12 Ağustos 2014 06:00

Erdoğan’ı kim seçti?

'Seçim sonuçları bir yanlış yaklaşımın, bir hurafenin yerle bir edilmesini net biçimde sağladı.Cumhurbaşkanlığı seçiminin iki aktörü AKP ile HDP, aynı zamanda çözüm sürecinin de “yasal” aktörleri. ' Fehim Işık yazdı.

Paylaş

Fehim IŞIK

Türkiye’de halk 10 Ağustos’ta ilk kez cumhurbaşkanını seçmek için sandık başına gitti ve Recep Tayip Erdoğan’ı cumhurbaşkanı olarak seçti.
Seçim sonuçları belli.
Recep Tayip Erdoğan yüzde 51.7 oy ile ilk turda seçildi. 14 partinin desteklediği Ekmelleddin İhsanoğlu yüzde 38.5’luk dilim ile 15 milyon civarında oy aldı. Selahattin Demirtaş ise yüzde 9.8 oy oranı ile seçim barajını zorlayan eşiğe gelip dayandı.

SONUÇLARI HANGİ PARTİLER MASAYA YATIRACAK

Seçimin rakamsal analizini yapacak değilim. Bunu uzmanları yapar. Yapılması da gerekir.
Ama şunu biliyoruz ki tercihini belirleyen onca parti olmasına rağmen seçim sonuçları ağırlıkla 4 parti tarafından masaya yatırılacak. Erdoğan’ı destekleyen AKP, İhsanoğlu’yu destekleyen CHP ile MHP ve Demirtaş’ı destekleyen HDP...
Elbet tercihlerini bu partilere dönük olarak belirleyenler ile boykot tutumu takınanlar da sonuçları değerlendirecek.

ÇÖZÜM SÜRECİNİN ‘YASAL’ AKTÖRLERİ

Seçim sonuçları bir yanlış yaklaşımın, bir hurafenin yerle bir edilmesini net biçimde sağladı.
Cumhurbaşkanlığı seçiminin iki aktörü AKP ile HDP, aynı zamanda çözüm sürecinin de “yasal” aktörleri. 2013 yılının başından beri süreci kamuoyunun gözü önünde iki ileri bir geri de olsa götürüyorlar.
Bu sürece bağlı olarak birilerince dillendirilen ve bilinçli bir üretimin sonucu olduğu çok açık yanlış yaklaşım şuydu: “Kürtler, Tayyip’i cumhurbaşkanı yapacak.”
Oysa oy oranları hiç de bunu demiyor. Tam aksine rakamlar, Başbakanı cumhurbaşkanlığı makamına taşıyanların bu iddiayı en çok dillendiren CHP’liler ile Erdoğan’ı PKK ile görüştüğü için idam sehpasına taşımakla tehdit eden MHP’liler olduğunu açık biçimde gösteriyor.

CHP SEÇMENİ BU NUMARAYI YUTMADI

Daha önceki seçimlerde Kürtlerle yan yana fotoğraf çektirmekten bile çekinen CHP, cumhurbaşkanlığı seçiminde ancak MHP çizgisinin destekleyebileceği tarzda sönük bir muhafazakar adayı, kitlelerin karşısına solun alternatifi olarak çıkardı. Rakamlara bakılırsa CHP seçmenlerinin önemli bir çoğunluğu bu numarayı yutmadı. Tek derdi “Erdoğan olmasın da kim olursa olsun” olan CHP türü muhaliflik bir ara Abdullah Gül’e de çağrıda bulunmuştu. Sonrasında her ne hikmetse birileri önüne İhsanoğlu’nun adını koydu.
Doğrusu bu tekdüze “siyasetsiz siyasetin” cevabını da aldı.

BAYKAL TÜRÜ STATÜKOCULUĞA...

Bu tablo CHP’de nasıl bir sonuca yol açar bilemiyorum ama bildiğim bir şey var ise pusuda bekleyen Baykal statükoculuğu partiyi tekrar ele almak için uğraşacak. Bu arada CHP’nin Baykal türü statükoculuğa teslim edilmesinden hep rakiplerinin nemalandığını biliyoruz. En fazla nemalanan da AKP’nin bizzat kendisi oldu. Bu olanağı kaçırmak istemeyen AKP’nin ve onu destekleyen “bir kısım zatın” Erdoğan sonrası dönemde kendini rahatlatmak için de olsa CHP’ye yeniden Baykal’ın dönüşüne destek vermesi kimseyi şaşırtmasın. Yani bu da beklenir.
Bir de Allah var, kabul edelim ki Erdoğan, hâlâ statükoculuğun başına neler getirdiğini bilmeyen Kılıçdaroğlu ekibi ile Baykal statükoculuğunun temsil ettiği zihniyetin oyuncağına dönüşen CHP sayesinde bugün cumhurbaşkanlığı koltuğunda. AKP ve “destekçilerinin” bu minnet borcunu CHP’ye ödemesi lazım...
MHP’nin sözünü etmek bile gerekmiyor. CHP’nin kendi adaylarını kitleye sol seçenek olarak yutturmaya kalkması bile onları tatmin etmedi ki koşar adım Erdoğan’a destek verdiler.

GERİYE KALIYOR AKP İLE HDP...

AKP’nin dağılacağı, iç tartışmalar yaşayacağı beklentisi olanların yanılacağı inancındayım. Sancılar yaşasa bile Erdoğan “tek lider” olarak AKP’nin kendinden sonrasını dizayn etmenin rahatlığı ile hareket ettiğini görmek lazım. Çünkü O, tasarladığı cumhurbaşkanlığını siyasal parti desteği olmaksızın götüremez. Özellikle 2007’den bu yana da adım adım bu süreci işledi. Kutuplaştırdı, siyasal rakiplerini kutuplaştırma minderine çekip dağıttı, biriktirdiği güç ile iktidarını en geniş kesime onaylattı.
HDP, onu küçümseyenler de kabul etmeli ki seçimin en başarılı partisi.
Peki, bu başarıyı genel seçimlere olduğu gibi taşıyabilir mi?
Çok kolay olmadığını görmek gerekir.
Yolu en uzun, işi en zor olan seçimin en başarılı partisi olmasına rağmen HDP’dir...
Ama artık HDP de, onu destekleyenler de, ona destek vermeyi düşünenler de verisiz değil.
Ellerinde yeni tarz siyasetin verileri ve yeni bir yaşam çağrısı var.

ÖNCEKİ HABER

Aleviler: CHP, Alevileri kaybetti, Demirtaş ise kazandı

SONRAKİ HABER

"Ali Babacan, Erdoğan’a partiden ayrılacağını söyledi" iddiası

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa