16 Ağustos 2014 18:45

Ses kayıtlarını yayınlayan iki gazeteye dava açıldı

Cumhuriyet ve Aydınlık gazetelerine, Suriye toplantısına ilişkin ses kayıtlarını yayınladıkları için “devlet sırrını yayınlama” suçlamasıyla dava açıldı.

Paylaş

Cumhuriyet ve Aydınlık gazetelerine, Suriye toplantısına ilişkin ses kayıtlarını yayınladıkları için “devlet sırrını yayınlama” suçlamasıyla dava açıldı.

IŞİD’in 13 Mart’ta Suriye’deki Süleyman Şah Türbesi’ndeki Türkiye bayrağının indirilmemesi durumunda yerle bir edileceğine dair açıklama yapmalarının ardından Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, MİT müsteşarı Hakan Fidan, Bakanlık Müsteşarı Feridun Sinirlioğlu ve Genelkurmay 2. Başkanı Yaşar Güler’in de aralarında bulunduğu bürokratlar toplantı yapmış ve bu toplantının ses kayıtları İnternet’e sızdırılmıştı.

Hükümet kanadı, kamuoyunda çokça tartışılan ve yayın yasağı getirilen ses kayıtları için montaj iddiasında bulunmuş ve ses kayıtlarını sızdıranları da vatan haini ilan etmişti. Ayrıca ses kaydı için de yayın yasağı getirilmişti.

‘DEVLETİN GÜVENLİĞİ’

Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı (TİB), ses kayıtlarının YouTube’da yayınlanmasının ardından karar çıkartmış ve kayıtlara erişimi engellemişti. Ancak Cumhuriyet ve Aydınlık gazeteleri TİB kararına tepki göstermiş, kayıtları yayınlamaya devam etmişti.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Cumhuriyet ve Aydınlık gazetelerinin İnternet siteleri sorumluları hakkında soruşturma açtı.

Sabah gazetesi, yürütülen soruşturmanın tamamlandığını ve Cumhuriyet gazetesi Genel Yayın Yönetmeni İbrahim Yıldız ile Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Aykut Küçükkaya ve Aydınlık gazetesi Genel Yayın yönetmeni Mustafa İlker Yücel ile Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Murat Şimşek hakkında “Devletin güvenliğine ve siyasal yararına ilişkin gizli kalması gereken bilgileri açıklama” suçu kapsamında dava açıldığını yazdı.

BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ DEĞİLMİŞ!

Bianet’ten Elif Akgül’ün haberine göre, iddianameyi hazırlayan Savcı Zafer Koç, ses kayıtlarının yayınlanmasının basın özgürlüğü kapsamında kabul edilemeyeceği iddiasında bulundu. İddianamede şu ifadeler yer aldı:

“Anayasa, evrensel hukuk ilkeleri ve ilgili ulusal kanunlarla yapılmış olan basın hürriyetine ilişkin düzenlemeler, devlet sırlarının açıklanması fiilini hukuka uygun hale getirmez. Gazete, dergi, İnternet ortamı ya da televizyon gibi basın yayın organları marifetiyle devlet sırlarının açıklanması durumunda, TCK’nin 329. maddesindeki suç vücut bulacaktır.”

SES KAYITLARINA MONTAJ DENMİŞTİ

Cumhuriyet gazetesi avukatları, müvekkillerinin gazetecilik görevlerini yerine getirdikleri, gizli kalması gereken bir bilginin olamayacağını, haber yapılmadan önce ses kayıtlarının zaten İnternet’te yayılmış olduğu ve sadece Türkiye’de değil tüm dünya tarafından erişilen bir bilgi olduğu şeklinde savunma yaptı.

SURİYE KAYITLARI

Irak Şam İslam Devleti (IŞİD), 13 Mart’ta Suriye’deki Süleyman Şah Türbesi’ndeki Türkiye Cumhuriyeti bayrağının indirilmemesi durumunda yerle bir edileceği açıklaması yapmıştı. Bu açıklamadan 14 gün sonra İnternet’te yayınlanan ses kaydında MİT Müsteşarı Hakan Fidan, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Genelkurmay İkinci Başkanı Orgeneral Yaşar Güler ve Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Feridun Sinirlioğlu olduğu iddia edilen kişiler Suriye’ye saldırı için neler yapılabileceğini konuşuyorlar.

Ses kaydı İnternet’e sızdıktan sonra TİB, YouTube’a erişimi engellemişti. Dışişleri Bakanlığı ise resmi İnternet sitesinde yaptığı açıklamada, ses kayıtlarında konuşmaların tahrif edilerek yayınlandığı belirtilerek ses kaydının “ulusal güvenliğe yönelik alçakça bir saldırı, bir casusluk faaliyeti” demişti. (MEDYA SERVİSİ)

ÖNCEKİ HABER

Yeni Türkiye bu mu?

SONRAKİ HABER

Filistin’den ABD çalıştayına karşı boykot çağrısı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa