Bedaş’tan atılan işçiler ve oynanan oyunlar

Bedaş’tan atılan işçiler ve oynanan oyunlar

TEDAŞ-Bedaş en sonunda Cengiz-Limak-Kolin grubuna satılan Avrupa Yakası Elektrik Dağıtım hizmetlerinde çalışan eski kadrolu ve taşeron işçilerinin başına gelenler bugünün sorunları olmaktan çıkmış durumda.

İbrahim KIZILYER
DİSK/Gıda-İş Esenyurt Temsilcisi

TEDAŞ-Bedaş en sonunda Cengiz-Limak-Kolin grubuna satılan Avrupa Yakası Elektrik Dağıtım hizmetlerinde çalışan eski kadrolu ve taşeron işçilerinin başına gelenler bugünün sorunları olmaktan çıkmış durumda. Önceleri iş yerinde var olan Tes-İş taşeron işçilerinin sorunlarıyla ilgilenmez ve uzaktan seyretmeyi yeğlerken; taşeron işçilerin DİSK/Enerji-Sen’de örgütlenmesi ile başka bir boyut kazandı. Taşeron işçilerin yıllardır direnerek kazandıkları sendikal birlik çeşitli defa saldırılara maruz kaldı ve dağıtılmaya çalışıldı. Avrupa yakasındaki taşeron işçilerinin 550 tanesi şirket eliyle tasfiye edilmeye, TEDAŞ’ın AKP hükümetinin taşeron politikasının bir parçası haline getirilmeye çalışıldı. Tedaş’ın taşeron değişikleri, mücadele eden işçileri sirküle etme planları, işçilerin eylemlerine çarparak geri tepti. GOP’ta, Çağlayan’da Avcılar’da gruplar halinde atılan işçiler verdikleri mücadele sonucunda işlerine geri döndüler. 2013 yılında 550 işçinin birliği ve mücadelesiyle kazandıkları işe dönüşler DİSK/Enerji-Sen’deki örgütlenmeyi daha da pekiştirdi.

İŞ BİRLİKÇİ TES-İŞ’İN BEDAŞ’TA İHANETÇİ TUTUMU

Taşeron işçilerin Enerji-Sen’de örgütlenmeye başladığı yıllarda taşeron işçilere üvey evlat muamelesi yapan Tes-İş bürokratları sahada, eylem alanında büyüyen bu örgütlenmenin etkisizleştirilmesini hesaplayarak, taşeron işçileri üye yapmaya başladılar. Ana sendika, yetkili sendika propagandasıyla işçilerin kafasını karıştırmayı, Enerji-Sen’in örgütlenmesini baltalamayı planladılar. İşverenler, müdürler, şefler, enerji bakanlığının yetkilileri Tes-İş’le sürdürdükleri 50-60 yıllık dostluklarının bozulmamasını hayal ettiler. 

Nitekim 3 bine yakın çalışanın olduğu Bedaş’ta Cengiz-Limak-Kolin(CLK) grubuyla temmuz ayında TİS imzalayarak Enerji-Sen üyesi işçileri tasfiyeye yeltendiler. Hatta işverenle özel bir protokol yaparak Tes-İş üyesi olmayanların geriye dönük haklardan, toplu alacaklardan yararlanamayacaklarını ilan ettiler. Amaç asgari ücret düzeyinde, zor koşullarda çalışan işçileri baskılamak, parayla, rüşvetle satın alarak Tes-İş’e üye yapmaktı. Enerji-Sen işçileri bu rüşveti ve hileyi kabul etmedi. İşçi sağlığı iş güvenliği için yıllardır yürüttükleri mücadeleyi iş bırakarak (Bedaş merkezi önünde protesto ederek) Tes-İş’in ihanet sözleşmesiyle birleştirdi. Çünkü sözleşme diye imzalanan belge tamamen Enerji-Sen üyelerinin zihnini bulandırmayı amaçlamıştı. 110 lira brüt zammın 60 lirasını sendika aidatı olarak Tes-İş’e hibe etmenin dışında bir de toplu 1650 lira civarında rüşvet var. Çalışma yaşamıyla, işçi sağlığı, iş güvenliğiyle ile ilgili hiçbir sorun yokmuşçasına yapılan bir sözleşme… 250-300 işçi bunu kabul etmedi ve Bedaş merkezinde gereken cevabı verdi. 

AVCILAR’DA BAŞLAYAN SALDIRI 2+24 İŞÇİNİN İŞTEN ATILMASI 

İşçi sağlığı, iş güvenliği için alana çıkan Enerji-Sen üyeleri, Tes-İş’in sözleşmesini tanımadı. Aslında CLK patronlarının Tes-İş eliyle kurulan TİS tuzağı işlevsiz kalınca, işçi kıyımı başladı. saldırının ilk hedefi Avcılar’da 2 işçi atıldı. Elbette çalışan işçiler buna tavırsız kalmadı. İmza stantları açıldı ve Avcılar, Esenyurt’ta yaşayan işçi emekçilere bu saldırının mahiyeti anlatıldı.  Verim düştü, şirkette huzursuzluk başladı. Bunu gören patron arkasından 24 işçinin daha çıkışını verdi. Tamamen siyasi amaçlı bir saldırının başlamasıydı bu. Ardı ardına gelen saldırının devamı niteliğindeydi. Tes-İş ve işveren, Enerji-Sen’in pratikte, tabana dayalı, tamamen işçi inisiyatifi ile gelişen, ülke çapına yayılan bir sendikal anlayışı bitirmek için kollarını sıvamıştı. Çünkü; Avcılar açma-kapamada çalışan işçiler; Soma’daki işçi kardeşlerinin ölümüne sessiz kalmamış Tes-İş üyelerini de yanlarına alarak Avcılar Meydanı’na kadar yürümüş, iş bırakıp Taksim’e Mecidiyeköy’e giderek bu katliamı protesto etmişti. CLK patronlarını ve iş birlikçilerini rahatsız eden bunlardır. Bunun için Enerji-Sen üyesi işçilerin örgütlülüğünü dağıtmak istiyorlar. Hükümetin, patronların, sendika bürokratlarının idare ettikleri, sendikacılık oyunları oynadıkları, yasalar sendikal yapılar zedelensin istemiyorlar.

www.evrensel.net