23 Ağustos 2014 17:02

'Şengal ve Rojava'ya gidecek suyu biz üretiriz'

DİSK /Gıda-İş Sendikasında örgütlenen Munzur Su Tarım Ürünleri AŞ işçilerinin sendikal örgütlülüklerinin ve toplu sözleşme taleplerinin kabul edilmesi için başlattıkları direniş ikinci gününe ziyaretlerle başladı.

\'Şengal ve Rojava\'ya gidecek suyu biz üretiriz\'

Fotoğraf: Evrensel

Paylaş

Kemal ÖZER
Dersim

DİSK /Gıda-İş Sendikasında örgütlenen Munzur Su Tarım Ürünleri AŞ işçilerinin sendikal örgütlülüklerinin ve toplu sözleşme taleplerinin kabul edilmesi için başlattıkları direniş ikinci gününe ziyaretlerle başladı.  Dersim Sendikalar Platformu ve Dersim Belediyesi Eş Başkan Yardımcısı Hüseyin Tunç direnişin ikinci gününde Munzur Su işçilerini ziyaret etti. Öte yandan şirketin "Grev yüzünden Şengal ve Rojava'ya su gönderemiyoruz" açıklamasına Gıda-İş Genel Sekreteri Seyit Aslan'dan tepki geldi: "Munzur Su'nun bölgeye hiçbir bağışı yoktur. Yurtsever aileler parayla satın alarak bölgeye su gönderiyor. Sendikamız Şengal ve Rojava için yardım toplamıştır. Ayrıca Şengal’e ve Rojava’ya gönderilecek su yardımını sadece oralara göndermek koşuluyla üretmeye hazırız."

Direnişlerinin ikinci gününde Munzur Su işçilerini Dersim Sendikalar Platformu ziyaret etti. Direnişteki işçiler ziyaretçilerini alkışlarla ve sloganlarla karşıladı. “İş, ekmek, özgürlük”, “sendika hakkımız söke söke alırız” sloganları atan işçiler ile Dersim Sendikalar Platformu adına giden heyet işçilerin talepleri üzerine sohbet etti.

Dersim Sendikalar Platformu adına konuşma yapan Dersim Tüm Bel Sen Şube Başkanı Mazlum Doğan, işçilere arkadaşlarının dayanışma selamını ileti. Haksızlığa karşı işçilerin örgütlü mücadelesine vurgu yapan Doğan, “bugün Munzur Su’yu Munzur Su yapan sizin emeğinizdir arkadaşlar. Bugün Munzur Su kalite kontrollerinde birinci sırada seçiliyorsa bunun temel nedeni buranın çalışanlarıdır. Onu birinci sıraya taşıyan, ulusal arenada tanıtan sizin emeğinizdir. Dolayısıyla sizin bu emeğe sahip çıkma hakkınız vardır” dedi. 9 yıldır işçileri oyalayan yöneticilerin sorumluluğuna değinen Doğan, “bugün sizi buranın kapanması ile tehdit edenler bilsinler ki bugün bu grevin de yarın olacakların da sorumluları onlardır” dedi. Mücadelenin başarıya ulaşması için, örgütlü birlikteliğin son ana kadar devam etmesi gerektiğini söyleyen Doğan, Dersim halkının ve sendikalarının sonuna kadar işçilerin yanında olduklarını belirtti. “Biz biliyoruz ki bu tesisi on yıldır ayakta tutan sizler olduğunuza göre bundan sonra da ayakta tutmayı en çok sizler istersiniz” diyen Doğan, işçilerin haklı taleplerine vurgu yaparak, emeklerinin karşılığını verilmesi gerektiğini belirtti.

Ardından söz alan Dersim Belediyesi Eş Başkan Yardımcısı Hüseyin Tunç, grevin işçi sınıfı için bir okul olduğunu belirtti.  İşçi sınıfının hakları ve talepleri etrafında burjuvaziye karşı birlik olması gerektiğini belirten Tunç,  gücün işçilerin ellerinde olduklarını söyledi. “Bugün şanteri indirmişseniz, üretimi durdurmuşsanız, bunu sizin tutumunuz belirlemiştir. Sizin üretimden gelen gücünüz olmasaydı bu iş bugün bu kadar tartışılmazdı” diyen Tunç, yıllardır işçilerin oyalandığını belirtti. Direnişin başarıya ulaşmasının tek bir yolu olduğunu belirten Tunç, “O da sizin içinizdeki duvarın su sızdırmaması. Örgütlü gücünüz karşısında onlar ayakta duramaz” dedi.

Munzur Su’nun birinci sırada olmasının, işçilerin başarısı olduğunu belirten Tunç, “işçilerin emeği üzerinde birinci sıraya çıkan bu işletme işçilerin hakları ve talepleri konusunda da birinci sırada olmalıdır” dedi.

Dersim halkı olarak işçilerin taleplerinin arkasında olduklarını belirten Tunç, direnişi selamlayarak konuşmasını noktaladı.

Daha sonra söz alan işçilerden sendika iş yeri temsilcisi İ.Deniz Erdoğan, ziyaretçilere süreci anlattı. Sendikalarının yönetim tarafından tanınmadığını söyleyen Erdoğan, “Neden başka sendikaya üye olmadınız, başka sendikaya üye olabilirdiniz’ denerek başka yerlere yönlendirilmek istendik” dedi. işçi sınıfının haklarını kazanmasının güçlüklere dayanmaktan geçtiğini, ‘hak verilmez alınır’ lafını bugün daha iyi kavradıklarını belirten Erdoğan, “Bizler işçiler olarak toplandık ve sendikal haklarımızın tanınması için ne gerekiyorsa yapmamız gerektiği kararına vardık” dedi. 

Sendikayla bir araya gelip bir taslak hazırladıklarını belirten Erdoğan, ilk başlarda sıcak geçen toplantıların sonradan sürekli ertelenen ve kaale alınmayan bir noktaya geldiğini söyledi. Daha önce uyarı eylemi yaptıklarını ama yapılan görüşmede sonuç alınamadığını belirten Erdoğan, sürekli ertelendiğini söyledi. Erdoğan, İş yerlerinin asla kapatıldığını istemediklerini ama yoksul içinde de çalışmak istemediklerini söyledi.

Dokuz yıldır Munzur Su’da çalıştığını belirten Murat Kıl, Bugün aldığım maaş 940 TL” dedi. İşçilerden Bülent Akbalık ise özveri ile fedakarca çalıştıklarını bunun karşılığında da emeklerinin karşılığını beklediklerini belirtti. Akbalık yaşadıkları süreci “Sendikamızın tanınmasını istiyoruz. Ne hikmetse yöneticilerimiz de bu sendikayı tanımadıklarını belirtti. 'Başka sendikaya üye olursanız yasal olarak kabul ederiz. Biz kabul etmesek de sistem bize dayatıyor zaten' dediler” sözleri ile dile getirdi.

MUNZUR SU TARIM ÜRÜNLERİ AŞ YÖNETİM KURULUNDAN BASIN TOPLANTISI

Munzur Su Tarım Ürünleri AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Fevzi Özer yaptığı toplantı ile basına açıklamalarını yazılı olarak dağıttı. Basın toplantısına gazetemizi çağırmayan yönetim kurulu yaptığı açıklamada, “Şirketimize ait Munzur Su fabrikasında 22.08.2014 tarihinde işyerinde çalışan işçilerimizin üyesi olduğu sendikanın öncülüğünde yasal olmayan bir şekilde iş bırakma başlatılmış olup şu an fabrikada üretim durdurulmuştur. Üyelerin üyesi olduğu Gıda İş Sendikası Türkiye çapında 1932 üyeye sahip olup Türkiye'nin herhangi bir işyerinde TİS yapma yetkisi bulunmamaktadır” dendi.

Sendika ve TİS sürecinin genel kurula taşınacağı dile getirilen açıklamada ayrıca “Buna rağmen işçiler kendi aralarında yapmış oldukları ve Emek Partisi yöneticilerinin de katılmış olduğu toplantı sonrasında sendika ile derhal TİS yapılması aksi takdirde eylemlerini süresiz olarak devam ettireceklerini deklare etmiş ve çalışmaya başlamamışlardır” denildi.

“IŞİD zulmünden kaçarak Türkiye'ye sığınan Ezidiler'e ve Rojava'ya şirketimiz, ortaklarımız ve duyarlı kamuoyu tarafından su yardımlarının en yoğun olduğu ve üretimimizin büyük ölçüde bu yöne sevkedildiği bu süreçte; hali hazırda 10 TIR'a yakın su sevkiyatımız üretimin durdurulması sebebiyle yapılamamaktadır” denilen açıklamada bu sevkiyatın yapılmaması ve üretimin durmasının sorumluluĞu ise işçiler ve işçilerin yanında yer alan kurumlara yüklendi.

SEYİT ASLAN: ŞENGAL'E VE ROJAVA'YA GİDECEK SUYU ÜRETİRİZ

Yapılan açıklamadan sonra arayarak görüşünü aldığımız DİSK/Gıda İş sendikası Genel Sekreteri Seyit Aslan gazetemize süreci anlattı.

Yüzde bir barajının altında kaldıklarının doğru olduğunu, bunu da en başından beri yönetim kurulunun bildiğini dile getiren Aslan, işçilerin 2010 yılında sendika üyesi olduklarını söyledi.

“İşçilerle birlikte bir yıl boyunca hiçbir talepte bulunmayıp bir yıl sonra bir taslakla yönetime gidilmesi karar verdik. 2011'de yönetim kurulu ile görüştük. Yönetim kurulu Munzur Su’nun yeni bir kuruluş olduğunu, henüz ayakları üzerinde duramadığını ve bir yıl süre tanımamızı istediler.  Daha sonra kendilerinden 2 yıllık süre daha istendiğini ve bunu da kabul ettiklerini belirten Aslan, geçen onca sürede yapılan genel kurul toplantılarına bu sorunu taşımadıklarını söyledi.

İki ay önce tekrar görüştüklerini dile getiren Aslan, “Yönetim işçilerle görüşmek istediğini söyledi. Ancak yapılan görüşmelerde işçi arkadaşlarımıza ‘siz neden sendikalı oldunuz. Biz size sendika olmadan da bu taleplerinizi veririz’ denerek bireysel sözleşme teklif edilmiş, ancak işçiler kabul etmemiştir” dedi.

Daha önce uyarı amaçlı iki saatlik iş bırakma eylemi yapıldığını belirten Seyit Aslan, grev kararı alındıktan sonra tekrar yönetim kurulu tarafından görüşme talep edildiğini, DİSK Genel Merkezinde görüşüldüğünü ancak Fevzi Özer’in, “Sinsi bir komplonun parçası olarak görev almışsınız; Munzur Su’yu batırmak istiyorsunuz” sözleri üzerine görüşmelerin kesildiğini, daha sonra karşı taraftan gelen özür ve teklif ile tekrar görüşüldüğünü ancak anlaşılamadığını belirtti.

Yetki hakkı olmayan sendikaların Türkiye’de yüzlerce sözleşme örneğinin bulunduğunu belirten Aslan, “Bir örneğini de Munzur Su’ya yolladık, almadılar” dedi. Şengal ve Rojava yardımlarına dair yönetimin yaptığı açıklamaya değinen Aslan, “Munzur Su’nun hiçbir bağışı yoktur. Kimi yurtsever insanlar para ile su alarak oraya gönderiyorlar. Bunlar Şengalli Rojavalı ailelerin arkasına sığınmış zavallılardır” dedi.

Bütün Türkiye halklarının  ve kendi sendikalarının da Şengal ve Rojava için yardım topladığını belirten Aslan,  Şengal’e ve Rojava’ya gönderilecek su yardımını sadece oralara göndermek koşuluyla üretmeye hazır olduklarını söyledi.

ÖNCEKİ HABER

Taner Ceylan ArtInternational’da

SONRAKİ HABER

Ersur Tekstil işçileri işsiz kalma kaygısı yaşıyor

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa