04 Ağustos 2014 06:00

En yoksul ile en yoksul karşı karşıya

Hükümetin Suriye politikası halklar arasındaki mesafeyi gün geçtikçe açıyor. Suriye sınırına yakın olan ve 100 binin üzerinde mültecinin barındığı Adana’da yapılan son araştırmalardan biri de bunu kanıtlar nitelikte. Çukurova Üniversitesinden Prof. Dr. Adnan Gümüş’ün eğitim fakültesi felsefe grubu araştırma ve yöntem dersi öğrencileri ile birlikte yaptığı araştırmanın sonuçları; Suriye’deki savaştan kaçıp gelmek zorunda kalan mültecilere dönük fikirlerin hangi noktaya geldiğini çarpıcı bir şekilde gösteriyor.

Paylaş

Metin AKARSU
İstanbul


Hükümetin Suriye politikası halklar arasındaki mesafeyi gün geçtikçe açıyor. Suriye sınırına yakın olan ve 100 binin üzerinde mültecinin barındığı Adana’da yapılan son araştırmalardan biri de bunu kanıtlar nitelikte. Çukurova Üniversitesinden Prof. Dr. Adnan Gümüş’ün eğitim fakültesi felsefe grubu araştırma ve yöntem dersi öğrencileri ile birlikte yaptığı araştırmanın sonuçları; Suriye’deki savaştan kaçıp gelmek zorunda kalan mültecilere dönük fikirlerin hangi noktaya geldiğini çarpıcı bir şekilde gösteriyor.

YARGILARIN ÇOĞUNLUĞU OLUMSUZ

14-25 Mayıs 2014 tarihleri arasında Adana’nın dört merkez ilçesinde 15 yaş ve üstü değişik eğitim ve meslek gruplarından 210’u erkek 200’ü kadın 410 kişiyle gerçekleştirdiği “Halkın Suriyelilere, Suriye’ye Müdahaleye ve Suriye’den Gelenlere Yönelik Algı ve Bakışı” isimli çalışmada halkın mültecilere dönük yargılarının çoğunlukla olumsuz olduğu görülüyor. Çalışma Suriye’den gelenlere yönelik yargıları 6 boyutta incelerken bunlardan 4 tanesi görece olumsuz, 2 boyut ise görece olumlu yargı ve kanaatlerden oluşuyor.

Yapılan çalışma sonrası halkın Suriyeli mültecilere dönük olarak;
*  Suriye’den gelenlerin; mevcut işleyişi, huzuru ve ahlakı bozduğu,
*  Ekonomik yük oluşturduğu ve istihdam sorunları yarattığı,
*  Geçiş ve dolaşımlarına sınırlama getirilmesi gerektiği,
* Ucuz iş gücü oldukları
şeklinde olumsuz yargıları bulunurken aynı çalışmada;

* Yardım ve destek verilmesinin uygun olacağı,
*  Gelenlerin iktisadi canlanmayı ve aradaki bağları güçlendirdiği şeklinde kısmen olumlu yargılar da yer alıyor.

TÜRKİYE HİÇBİR STATÜ TANIMIYOR

Yapılan alan çalışması ile ilgili verileri değerlendiren Prof. Dr. Adnan Gümüş, Türkiye, Ürdün veya başka bir coğrafyaya göç etmek zorunda kalan kadın, çocuk ve insanların bu çatışmaları başlatmadığını, faturasını da onların ödememesi gerektiğini belirtiyor. Suriye’den kaçıp gelen mültecilerin yaşadıkları sorunların kaynağının Türkiye ve Batı ülkelerinin mültecilere yeterli koşulları sağlamaması olduğunu aktaran Gümüş, Türkiye’nin Suriye’den gelenlere hiçbir “statü” tanımadığını ve mültecilere “kaçak göçek” marjinal işler kaldığını ifade ediyor. Gümüş, bu durumun da doğal olarak en yoksulla en yoksulu karşı karşıya getirdiğini ifade ediyor.

AKP DOĞRUDAN SORUMLU

Gümüş, yapılan çalışma sonucu ortaya çıkan olumsuz sonuçlar ile AKP hükümetinin politikaları arasında kurduğu ilişkiyi şu şekilde açıklıyor: “Suriye sorununun, savaş, çatışma, işgallerin toptan insanlık sorununa dönüştüğünü sağır sultan bile bilirken, hükümet olayı tek boyutlu olarak görmüş ve daha da kaşımıştır. Dahası pek çok olumsuz etkisinin olacağını bile bile çözüm yolları geliştirmemekle Suriyelilere yönelik her ön yargı ve ayrımcıkta AKP hükümetinin doğrudan sorumluluğu bulunmaktadır. Bundan sonraya yönelik de köklü bir planlama-düzenleme içinde gözükmüyorlar, sorunun sonuçlarını zavallı insanlara yıkmış bulunuyorlar. Yaşananları ‘Suriyeli dilenciler’ sorunu gibi göstermek hem büyük bir ciddiyetsizlik hem de büyük bir ayıptır.”

GERİ DÖNSÜNLER DÜŞÜNCESİ HAKİM

*  Suriye’den gelenlerin Türkiye’deki dolaşımlarına kısıtlama getirilmesini isteyenlerin oranı yüzde 40 mültecilerin sadece kamplarda tutulmasını isteyenlerin oranı ise yüzde 37.
*  Adanalıların yüzde 25.2’si Suriye’den gelenlerin “Bir an önce geri dönmelerini”, yüzde 63.2’si de “Suriye düzelince geri dönemlerini” istemektedir. Bu “Kendi kararları olmalı” yanıtı da eklendiğinde sonuçta geri dönmeleri görüşünde olanların oranı yüzde 99’u bulmaktadır.

MÜLTECİLERİN UCUZ İŞ GÜCÜ OLDUĞU DÜŞÜNÜLÜYOR

* Adanalıların yüzde 94.4’ü Suriye’den gelen mülteciler ile günlük yaşamda karşı karşıya gelirken yüzde 37’si ise mülteciler ile işçilik, kiracılık, komşuluk gibi sürekli ilişkiler içinde.
* Halkın yüzde 60’ı Suriyeli mültecilerin Adana’daki kiraları yükselttiğini düşünürken bu fikre yarı yarıya katılanlar ile birlikte bu oran yüzde 80’i aşıyor.
* Araştırmaya göre halk yüzde 65 oranında Suriye’den gelen mültecilerin sokakta yaşayan insan sayısını arttırdığını düşünüyor.
* Adana’da bulunan Suriyeli mültecilerin işverenlere ucuz iş gücü olduğunu düşünenlerin oranı yüzde 72 iken mültecilerin fakir insanların işinden olmasına sebep olduğunu düşünenlerin oranı yüzde 64.4.

SAĞLIK HAKKINDAN YARARLANMALILAR

*  Çalışmada ortaya çıkan verilere göre; Suriye’den gelenlerin sağlık hizmetlerinden yararlandırılması konusunda “Yarı yarıya katılıyorum” ile birlikte halkın yüzde 73’ü olumlu kanaat ifade ediyor.
*  Halkın yüzde 30’u Suriye’den gelenlerin iktisadi canlanmaya katkısı olduğunu ifade etmekle birlikte bu daha çok ucuz iş gücü ve enformal iş-esnaflık gibi konularda yoğunlaşmaktadır.
*  Halkın yüzde 44.2’si Suriye’den gelen mülteciler sonrası gasp ve hırsızlık arttığını düşünürken bu görüşe ‘Yarı yarıya katılıyorum’ seçeneği ile oran yüzde 70’i aşıyor.
*  Ankete katılanların yüzde 30’u çocuklarını Suriyeliler’in olduğu okula göndermek istemezken yüzde 37’si ise Suriyeliler ile komşu olmak istemiyor.

ÖNCEKİ HABER

\'Biz dönemesek de sendika girecek\'

SONRAKİ HABER

AKP kongrelerinde halkın ekmeğini yemişler

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa