayı başaran Abdullah Ahmet’in iki çocuğu  IŞİD tarafından öldürülmüş.  Ahmet yaşadıklarını şu sözlerle anlatıyor; “32 kişi toplu olarak araçlarla kaçtık. Ancak IŞİD bizim peşimize düştü. Şaiya bölgesine gittik. Bir gün, bir gece kaçtıktan sonra Zaxo’ya ulaştık. Bir harabe eve girdik. Bir kaç gün sonra yollara düşüp 11 saatlik yolun ardından Türkiye’ye geldik” dedi.

Mejder Derviş ise, “IŞİD çok sayıda insanımızı öldürdü. Çok kişi dağlarda susuz açlıktan öldü. Bir gün yürüdükten sonra Türkiye’ye geldik” dedi.
Büyük bir dram yaşadıklarını belirten Êzidilerden Hıdır Azam ise geride kalan birçok çocukla yaşlının açlık ve susuzluktan öldüğünü söyledi. Azam, “Bizim bulunduğumuz Şengal’de IŞİD 2 bine yakın insanı kurşuna dizip kafasını keserek öldürdü. Biz canımızı zor kurtardık” dedi. Şengal’de IŞİD tarafından rehin tutulan ve daha sonra bırakılan 12 yaşındaki Raif Kasım İlyas ise gözyaşları arasında tüm ailesinin IŞİD tarafından öldürdüğünü anlattı. (Şırnak/DHA)


10 ÇOCUKLARI REHİN ALINDI BEBEKLERİ AÇLIKTAN ÖLDÜ

IŞİD’in zulmüne maruz kalan Êzidilerle ile ilgili her gün yeni bir dram ortaya çıkıyor. Saldırılar sırasında Til İzer köyünden Şengal Dağı’na kaçan Ferman ve Nofe Hesen Xelef çiftinin 10 çocuğu, IŞİD tarafından rehin alındı. Çiftin 3 aylık bebekleri de dağda hastalanarak, yaşamını yitirdi.

13 çocuk sahibi olan Ferman ve Nofe Hesen Xelef çifti, köylerinin baskına uğramasıyla birlikte canlarını kurtarmak için çocuklarıyla birlikte Şengal Dağı’na sığındı. Yanlarına sadece birkaç parça eşya, yolluk ve sürülerini alarak yola çıkan Xelef ailesi, yolda IŞİD’in pususuna düştü. Birçok farklı noktadan Xelef ailesi ve beraberindeki diğer aileleri kuşatan çeteler, çok sayıda kişiyi rehin aldı. Bu saldırıda 9 kız ve 1 erkek çocukları çetelerce rehin alınan Xelef çifti, 3 çocuklarıyla pusudan kurtulabildi.

Bölgede bulunan Peşmergelerin geri çekilmesi nedeniyle kaderleriyle baş başa kaldıklarını belirten Xelef ailesi, çaresizlik içinde çocuklarını çetelerin elinde bırakarak, diğer ailelerle birlikte sığındıkları Şengal Dağı’nda günlerce aç ve susuz kaldı. Anne Nofe Hesen Xelef, dağda geçen o günleri “İçecek su bile bulamıyorduk. Günlerce kızgın güneş altında kaldığımız için sürekli kusuyorduk. Bebeğimi emziriyordum ama ne bedenimde can kalmıştı ne de verecek süt” diyor. YPG ve HPG’lilerin Şengal Dağı’na ulaşmasıyla birlikte sürülerini de dağda bırakarak 8 saat süren bir yolculukla dağdan tahliye edildiklerini, bu sırada bebeğinin hastalandığını söyleyen anne Xelef’in gözlerinden yaşlar süzülüyor konuşurken.
Eşinin yarıda bıraktığı sözlerini tamamlamak için söze giren baba Ferman Xelef, yolculuğun ardından sığındıkları Federal Kürdistan Bölgesi’nin Zaxo kentinde, bebeklerinin yaşamını yitirdiğini söylüyor.

IŞİD’in kaçırdığı çocuklarından en büyüğünün 13 yaşındaki Delal olduğunu söyleyen baba Xelef, “13 çocuğum vardı 10’unu IŞİD kaçırdı, diğer 3 çocuğumdan en küçüğü, 3 aylık bebeğimiz kötü koşullar ve beslenememekten yaşamını yitirdi. Burada toprağa verdik” diyor. (Duhok/DİHA)

ÖNCEKİ HABER

Bütün itirazlara rağmen başkanlık edecek

SONRAKİ HABER

Erdoğan gerilimi artıyor: Pazar günü Sisi mi diyeceğiz, Binali Yıldırım mı?

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa