Harfiyat

Harfiyat

Gün geçmiyor ki diye başlayan politik değerlendirmelere ya da hak gaspı haberlerine alışkınız biz ama ben gün geçmiyor ki memlekette seksten bahseden birileri çıkmasın diye başlayacağım. Ülke gündemi değil kahvehane ya da hamam sohbeti adeta. Açık toplum bu mu ki?

Özge KURU

Öğretmen öğrencilere sormuş:
- Ağaçta 7 kuş var. Avcı ateş ediyor, 3 tanesini vuruyor. Ağaçta kaç kuş kaldı?
Birisi 4 kuş kalır deyince başka bir çocuk hemen atılmış:
- Hayır öğretmenim ateş edince bütün kuşlar uçar, ağaçta hiç kuş kalmaz...
Öğretmen bunun üzerine :
- Cevap yanlış ama tarzını sevdim, demiş. Çocuk :
- Öğretmenim, ben de bir soru sormak istiyorum. Ellerinde dondurma olan 3 kadın var. Biri dondurmasını yalıyor, öbürü emiyor, diğeri de ısırıyor. Bu kadınlardan hangisi evlidir?
Öğretmen düşünmüş, düşünmüş...
Ve sonunda cevap vermiş. Ne cevap verdiği hiç önemli değil vallahi. Doğru cevabı bulamıyor. Önemli olan dondurma yeme tarzından kadının medeni durumunu tahlil edebilen yurdum insanın fıkralarımıza konu olurken yazarlarımızın da bilmece-bildirmece-dil-üstünden-kaydırmaca ciddiyetini ıskalamaları. Hadi merakta kalmayın, fıkraya göre doğru cevap alyansı olan.

BUNLAR HEP SEKS

Gün geçmiyor ki diye başlayan politik değerlendirmelere ya da hak gaspı haberlerine alışkınız biz ama ben gün geçmiyor ki memlekette seksten bahseden birileri çıkmasın diye başlayacağım. Ülke gündemi değil kahvehane ya da hamam sohbeti adeta. Açık toplum bu mu ki? Seks tapeleri/kasetlerini daha yeni unutmuş, kahkahamıza iffetsiz diyenlere elimizin tersiyle şöyle okkalı bir gülerken Emine Şenlikoğlu döktürdü fondan. (Memlekette sohbetler oturma odasında yapılıyor da gözler hep bir yatak odasında. Yazın serotonin artıyormuş ondan mı acaba?): “Bazı dondurma firmalarının kastı satış değil, ülkemizde rezilliği, fuhşiyatı normal göstermeye çalışmaktır. O rezil reklam ürünleri alanlarla bu dünyada görüşemeyeceğimiz belli. Ama ahirette hepsinden davacı olacağım. Bizim canımız çıksın, kardeşimiz fuhuş reklamlı dondurma alsın!’

Annem hep der “Bir lafa bakarım laf mı diye, bir de söylene bakarım insan mı diye.” Ellerinde dondurmalarla meydanlarda eylem yapan kadınları görmediğimize göre lafı da Emine Şenlikoğlunu da pek ciddiye alan çıkmadı galiba. Oysa ne güzel olurdu bu sıcaklarda şöyle vanilyalı, kakaolu bir protesto.

HIYAR VE KABAK SORUNSALI

Kadın haklı beyler. Beyler diyorum çünkü bu kadar eril bir fikre hak verecekleri daha çok eril bedenlerde ve eril beyinlerde buluruz. Dondurmam Gaymak adlı filmde “şalepli” ve sağlıklı dondurmasıyla yalnız su ve gıda boyasından dondurma yapan tekellere kafa tutan motorlu dondurmacının samimiyetini bulamadığımız Şenlikoğlu, dondurma firmalarını pezevenkliğe soyunmakla eleştiriyor ama hesabı dondurmayı yiyenlerden soruyor. E tabi en çok da her zamanki gibi kadına gidiyor mesaj. Yasak meyveden sonra fuhuş yemeği belli oldu ey kadınlar. Sokaklarda yiyecek değiliz ya bundan böyle. Yanımızda bir erkekle yiyorsak da mutlaka nikah düşmüştür.

Eli belinde cümleleriyle sürekli kadınları azarlarken karşılaştığımız, yalnız tanga giyen Sibel Can’ı değil dar etekli türbanlı kadınları da gözünde bitiren yazarımızın ‘dandik tesettür, fuhuşçu laiklik’ gibi derinlikli saptamaları da yok değil. Elbette bizim medya da serapta kuyu bulmuş bedevi gibi sordukça soruyor Şenlikoğlu’na. O öyle midir bu böyle midir.  Ben de buradan kendisine merak soruyorum:

Benzer çağrışımlara sahip muz meyvesini tabak tabak misafirlere ikram etmek nasıl bir ahlak anlayışına sığar? Reklamlarda gerçekten de mankenlere çubuğuna kadar yalattıkları dondurma haram eyvallah da yine salatalık olsun, kabak olsun, patlıcan olsun sebzeler mutfakta pimi çekilmiş bombalar gibi beklerken ben nasıl abdestim kaçmadan yemek yapacağım?

IŞİD REKLAM FİLMİ ÇEKSE

O diil de IŞİD şöyle bir reklam filmi çekse, kız çocuklarını ve evli bekar tüm Iraklı kadınları nasıl teröristlere helal ettiklerini anlatsalar, ev ev gezip baskınlarda kadınlara tecavüz ettiklerini gösterseler Şenlikoğlu onlara da çemkirir mi? Êzidi kadınlar ellerine dondurma alıp kamera karşısına geçse canlarını, çocuklarını, yerlerini yurtlarını kaybetmelerinin acısını Şenlikoğlu’nun gündemine sokmayı başarırlar mı? Memlekette kadın cinayetlerini önlemek için hükümetin artık bir zahmet harekete geçmesini isteyenler çubuklu dondurmayla mı çıksa ortalığa? Şenlikoğlu, dondurma yedi diye azarlanacak, dayak yiyecek ve belki de öldürülecek kadınlardan da hesap soracak mı öte dünyada? Bizim aklımızın almadığı her çıkışları, kadınlığın önüne çekilen yeni bir set, başına indirilmek istenen başka bir yumruk aslında. Onun ve diğerlerinin oturdukları yerden yazarak yaptıkları “harfiyat”: Fuhşiyat filan derken kelimelerle kadınlığın özgürlüğünde neden oldukları devasa tahribat.  

Ha bu arada, sosyal medyada dondurma kabından annenin yaptığı kabak dolması çıktı diye üzülen genç! Araştırmalara göre dondurma enerjiyi azaltıp cinsel isteği olumsuz etkiliyormuş. Anneler bilirler…

www.evrensel.net