17 Ağustos 2014 09:48

İnsan her şeydedir ve her şey insandır biraz

Êzidi olunmaz, Ezidî doğulur. Yani sonradan Êzidi olamazsınız isteseniz de. Bu yüzden Êzidiliği yayma gibi bir çaba yoktur. Bununla birlikte bu inançtan kaynaklı bir ötekileştirme hissetmezsiniz Êzidi bir insanda. Sabah edilen ilk duada duayı eden kişi önce yeryüzündeki diğer halklara iyilik ister sonra Êzidilere ve son olarak kendine.

Paylaş

Rodi YÜZBAŞI

Êzidi olunmaz, Ezidî doğulur. Yani sonradan Êzidi olamazsınız isteseniz de. Bu yüzden Êzidiliği yayma gibi bir çaba yoktur. Bununla birlikte bu inançtan kaynaklı bir ötekileştirme hissetmezsiniz Êzidi bir insanda. Sabah edilen ilk duada duayı eden kişi önce yeryüzündeki diğer halklara iyilik ister sonra Êzidilere ve son olarak kendine. Sahip olmak, yayılmak düşüncesi Êzidilik inancında zayıftır. Bu yüzden savaşı sevmezler. Sürgünler, katliamlar sonucu yaşadıkları yoksulluklardan ötürü temel ihtiyaçlarını karşılamak dışında sebep oldukları ya da katıldıkları bir savaş ya da olay bilinmez onlar hakkında. Yani aslında “cihad” mantığı ile onları talan etmeyi kendine hak olarak gören inançlardan çok daha farklı bir karaktere sahiptir. Belki de egemenler için onların her çağda tehdit olarak görünmesinde en temel nedenlerden biri onların bu karakteridir. Egemenler sürü ister, güdebilmek ister, biat ister, kontrol edebilmek ister. Êzidilik inancında bunların çok anlamı yoktur.

Êzidilerin inancında  göre ölüm “qirasguhartin/ biçim değişimi” halidir. Ruh bu dünyada çeşitli kalıplara girer ve bir şekilde yaşar. Dolayısıyla doğada yaşayan her şey insanlara da can veren bu ruhu içinde barındıran formlardır aslında. Yani insan her şeydedir ve her şey insandır biraz. Bu doğaya, varoluşa verilen değerin yansımasıdır elbette.
Musul’a yakın Şengal bölgesi Êzidi nüfusunun en yoğun olduğu yerdir. Bu bölgedeki Ezidi’lerin çoğu Çiyaye Şengal olarak bilinen ve Êzidi tarihinde önemli bir yere sahip Şengal dağı eteklerinden gelenlerden oluşmaktadır. Tarım ve hayvancılıkla uğraşan Êzidiler, daha önce baskıcı Saddam Rejimi’nin politikası gereği yerlerinden sürülmüştü.

73. KATLİAM

Ezidiler Şengal dağlarında yaşanan trajedi ile gündeme gelmiş oldu. Êzidilerin bu uğradıkları ilk katliam değil. Êzidiler, 13. yüzyıldan beri 72 kez kimliklerinden dolayı katliamlara uğradığı söylenmektedir.

Daha yakın tarihte olan ve bilinen en büyük katliamlardan bazıları civarımızda gerçekleşti.

Êzidilere göre en büyük kıyımlardan biri Ermenilerden hemen sonra düştükleri ölümcül göç yollarında yaşanmıştır. Bu sürgünden sonra Serhat bölgesi başta olmak üzere Sivas, Batman ve pek çok ilde yaşayan Ezidiler bugün Şengal’de yaşanan trajediye benzer olaylar sonrası toplu halde göç etmek zorunda kalmış ve daha çok Ermenistan ve Gürcistan’a  göç etmişlerdir. Daha sonra pek çoğu oralardan Avrupa ülkelerine göç edecektir. Ve bir kısmı da Rusya’ya.

Türkiye’de 1980’li yıllar ve sonrasında yaşanan savaş ortamından dolayı yine pek çok Êzidi topraklarından edilmiştir. Bugün IŞİD’in uyguladığı vahşeti kendileri için meşru kılan akıl o zaman bu topraklarda aynı şeyleri yaptı. Aslında aynı sebeplerden ya da aynı sistemden dolayı mağdur olan, yoksul olan, eğitimsiz kalan ve ancak yedi sekiz km mesafede birbirinden uzak olan köyler bir kez daha cehalet silahının güçlü kullanıldığı bir alana dönüşüverdi. Komşularının talanına ilk onlar gitti, ilk onlar inandı onlar hakkında yayılan yalanlara ya da ilk onların ihtiyacı vardı bu yalanlara inanmaya çünkü böylece talan daha meşru görünecekti.

SADECE ÖLÜLERİNİ DEFNETMEK İSTEDİLER

Yıllar sonra sadece ölülerini defnetmek için geri dönmek istediler. Ancak topraklarını çoktan işgal edenler buna da müsaade etmedi. Devlet destekli korucu gruplar ve toprak ağaları onları yabancı ülkelerde bile tehdit etmekten geri durmamışlardır. Şimdilerde barış süreciyle birlikte geri dönmeleri biraz daha kolaylaştı. Yabancı ülkelerdeki ölülerini topraktan çıkarıp yeniden doğdukları  topraklarına taşıyorlar. Belki yas tutabilmek ve acılarının doğduğu yerde onları yeniden gömebilmek için.

1980’li yıllarda sayıları 60 bin ile 80 bin arasında olduğu tahmin edilen Êzidiler bütün bu talan ve sürgünden sonra şimdi parmakla sayılacak kadar azaldı ifadeleri ile tanımlanmaktadır.
Êzidiler hem Kürt olmaktan, hem de Kürt Müslümanlar arasında Êzidi olmaktan kaynaklı ağır mağduriyeti bu şekilde yaşamaya hâlâ devam ediyorlar. Demokrasi açılımı çerçevesinde de gündeme pek gelmediler. Kimse adlarını anmadı. Onların kestikleri et halen haram ve inandıkları din halen mel’un doğup büyüdükleri topraklarda...

ŞENGAL...

Güney Kürdistan’da çoğunlukla Irak’ın Ninova bölgesinde yaşayan Êzidiler Duhok çevresinde de ciddi bir nüfusa sahipler.

Êzidiler Irak’ın 2003’teki ABD işgalinden bu yana el Kaide yanlısı radikal örgütlerin hedefindedir. 2007 yılının ağustos ayında büyük bir katliamla karşılaştı. Şengal’de eşzamanlı düzenlenen dört intihar saldırısı sonucunda 800 kişi hayatını kaybetti. Bu olay, Êzidi toplumunun yakın tarihte karşılaştığı en ağır kayıplardan biridir.

Êzidilerin çoğu güney Kürdistan’da yaşıyor. Bu bölge dışında Türkiye, Suriye, Ermenistan, Gürcistan, Avrupa ülkeleri ve Rusya Federasyonu sınırları içerisinde yaşayan Êzidiler vardır.
Sözlü anlatım geleneği ile değerlerini yaşam normlarını nesilden nesile taşır Êzidiler. Bu yüzden her sürgün, her ölüm yıllar yılı damıtılmış bu değerlerin yitmesi, kaybolması anlamına da gelmektedir.

Şengal’de, Rojava’da, Gazze’de ve dünyanın pek çok yerinde dinmek bilmeyen savaşın iki tarafı vardır her zaman. Bir taraf ölümleri ile sürgünleri ile sürekli göz önündeler zaten. Ve hatta bazen öldüğünde varlığından haberdar oluruz onların bazen. Ve bu savaşın bir diğer tarafı, Şengal’de yaşayan Êzidilerin trajedisi bu topraklarda yaşayan en büyük ve en tehlikeli o düşmanı bir kez daha görünür yapmıştır: Cehalet.

ÖNCEKİ HABER

Türkiye göl olmasın!

SONRAKİ HABER

Juventus'ta Maurizio Sarri dönemi başladı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa