21 Ağustos 2014 06:00

Kurtlar sofrasında bir cengaver

Geride bıraktığımız sezon Avrupa futboluna hangi lig damga vurdu” sorusunun yanıtı kuşkusuz La Liga. İspanya, Dünya Kupası’nda bir dönemin acı sonunu ilan etse de kulüpler arası rekabete damga vurdu. Şampiyonlar Ligi finalini Atletico Madrid ile Real Madrid oynarken, UEFA Avrupa Ligi’ni ise Benfica’yı penaltılarla geçen Sevilla kazandı.

Paylaş

Mithat Fabian SÖZMEN

Geride bıraktığımız sezon Avrupa futboluna hangi lig damga vurdu” sorusunun yanıtı kuşkusuz La Liga. İspanya, Dünya Kupası’nda bir dönemin acı sonunu ilan etse de kulüpler arası rekabete damga vurdu. Şampiyonlar Ligi finalini Atletico Madrid ile Real Madrid oynarken, UEFA Avrupa Ligi’ni ise Benfica’yı penaltılarla geçen Sevilla kazandı.

İspanya’da geçtiğimiz sezonun en özel hikayesi Atletico Madrid. Diego Simeone’nin öğrencileri, herkesin gelir uçurumuna bakarak “Real-Barça ve diğer takımlar arasındaki fark artık kapanmaz” dediği bir sezonda, paranın her şey olmadığını tüm dünyaya kanıtladı, 18 yıl sonra şampiyon oldu.

Simeone’nin topa hükmetmeye gerek duymadan, güçlü savunma ve hızlı hücumlarla sonuca giden çalışkan takımı, taktikler arenasında da fark yarattı. Premier Lig’in Jose Mourinho’su, kendisiyle özdeşleşen stilin Simeone tarafından, kusursuz uygulanmasını o kadar kıskanmış olacak ki, yeni sezonda ilk işi bu makineyi bozmak oldu.
Dünyanın en iyi kontra atak golcüsü Diego Costa ve muhteşem performansına rağmen Dünya Kupası’nda Brezilya milli takımına çağrılmaması hafif tabirle skandal olan Filipe Luis toplam 58 milyon avroya Chelsea’ye getirildi.

Evet, Simeone paranın her şey olmadığını kanıtladıysa da onun en büyük belirleyen olmadığını söyleyebilmek için başka şeyler gerekiyor(aha yine devrime bağladık)! Mourinho, 3 sezondur Atleti’ye kiralanan ve bu 3 sezonda dünyanın en iyi 3 kalecisinden biri haline gelen Belçikalı Thibaut Courtois’e de “Tamam artık” dedi ve başkent temsilcisine önemli bir darbe vurdu.
Atletico’nun başarısında önemli rol oynayan isimlerden David Villa, yaş haddinden New York City’ye yol alırken, Diego Ribas Fenerbahçe’ye, Adrian ise Porto’ya gitti.
Simeone’nin transferleri de fena değil: Kaleye Jan Oblak ve Miguel Angel Moya, sol beke Guilherme Siqueira, forvete Angel Correa, Raul Jimenez ve Mario Mandzukic alınırken, Real Sociedad’dan 30 milyon avroya gelen Antoine Griezzman tüm bunların içerisinde en çok dikkat çeken takviye oldu.

Atletico Madrid’in unvanını koruması zor ancak geçtiğimiz sezon da “şampiyon olması çok zor” diyordu biz ve bizim gibi ahkamseverler! Barça ve Real’in olduğu sofra, kurtlar sofrasını andırsa da futbolculuğundan beri yakinen biliriz ki Diego Simeone’nin cengaverliği o sofraları dağıtmayı iyi bilir!

BREZİLYA’DAN YATAY GEÇİŞ

Şampiyonlar Ligi şampiyonu Real Madrid, az ama öz transferlerle görkemli kadrosunu güçlendirdi. Carlo Ancelotti, 2014 Dünya Kupası’nın dikkat çeken 3 ismi için 120 milyon avro harcadı. Şampiyon Almanya’nın en iyilerinden Toni Kroos, Bayern Münih’ten 30 milyon avroya transfer edildi ki, bu günümüz futbol piyasasını düşünürsek, mütevazı bir rakam bile sayılabilir. Geçtiğimiz sezon başında 45 milyon avroya Porto’dan Monaco’ya gelen James Rodriguez ise Dünya Kupası’ndaki muhteşem oyunu ve golleri sonrası fiyatını 80 milyon avroya çıkardı. Rodriguez, 10 numara olarak Santiago Bernabeu’ya getirildi. Ancelotti’nin bir diğer transferi de Keylor Navas. Kosta Rikalı kaleci, geçtiğimiz sezon Levante’deki performansıyla, Thibaut Courtois ile birlikte ligin en iyi 2 kalecisi olarak gösterilmişti. 27 yaşındaki kaleci için 10 milyon avro ödendi.

Real, Alvaro Morata’yı 20 milyon avroya Juventus’a gönderirken, Angel Di Maria’nın da her an Manchester United’a transferi kesinlik kazanabilir. MANU, Di Maria için bir servet ödemeye hazır.

SUAREZ-MESSİ-NEYMAR!

“Ne yani bu yazıda bahsettiğin diğer rakamlar servet değil mi” diyenler biraz da Barcelona’nın transfer sezonuna bakabilir. Luis Enrique’yi takımın başına getiren Barça, tüm sezonun en görkemli transferini biraz da transferinin dişlerine borçlu. Uruguaylı Luis–insanları ısırmasa daha çok sevilecek- Suarez, 81 milyon avroya Nou Camp’a geldi. Suarez, Messi, Neymar üçlüsünü aynı anda sahada düşünmek bile sürreal.

Luis Enrique, Sevilla’da harika bir sezon geçiren Ivan Rakitic için 18 milyon, kaleciler Marc-Andre ter Stegen ve Claudio Bravo için 12’şer milyon, savunma oyuncuları Jeremy Mathieu ve Thomas Vermaelen için yaklaşık 20’şer milyon avro ödedi. Bunların karşılığında Fabregas 33 milyona Chelsea’ye, Sanchez 42 milyona Arsenal’e gönderildi. Barcelona’yı izlemek ilginç ve keyifli olacak ancak Real’i geçebilmeleri için 1 sezona daha ihtiyaçları var gibi duruyor.

ÖNCEKİ HABER

Geleceğin depresyon hastası çocuklar

SONRAKİ HABER

10 Ekim katliamında annelerini kaybeden çocukların şimdi de babaları tutuklandı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa