04 Ağustos 2014 06:00

‘Halka yakın ve dürüst bir cumhurbaşkanı istiyoruz’

Geçmiş seçimlerdeki gibi olmasa da cumhurbaşkanı seçimleri Adana’da da halkın gündeminde. Sokaklarda, caddelerde irili ufaklı afişleri olan cumhurbaşkanı adayları ile düşüncelerini sorduğumuz Adanalıların hangi kaygılarla oy vereceğini anlamaya çalıştık. Tercihler değişse de beklentilerin genel olarak “ayrımcılık yapmayan, dürüst, halka yakın bir cumhurbaşkanı”nda ortaklaştığını söyleyebiliriz.

Paylaş

Volkan PEKAL
Adana


Geçmiş seçimlerdeki gibi olmasa da cumhurbaşkanı seçimleri Adana’da da halkın gündeminde. Sokaklarda, caddelerde irili ufaklı afişleri olan cumhurbaşkanı adayları ile düşüncelerini sorduğumuz Adanalıların hangi kaygılarla oy vereceğini anlamaya çalıştık. Tercihler değişse de beklentilerin genel olarak “ayrımcılık yapmayan, dürüst, halka yakın bir cumhurbaşkanı”nda ortaklaştığını söyleyebiliriz.

Erdoğan’a oy vereceğini söyleyen bir vatandaş, “15 yıldır nasıl gittiyse öyle gidecek, her şey çok iyi” derken, özel bir beklentisi olmadığını ifade ediyor. Demirtaş’ı destekleyen Haluk Yıldız ise gerekçesini yine Demirtaş’ın sloganlarıyla açıklıyor; “Çünkü bağlamadan başka bir şey çalmıyor! Her topluma anlayışlı…  Barışçıl, demokratik bir ülke için Demirtaş’a oy vereceğim.”

Zehra Demir’in isteği de herkese eşit mesafede bir cumhurbaşkanı. “Bir insan mesela Çerkes ya da Kürt diye ayrımcılığa uğramamalı” diyen Demir, ancak adayların hepsinin bu konuda eksiklikleri olduğunu düşünüyor.

‘YOKSULU GÖZETSİN’

35 yıldır aşlama satarak hayatını kazanan beş çocuk babası Şeyhmus Yalçın’a göre cumhurbaşkanı olacak kişi “merhametli, yoksulu gözeten biri” olmalı. Yalçın,  “Ben beş çocuk babasıyım. Aşlama satarak eve ekmek götürüyorum. Bana kim acıyor” diye soruyor.

“Erdoğan’ın halkı düşünmediğini belirten” Tansel Türkmen, sadece kendini düşünen bir cumhurbaşkanı istemiyor. Türkmen’in oyu “olgun bir insan” olduğunu düşündüğü Ekmeleddin İhsanoğlu’ya gidecek.

Ahmet Altun’a göre ezilmiş bir halkın adayına oy vermek Türkiye için en doğru karar; çünkü Türkiye’de birçok kesim eziliyor. Savaşa karşı barışın adayına oy vereceğini dile getiren Altun, özellikle gençlere sesleniyor: “Türkiye zengin bir azınlık tarafından yönetiliyor. Buna alet olanlara sırf babaları oy veriyor diye oy vermesinler.”

15 yıldır seyyar satıcılık yaparak hayatını kazanan Hüseyin Kavuncuoğlu’nun elbette en büyük sıkıntısı polis ve zabıta baskısı. İşsizliğin büyük sorun olduğunu ifade eden Kavuncuoğlu, “Kimse bana bu yaştan sonra iş vermez. Yapacak başka işimiz yok. Bize sabit durabileceğimiz bir yer versinler” diyor.

Yusuf Sungur asgari ücretin az olmasından şikayetçi. “Asgari ücretin altına imza atanların elleri kırılsın. Asgari ücreti belirleyenler asgari ücretle geçinmeyi denesinler bakalım” diyen Sungur, “Eğer alanına giriyorsa cumhurbaşkanının asgari ücreti yükseltmesini” istiyor.

LAİKLİK VE HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜ

Atatürk Parkı’nda otururken karşılaştığımız Ressam Hamide Akbulut oyunu belirleyen özellikleri şöyle sıralıyor: “Çağdaş, laik, hukuka, anayasaya üstünlük tanıyan, diktatörlükten uzak, doğudan batıya kadar herkese kucak açan bir cumhurbaşkanı istiyorum.” Ona göre bu aday Ekmeleddin İhsanoğlu. Akbulut, İhsanoğlu’nun “Dünya siyasetini bilen, kültürlü bir kişi” olduğunu düşünüyor.

Hakkı Hal’e göre de cumhurbaşkanının “laik ve dünya siyasetini tanıyan bir kişi” olması gerekiyor. Bu nitelikleri tam taşımıyor olsa da en yakın İhsanoğlu’yu gördüğünü belirten Hal, 12 milyon insanın sosyal yardım aldığı bir ülke haline gelmiş olmamıza tepkili.

ÖNCEKİ HABER

Maltepe Meydanı’nda yeni hiçbir şey yok!

SONRAKİ HABER

Mülteci kadınlar anlatıyor: Evde koca baskısı, sokakta ırkçılık

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa