04 Ağustos 2014 06:00

Yeniden televizyon izlemeye başladım

Öncelikle kendimi tanıtayım; Pendik’e bağlı Esenyalı Mahallesi’nde oturuyorum, aynı zamanda küçük bir bakkal dükkanım var. Biz de büyük marketlerin olduğu bir yerde direniyoruz; küçük esnaf olarak artık ne kadar direnebilirsek…

Paylaş

Cemile ÇELEBİ/İSTANBUL

Öncelikle kendimi tanıtayım; Pendik’e bağlı Esenyalı Mahallesi’nde oturuyorum, aynı zamanda küçük bir bakkal dükkanım var. Biz de büyük marketlerin olduğu bir yerde direniyoruz; küçük esnaf olarak artık ne kadar direnebilirsek…

Bakkalımda bir televizyon bir de bilgisayarım var. Genellikle bilgisayarımda müzik dinliyorum, televizyonu da pek açmıyorum. Çünkü televizyon izleyince moralim çok bozuluyor. En son Soma faciasından sonra, 301 maden işçimizin, maden ocağına çıkan cansız bedenlerini görmeye kalbim dayanamadı; umutla bekleyen aileler, ölen maden işçilerinin geride kalan acılı ailelerini görmek gerçekten çok acı vericiydi. Tabii en baştakiler yani koltuklarında oturanlar için pek bir şey fark etmiyor. Maden işçilerinin ölümüne neden olan ve o koltuklardan hiç kalkmayanlar aileleriyle mutlu villalarında günlerini gün ediyorlar. Geride kalan acılı aileler, onlar için hiç bir şey ifade etmiyor; ama bu acı bizim acımız ve yüreğimde hep taşıyacağım.
Televizyon izlemememin bir nedeni daha var; her gün öldürülen kadınlar ve bir de IŞİD terör örgütünün insanları ve çocukları katletmesi. Önce Suriye ve daha sonra Irak’a girmesi, dehşet saçmaları, insanların kafalarını kesip top oynamaları, kadınlara kızlara tecavüz etmeleri, yakıp yıkarak bütün bunları din adına yapıyoruz demeleri çok korkunç. Onları seyrederken ürküyorum, teselli bulmam ise Rojava’da Kürt kardeşlerimizin IŞİD ile savaşıyor olması. Rojava’yı gururla seyrediyoruz. Alevilerin de oradaki Kürt halkına destek olması gerekir.
Bu arada cumhurbaşkanlığı seçimi var. Ben de bir seçmenim ve adayımı belirlemek için basını takip etmek zorundayım. Halkların ve Demokrasinin Adayı Selahattin Demirtaş sayesinde yeniden televizyonla barıştım. Çünkü bu kadar işçi kanının aktığı, Ortadoğu’da masum halkın katledildiği, her gün kadınların öldürüldüğü bir süreç ve biz emekçiler alternatifsiz değiliz. Umut olarak gördüğüm Halkların Değişim ve Demokrasinin Adayı Selahattin Demirtaş, Soma maden işçisine de sahip çıkıyor. Kadınlara da, ezilen Kürtlere de Alevilere de sahip çıkıyor. Biz Selahattin Demirtaş’ı iktidara taşıyacağız; onu iktidara taşırken aslında kendimizi taşımız olacağız. Bu nedenle günlük benim bakkalıma alışverişe gelen kadınlara, gençlere, toptancıya “Neden Selahattin Demirtaş” diye anlatıyorum. Bu güne kadar hiç bir ezileni korumayan Tayyip Erdoğan’ın karşısında bizler alternatifsiz değiliz. O yüzden oyum Selahattin Demirtaş’a!

ÖNCEKİ HABER

Türk Metal’e 1 yıl önce verdiği sözleri hatırlatmalıyız

SONRAKİ HABER

Çiğli Belediyesi işçileri eylemde: “Ücretlerimiz gecikirse iş bırakacağız”

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa