10 Ağustos 2014 06:00

'Dünyanın gözü önünde başımız kesildi'

IŞİD’in Şengal’deki katliamları sonucunda yaşam alanlarından göç eden Ezidi ailelerin sorunlarını yerinde tespit etmek için Federal Kürdistan Bölgesi’ne geçen HDP Şırnak Milletvekili Faysal Sarıyıldız, izlenimlerini paylaştı.

Paylaş

IŞİD’in Şengal’deki katliamları sonucunda yaşam alanlarından göç eden Ezidi ailelerin sorunlarını yerinde tespit etmek için Federal Kürdistan Bölgesi’ne geçen HDP Şırnak Milletvekili Faysal Sarıyıldız, izlenimlerini paylaştı. Sarıyıldız, gördüklerini anlatmaya kelimelerin kifayetsiz olduğunu belirterek, Êzidi Xıdır’ın şu ifadelerini söyledi: “Kürdistan sınırları içerisinde yeni bir ferman yaşayacağımız aklımıza gelmezdi. 21. yüzyılda dünyanın gözü önünde başımız kesildi, katledildik, tecavüze uğradık ve yeniden göç yollarına düştük:”
IŞİD’in Şengal’deki katliamları sonucunda yaşam alanlarından göç eden Êzidi ailelerin sorunlarını yerinde tespit etmek için HDP Şırnak Miletvekili Selma Irmak ve beraberindeki heyet ile Federal Kürdistan Bölgesi’ne geçen HDP Şırnak Milletvekili Faysal Sarıyıldız, izlenimlerini paylaştı. İbrahim Halil Sınır Kapısının Güney Kürdistan kısmındaki dış tarafından başlamak üzere kilometrelerce yolun iki yakasında öbek öbek toplanan Êzidiler ile karşılaştıklarını belirten Sarıyıldız, karşılaştığı manzarayı şu sözler ile anlattı: “Kavurucu sıcaklar altında, bazıları buldukları bir gölgenin altında bazıları da bez parçalarının altına bıraktıkları üç-beş direkten oluşturdukları derme çatma çadırların altında kalıyor.Gümrük sınırının 15 kilometre ötesinde Rojava sınırına yakın 5 bin kişi için yapılan çadır kent vardı. Bu alan daha önce Rojava’dan gelenler için yapılmıştı. Koşullar oldukça kötüydü. 5 bin kişi için yapılan çadır kentte on binlerce Êzidi kalıyor. Dolayısı ile verilen hizmet de 5 bin insana göre veriliyordu. Konuştuğumuz insanlar kendilerine bazen günde bir parça ekmek düştüğünü ve tek bir nöbetçi doktorun olduğunu ifade ettiler. Mevcut koşullar, büyük bir salgın hastalığına da neden olabilir.”

‘BİR TÜFEK DE OLSA, KENDİMİZİ KORURDUK’

“Görüştüğümüz bütün Êzidilerin yüzlerinde katliamın, açlığın ve yorgunluğun ifadesi vardı. Yaşananları kelimler ile anlatmanın kifayetsiz olduğunu dile getiren Sarıyıldız, “Katliam, tecavüz ve diğer bütün insanlık dışı uygulamalara maruz kalan her Êzidinin ayrı bir hikayesi vardı. Bu hikayeleri dinlemek bile bizler için oldukça zordu” dedi.

Dinledikleri bütün Êzidilerin peşmergelerin kendilerini yalnız bıraktığı için çok tepkili olduklarını aktaran Sarıyıldız, “Bizleri sattılar. Bir tüfek de olsa kendimizi korurduk. Bu halde yaşamaktansa ölmek daha iyiydi’ Havan saldırıları başlayınca, peşmergelerin mevzilerini terk ettiğini üzülerek anlattılar” diye konuştu.

‘YENİDEN GÖÇ YOLLARINA DÜŞTÜK’

Bir anekdotu paylaşan Sarıyıldız, Xıdır isminde 35 yaşlarında bir Ezidinin ağlayarak söylediği şu sözlerin yaşananların anlatmaya yeterli olduğunu dile getirdi: “ Bizler çok ferman yaşadık. Tarihte başımız kesildi, sürgün edildik, büyük hakaret ve zulümlere uğradık. Ancak 21’inci yüzyılda büyük ölçüde bağımsız Kürdistan sınırları içerisinde yeni bir ferman yaşayacağımız aklımıza gelmezdi. 21. Yüzyılda, dünyanın gözü önünde başımız kesildi, katledildik, tecavüze uğradık ve yeniden göç yollarına düştük”

‘BEYAZ SOYKIRIM HEDEFLENİYOR’

Ezidilerin göçe zorlanması ile beyaz soykırımın hedeflendiğini paylaşan Sarıyıldız, şu tespitte bulundu: “Kaçanlar daha çok Kuzey Kürdistan, Türkiye metropollerine ve Avrupa’ya göç etmek istiyorlar. İnsanlar doğal olarak güvenlik ve yaşam kaygısı ile kaçmak zorunda. Ancak kontrolsüz göçün önüne geçmek gerekir. Çünkü bu katliamı yapanların da isteği bu yönde. Dünyanın eski inançlarından birinin mensubu olan Êzidiler, tarihten günümüze kadar devlet dışı bir topluluk olarak varlıklarını sürdürmüşlerdir. Êzidilerin toprak ile olan bağı oldukça güçlüdür. Kent kültüründen ziyade toprak, tarım, dağ ve doğa ile bağları oldukça güçlü olan bir inanç grubudur. Dolayısı ile Êzidilerin bulundukları yaşam alanlarından farklı yere sürülmesi kültürel soykırımın, beyaz jenosidin önünü açacaktır. Katliamı yapan eli kanlı güçler sadece fiziki katliamı düşünmediler, Êzidilik inancının bir bütün olarak yeryüzünden silinmesini hedeflemektedir. Vatanından koparılmaya zorlanan Êzidi inancının varlığı devam ettirme şansı ortadan kalkıyor. Êzidiler hem inançları nedeni ile dışlanmışlar hem de açlığa mahkum edilmişlerdir. Irak’ın ve Federal Kürdistan bölgesinin işçi sınıfı, ezileni Êzidilerdir. Açlığa mahkum edip göçe zorlandılar.Göç edenlerin hemen hepsi yoksul insanlar”

‘SALDIRILARA KARŞI ULUSAL ZIRH’

PKK Lideri Abdullah Öcalan ve Kürt Özgürlük Hareketinin bileşenlerinin uzun yıllardır yaptıkları ulusal birlik ve konferansın önemine işaret ettiğini hatırlatan Sarıyıldız, “Eğer bu öneri dikkate alınmış olsaydı bu katliamları yaşamayacaktık. Kürdistan halkına karşı yapılan bu saldırıları püskürtmenin yolu ulusal zırhı güçlendirmekten geçer. Acil olarak ulusal konferans yapılmalı ve buna bağlı olarak ortak güvenliği sağlayacak adımlar atılmalı” dedi.

‘KADINLAR ÇETELERİN ELİNE DÜŞMEMEK İÇİN İNTİHAR ETTİ’

Savaş esnasında eril devlet şiddetinin en büyük mağdurunun yine her zamanki gibi kadınlar olduğu tespitinde bulunan Faysal Sarıyıldız, şunları söyledi: “ Dünyada savaşın ve katliamın olduğu bütün ülkelerde olduğu gibi Şengal’de de tecavüz ve kadın bedenine tahakküm kurmak, gerici güçlerin savaş stratejisinin bir parçası olmuş. Şengal’de kadınların zorla alıkonulup pazarlarda satıldığını anlatırken başlarını eğiyorlardı. Görüştüğümüz kişiler, birçok kadının çetelerin eline düşmemek için kendilerini asarak intihar ettiğini aktardı.” (ŞIRNAK)

ÖNCEKİ HABER

‘33 kişiydik, 9 kişi kaldık’

SONRAKİ HABER

MGM: "İstanbul'da kasım ayı sonunda kar yağışı olasılığı var" tahmini bilimsel değil

Reklam
Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa