18 Ağustos 2014 06:00

AB ‘Kürdistan seferi'nde

Der Spiegel dergisinin bu haftaki sayısında yer alan bir habere göre, Irak Bölgesel Kürt Yönetimi Başkanı Mesut Barzani, önceki hafta Avrupa’nın önemli ülkelerinin başkentlerini tek tek telefonla arayarak askeri yardım talebinde bulunmuş.

Paylaş

Yücel ÖZDEMİR
Köln


Der Spiegel dergisinin bu haftaki sayısında yer alan bir habere göre, Irak Bölgesel Kürt Yönetimi Başkanı Mesut Barzani, önceki hafta Avrupa’nın önemli ülkelerinin başkentlerini tek tek telefonla arayarak askeri yardım talebinde bulunmuş. Haberde, Almanya’da Dışişleri Bakanı Frank-Walter Steinmeier’le görüşen Barzani’nin oldukça sinirli ve gergin olduğu aktarılıyor. Barzani silah göndermeye sıcak bakmayan Steinmeier’e IŞİD’in nasıl eli kanlı bir örgüt olduğunu anlatmış ve bu zor dönemde acil olarak silah göndermelerini istemiş. Bu telefon görüşmesinden sonra, Almanya Barzani yönetimine “askeri teçhizat” gönderme kararı aldı. Bu teçhizatın neleri kapsadığı ise açıklanmadı.

Barzani’nin telefonla konuştuğu bir diğer ülke olan Fransa, hemen harekete geçti ve Barzani güçlerine teslim edilmek üzere silah gönderdi. İngiltere de benzer bir adım attı. Böylece uzunca bir süredir daha çok ABD’nin irtibatta olduğu Mesut Barzani, şimdi Güney Kürdistan’ın kapılarını Avrupalı emperyalist devletlerin tümüne sonuna kadar açmış bulunuyor.

STEINMEIER BAĞDAT’A GİTTİ

Bu mesajın ardından geçtiğimiz cuma günü olağanüstü toplanan AB Dışişleri Bakanları Konferansı, “Irak’ta Kürtlerin silahlandırılması konusunda” hemen bir karar aldı. Ardından Steinmeier, apar topar Bağdat’a giderek Barzani ve diğer Irak yöneticileriyle bir araya geldi. Ziyaretin amacını da gelişmeleri yerinde görmek ve ona göre davranmak olarak açıkladı. Görüşmeler sırasında Kürtlerin, İslam Devletine (İD- eski adı IŞİD) karşı müdahalesini sonuna kadar destekleyeceklerini söyleyen Steinmeier, “şeriatçı terör örgütünden” kaçanlara Erbil yakınlarında bir kamp kurularak yardım etmeye hazır olduklarına söz verdi. Bunun için Almanya 24.4 milyon avro yardım bütçesi ayırmış durumda. Zor durumda olanlara Almanya tarafından sığınma hakkının verilmesi ise gündemde değil.

HEPSİ İÇİN YENİ FIRSAT

ABD ve İngiltere’nin Saddam’ı devirerek işgal ettiği Irak’ta devre dışı kalan Almanya ve Fransa başta olmak üzere bütün AB ülkeleri şimdi İD’nin başlattığı terör saldırısını kendileri için bir avantaja dönüştürme niyetinde. ABD’nin tek başında kendi çıkarlarına bağlı istikrarı sağlayamamanın yarattığı ortamdan Almanya ve Fransa’nın en uygun şekilde yararlanmak istediği son bir hafta içerisinde yapılan çıkışlarla kendisini gösterdi. Bütün yatırımın Barzani’nin silahlandırılması ve güçlendirilmesi üzerinden yapıldığı anlaşılıyor. Avrupa ülkelerinde yaşayan milyonlarca Kürt’ün kimliğini tanımayan, terörize eden Almanya ve Fransa, şimdi Barzani üzerinden Kürdistan seferine çıkmış bulunuyor. Burada aynı zamanda Barzani’nin diğer Kürt gruplarına karşı güçlendirilmesi ve Kürtlerin temsilcisi haline getirilmesi planı da bulunuyor. Bu temelde istenilen mesafe katedildiği, Irak’ın bütününü kapsayan bir plan tutmadığı takdirde  Barzani liderliğinde bir Kürdistan’ın kurulması da yine en çok AB ülkeleri tarafından gündeme getirilebilir.

BAĞIMSIZ KÜRDİSTAN SESLERİ

Bu konuda en dikkat çeken yorum Almanya’da “sermayenin merkezi yayın organı” gibi çalışan Handelsblatt gazetesinde yer aldı.  Önceki gün yer alan yorum yazısında yer alan şu cümleler dikkat çekici: “Kürtler bağımsızlığı hak etmiştir. Kürtlerin bölgesi Irak’taki çılgınlığın ortasında istikrar ve aklın hüküm sürdüğü bir vaha olarak kalmıştır. Yaklaşık 6.5 milyon nüfuslu Irak Kürdistanı’ndaki siyasetçiler, bağımsız bir Kürt devletinin ekonomik olarak kendi ayakları üzerinde durabileceğini düşünüyor. Ekonomik açıdan bağımsız bir Kürt devleti ilan edilmesi Kürtler açısından mantıklı olabilir. Ama buna rağmen yeni sorunlar doğacaktır. Kahire Kürtlerin bağımsızlığını pek engelleyebilecek durumda değil artık. Ama İran’ın böyle bir imkanı var. Ayetullahlar için kapılarının önünde yüzü Batı’ya dönük, Amerikan dostu bir Kürdistan, bölgesel güç dengelerinin değişmesi anlamına gelir. İran’ın bu değişikliği kabul etmesi kolay değil.”

ÖNCEKİ HABER

Sisi’nin Rusya ziyareti ve yeni hamleler

SONRAKİ HABER

Hrant Dink Vakfı'nın "Kayseri" konferansı gerekçe gösterilmeden yasaklandı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa