‘Taşeronlaştırmanın adaleti sefalet ve ölümdür’

‘Taşeronlaştırmanın adaleti sefalet ve ölümdür’

DİSK Genel Sekreteri Arzu Çerkezoğlu, İstanbul Tıp Fakültesi'nde zorla lağım temizletildikten sonra kaptığı enfeksiyon nedeniyle karaciğer yetmezliğinden ölen işçinin ölümüyle ilgili yaptığı açıklamada, "Taşeronlaştırmanın Adaleti Sefalet ve Ölümdür" ded

Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) Genel Sekreteri Arzu Çerkezoğlu, İstanbul Tıp Fakültesi'nde zorla lağım temizletildikten sonra kaptığı enfeksiyon nedeniyle karaciğer yetmezliğinden ölen işçinin ölümüyle ilgili yaptığı açıklamada, "Taşeronlaştırmanın Adaleti Sefalet ve Ölümdür" dedi. Açıklamada işçinin ölümünden sorumlu olanların derhal soruşturulması ve adalet önüne çıkarılması istendi.

"Bu ülkenin en eski, en köklü ve büyük üniversitesinin 'Tıp Fakültesi Hastanesi'nde çalışan taşeron sağlık işçisi yaşamını yitirdi" ifadeleriyle başlayan açıklamada şöyle denildi:

"Geçen yıl çalıştığı üniversite hastanesinde kendi iş tanımı içinde olmamasına rağmen lağım sularını temizlemeye zorlanan ve bu sebeple yakalandığı enfeksiyon sonucu karaciğeri iflas eden Zafer Açıkgözoğlu ne yazık ki yaşamını yitirdi”

TAŞERONLAŞTIRMANIN ACI GERÇEĞİ

İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Hastanesi’nde Vurallar Temizlik şirketi aracılığıyla taşeron işçi olarak çalıştırılan Zafer Açıkgözoğlu’nun, çalıştığı bölümün alt katını kanalizasyon suyunun basması sonucu, kendi görevi olmamasına rağmen, alt katın temizlenmesi için zorlanması ardından yaşanan sürecin taşeronlaştırmanın acımasız gerçeğini bize bir kez daha gösterdiğini belirtilen Çerkezoğlu; “İSKi’nin yapması gereken kanalizasyon suyunu boşaltma ve temizleme işi, hastanede çalışan işçilere nasıl yaptırılır? Çok tehlikeli işler sınıfında yer alan bu tür çalışmalar, eğitim, bilgi deneyim isteyen çalışmalardır. Temel işçi sağlığı ve iş güvenliği eğitimi dahi almamış, kişisel koruyucu donanımları olmayan işçilere bu görevin verilmesi ve yaptırılması, taşeronlaştırmanın çalışanlar üzerinde kurduğu baskının, yasa ve kural tanımazlığın sonucudur. Çok açıktır ki, güvencesiz çalışma koşullarının çalışanlarda yarattığı çaresizlik, bu ölümlerin artarak devam etmesine yol açacaktır” diye belirtti

Taşeronlaştırma ve güvencesiz çalışma koşullarının, kurallı çalışma ilişkilerini parçaladığını ve işçi sağlığı ve iş güvenliğini hiçe sayan kuralsız çalışma biçimlerinin çalışanların üzerine bir kabus gibi çöktüğünü vurgulayan Çerkezoğlu; “ ‘Sermayenin adaleti' çalışanların sefaleti ve ölümü üzerinden kendini büyüterek gerçekleştirmektedir. İşçi sağlığı ve iş güvenliği alanında örgütlü bir mücadeleyi gerçekleştirmenin artık kaçınılmaz olduğu gerçeği önümüzde durmaktadır. Zafer Açıkgözoğlu’nun ölümünün asıl sorumlusu, işçileri, başta yaşam hakkı olmak üzere kazanılmış tüm haklarını ortadan kaldırarak çalışmaya mahkum eden ve bir insanlık suçu olan taşeron çalıştırma düzenidir. Zafer Açıkgözoğlu’nun ölümünde sorumlu olanlar derhal soruşturulmalı ve adalet önüne çıkarılmalıdır" dedi. (DHA)
 

www.evrensel.net