24 Ağustos 2014 11:40

Ferguson’da gerçek adalet...

Missouri eyaletinin Ferguson kasabasını kasıp kavuran öfkenin fitili, polisin, silahsız genç bir siyahı vurmasıyla ateşlendi. Ancak medya, olayları yansıtırken “McDonalds’ın işgal edilmesi”, “bir marketin yağmalanması” gibi başka “suçları” öne çıkarmayı tercih etti.

Paylaş

Michelle CHEN

Missouri eyaletinin Ferguson kasabasını kasıp kavuran öfkenin fitili, polisin, silahsız genç bir siyahı vurmasıyla ateşlendi. Ancak medya, olayları yansıtırken “McDonalds’ın işgal edilmesi”, “bir marketin yağmalanması” gibi başka “suçları” öne çıkarmayı tercih etti. Bu birbiriyle çelişen görüntüler –mülke zarar ve adi hırsızlık, siyahların yaşamlarının çalınması ve sistematik toplumsal dışlamaya karşı- Amerika’daki ırk ayrımının yaşam ve mülke biçilen toplumsal değeri nasıl çarpıttığını ortaya koydu. Ferguson’daki direniş hem adaletsizliğe karşı çıkışı hem de kamusal alanın yeniden sahiplenilmesini temsil ediyor.

Ferguson protestoları ırk ayrımcılığının etrafında şekillense de kargaşanın sınıfsal dinamikleri de gözden kaçırılamayacak biçimde kuşatılmış sokaklardaki yerini almış durumda. Kurumsal ırkçılık yıllardır barınma hakkına erişimdeki ayrımcılık, kitlesel yoksullaştırma ve beyazların hakimiyetindeki yerel yönetimle kendisini dayatıyor.

Ekonomik haksızlık duygusu protestolarla kendisini gösteriyor ve polis saldırıları da Ferguson’daki iktidar ve refahın paylaşımındaki devasa ayrımcılığın daha da görünür kılınmasını sağlıyor. İşçi hakları savunucuları şimdi “Mike Brown için adalet” sloganının, bugün ona yas tutan yoksul halk için ne anlama gelmesi gerektiğini derinleştiren tartışmalar yapıyor.
Uluslararası Hizmet Sektörü İşçileri Sendikası’nın (SEIU) kolu “Gelecek için Mücadele Edenler(Future Fighters)” aktivistleri NAACP ve Siyah Direniş Örgütü gibi kuruluşlarla dayanışma içerisinde, her gün yürüyüşler düzenleyerek eylemlerde ekonomik adalet talebini dile getiriyor. Protestolar sonrası sokakları temizlemek için gruplar oluşturuyorlar, protestoculara “Haklarınızı öğrenin” eğitimi veriyorlar ve kalabalıkların koordine edilmesine yardımcı oluyorlar. Aynı zamanda su dağıtımı, protesto sırasında güvenli bir yere geçmesi gereken insanlara yardım ya da kasabayı saran travmaya karşı mücadele eden yerel halka destek gibi basit gözüken çalışmalar da yürütüyorlar.

ÖRGÜTLÜ İŞÇİLERİN ROLÜ

Gelecek için Mücadele Edenler’in yerel örgüt başkanı Jerry Hart, St. Louis’teki bir hastanede teknisyen olarak çalışıyor. Hart, çok sayıda SEIU üyesinin Ferguson’da çalıştığını ve yaşadığını belirterek örgütlü işçilerin alanda anahtar bir rol üstlendiğini belirtiyor: “Eğer siz SEIU iseniz, temsil ettiğiniz insanlar burada yaşıyor demektir. Her gün buradan işe gitmek zorundalar. Eğer kendinize işçi sendikası diyecekseniz böylesi bir eylemde yer almalısınız çünkü bu aynı zamanda bir işçi sorunudur.”

Gelecek için Mücadele Edenler, barışçıl gösterilerin sükunetini korumasına yardımcı oluyor. Ancak, yerel mülke zarar verilen şiddet eylemlerini onaylamasalar da bunun arkasında yatanın ne olduğunu anlıyorlar.

Kansas City’de görev yapan bir hastane aşçısı olan Te’Aun Bell de Gelecek için Mücadele Edenler üyesi. Bell, The Nation’a şunları söylüyor: “Huzur istiyorlar. Yerel halk yağmaya hoş gözle bakmıyor ancak aynı zamanda bunun bir öfkenin, gerilimin dışavurumu olduğunun farkındalar.”

Bir St.Louis’li olarak kendi tecrübelerinden yola çıkan Hart, bazı protestocuları saldırganlığa sevk eden öfkenin nedenlerini iyi biliyor. İş arayan ancak sabıkası ya da eğitim seviyesinin yetersizliği sebebiyle iş bulamayan birçok akrabası var. Hart, “Gidecek yeriniz yok, eğitiminiz yok, işiniz yok. Sırtınız duvara dayalıyken hayatta kalmak için her şeyi yapabilirsiniz” diyor.
Gelecek için Mücadele Edenler aynı zamanda, medyanın gözünü sokaklardaki çatışma görüntülerinden halkın günlük mücadelesine çevirebilme amacıyla tabandan bir medya projesi de başlatmayı hedefliyor.

Hastane teknisyeni ve Gelecek için Mücadele Edenler Üyesi Loreal Cornell, Ferguson protestolarının hükümet ve polisi daha sorumlu hale getirecek bir siyasi mücadeleyi başlatmasını umuyor.

“Belediye meclis üyesinin kim olduğunu, belediye başkanının ne yaptığını ya da valinin ne işe yaradığını bilmeyen çok sayıda gencimiz var” diyen Cornell, gençlere okulda, siyasi sürecin hayatlarıyla ilişkisinin öğretilmediğini belirtiyor. Cornell, uzun vadede siyasi değişim için insanların hakları konusunda eğitilmesi gerektiğini söylüyor.

FERGUSON, EMEK VE EŞİTLİK MÜCADELESİNİ BİRLEŞTİREBİLİR

St.Louis tarihinde sınıf ve ırksal eşitlik mücadelesi hep bir arada yürümüştür. 1917’de Doğu St. Louis eylemleri beyaz işçilerin, güneyden gelen siyah işçilere “grev kırıcılık” gerekçesiyle saldırması üzerine patlak vermişti. Sonraki on yıllarda siyah işçiler, St. Louis bölgesindeki örgütlü güçlerini yurttaş hakları mücadelesine de taşımıştır.
Bugün Ferguson’da yoksul emekçilerin mücadelesi daha farklı bir tonda. Irk ayrımcılığı, Jim Crow yöntemlerinden ırksal refah ayrımının yarattığı yapısal dışlamaya evrilmiş durumda. Ferguson’da yoksulluk büyürken kamusal hizmetler erozyona uğradı, işsizlik arttı. 1983’ten bu yana Missouri’de sendikalılık oranı yarı yarıya azaldı ve ülke ortalamasının altında bir oran olan yüzde 9’a düştü.

Ferguson’u kuşatan ekonomik şiddet, sokak çatışmaları ve gaz bombaları dağıldıktan sonra da emek ve hak savunucularını zorlamaya devam edecek. Amerika İletişim İşçileri sendikasının yerel örgüt başkanı Bradley Harmon, The Nation’a e-posta yoluyla yaptığı açıklamada “Aciliyeti olan Mike Brown için adalet talebi gündemden düştükten ve katil cezalandırıldıktan sonra, ırksal olarak bölünmüş, üretim alanları yok edilen, kamusal altyapının çökertildiği bir topluma sahip olmaya devam edeceğiz. Halen emekçilerin büyük bir çoğunluğunun yaşam standartları kötüleşmeye devam ediyor” diyor.

Emeğin “St.Louis’teki ırksal olarak en çok iç içe geçmiş toplumsal güç” olduğunu söyleyen Harmon, Ferguson’un ekonomik ve ırksal eşitlik mücadelesini birleştirmenin katalizörü olabileceğini belirtiyor: “Eğer emek mücadelesindeki gerilemeyi tersine çevirmek istiyorsak Ferguson’da yaşananları mümkün kılan yoksulluğu, dışlamayı ve kamu hizmetlerindeki azalmayı hedef almak zorundayız.”

Cornell, geniş kapsamlı bir toplumsal direniş hareketinin parçası olarak Gelecek için Mücadele Edenler’in sendikal örgütlenme taktiklerini kullanarak emekçileri güçlendirmeye çalıştığını söylüyor: “Eğer bu hareketi kazanırsak ‘Durumumuz nasıl olur, mahallemiz nasıl gözükür, Ferguson nasıl inşa edilir’ sorularını halkın kendisine sormasını sağlamaya çalışıyoruz. Çünkü bence bu sorular, aklı harekete geçiren sorular ve halkın ihtiyacı olan şey de bu.”

Missouri’deki emek örgütlerinin önünde verilecek çok kavga var. İşyerlerini örgütlemek, fast-food dükkanlarında çalışan emekçilerin ücretlerini artırmak, kamusal hizmetler için adil bir paylaşım talep etmek.  Ancak atılacak ilk adım Ferguson’un sokaklarını geri kazanmak; ve halk buradan ilerleyerek devletin, şirketlerin ve tarihin kendilerinden çaldığı onur için adalet talep edebilir.

*The Nation’dan çeviren Mithat Fabian SÖZMEN

ÖNCEKİ HABER

Harfiyat

SONRAKİ HABER

AKP kongrelerinde halkın ekmeğini yemişler

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa