08 Ağustos 2014 06:00

Paralı hukuk parayı seven adalet

Gezi eylemleri sırasında gözünü kaybeden Erdal Sarıkaya ve ayağından sakatlanan Aydın Aydoğan, hukuk zemininde mücadelesini sürdürüyor sürdürmesine ama açtıkları tazminat davası için en önce mahkemenin istediği ücreti yatırmaları gerekiyor.

Paylaş

Tolga Alp TURGUT
İstanbul

Gezi eylemleri sırasında gözünü kaybeden Erdal Sarıkaya ve ayağından sakatlanan Aydın Aydoğan, hukuk zemininde mücadelesini sürdürüyor sürdürmesine ama açtıkları tazminat davası için en önce mahkemenin istediği ücreti yatırmaları gerekiyor.

PARANIZ YOKSA, HAKKINIZI ARAYAMAZSINIZ

Gezi Parkı Direnişinde gözünü kaybeden Erdal Sarıkaya ile ayağından ve elinden sakat kalan Aydın Aydoğan’ın avukatı Bekir Korkmaz, kanun gereği idari yargıda açılan maddi tazminat davalarının kısmi olarak açılabildiğini fakat manevi tazminat davalarının kısmi açılamadığını anlattı. Korkmaz; gözünü, ayağını kaybeden birinin maddi tazminat davası açmasının anlamsız olduğunu bu nedenle manevi tazminat açılması gerektiğini söyledi. Bu durumda devletin mağdur ettiği kişilerin, hak aramalarını da engellediğini ifade eden Korkmaz, “Biz bu davalar için 100 bin TL’lik bir tazmin talep ettik ancak bunun binde 64’ünü harç olarak yatırmamız istendi, bu da 6 bin 400TL ediyor” dedi. Müvekkillerinin bu masrafı karşılayamayacağı gibi birçok emekçi, yoksul insanın bu miktarları ödeyemeyeceğinin de altını çizen Korkmaz, ayrıca dava kaybedilirse harç parasının tamamını devletin aldığını da sözlerine ekledi.   

MAĞDUR OLMAK BİLE PARAYLA

Gezi Parkı’nda yaralılara yardım ederken gaz bombasıyla sol ayağından vurulan ve yere düştükten sonra sağ eli kırılan Aydın Aydoğan, şu an koltuk değneği ile yürüyebiliyor. Çocuğu down sendromlu ve lösemi hastası. Aydoğan, “Benim avukat tutacak param bile yokken, mahkemenin istediği harç parasını nasıl ödeyebilirim?” diye sordu.

Evli ve iki çocuk babası olan Erdal Sarıkaya da, “Bu ülkede bir şeylerin değişmesini düşündüğüm için Gezi Parkı’ndaydım. Polisin attığı gaz bombasıyla sağ gözümü kaybettim” dedi. Sarıkaya, “Hak arayan işçilerin işten çıkarılıyor, Gezi Parkı’nda direnen gençlerin şiddetle bastırılmaya çalışılıyor. Bu ülkede insanlar hakkını arayamıyor. Parası olmayana hukukun kapıları kapalı” şeklinde konuştu. Bugün gelinen noktada paranın kendisi için bir anlam ifade etmediğini dile getiren Sarıkaya, “Yüz yıl baskı altında sindirilmiş olarak yaşamaktansa, çocuklarımızın demokratik ve özgür bir ülkede yaşaması için bir ceviz ağacının altında yatıp asırlarca onurumla anılmayı yeğlerim” diyerek mücadele etmeyi asla bırakmayacağını sözlerine ekledi.

ÖNCEKİ HABER

Sinemanın “yıkıcı” kadınları

SONRAKİ HABER

Manisa'da işçiler geleceklerini tartışıyor

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa