03 Ağustos 2014 22:50

Maltepe Meydanı’nda yeni hiçbir şey yok!

Cumhurbaşkanı adayı ve Başbakan Tayyip Erdoğan’ın, Maltepe’deki mitingini izlemek için gazetenin Kocamustafapaşa’daki bürosundan çıkarken, aslında ne dinleyeceğimi, neyle karşılaşacağımı tahmin etmiyor değildim. Zira Başbakan’ın Cumhurbaşkanı adayı olduğundan bu yana yaptığı konuşmaların neredeyse tamamı, küçük değişiklikler, o gün önemli bir gelişme varsa ona dair bazı eklemeler dışında aynı desek abartı olmaz.

Paylaş

Erdal İmrek

Cumhurbaşkanı adayı ve Başbakan Tayyip Erdoğan’ın, Maltepe’deki mitingini izlemek için gazetenin Kocamustafapaşa’daki bürosundan çıkarken, aslında ne dinleyeceğimi, neyle karşılaşacağımı tahmin etmiyor değildim. Zira Başbakan’ın Cumhurbaşkanı adayı olduğundan bu yana yaptığı konuşmaların neredeyse tamamı, küçük değişiklikler, o gün önemli bir gelişme varsa ona dair bazı eklemeler dışında aynı desek abartı olmaz. Maltepe’ye vardığımızda, metrodan miting alanına giden yol boyunca kenara dizilmiş sandviç dağıtan AKP’li görevlilerle karşılaşıyoruz, kornalara basan araçlar, ellerinde bayraklarla alana yürüyenler. Uzun bir mesafeden sonra vardığımız miting alanı bariyerlerle çevrilmiş ve tüm hat boyunca dizilmiş polislerin kordonu önünde bekleyen kalabalığı görüyoruz. Polis Erdoğan gelene kadar alana girişe izin vermiyor. Miting öncesi miting bölgesinin hava sahasının uçuşlara kapatıldığını öğrenmiştik. Kalabalık arasında beklerken gökyüzünde beliren bir helikopter inişe geçiyor. Kalabalık heyecanlanıyor, ‘geliyor geliyor’ sesleri. Polislerin, kalabalığın arasından herkes birbirini iterek o bölgeye bakıyor ama beklenen kişi yok. Sonra bir helikopter daha. Yine yok. Ve bir tane daha... Bu kez iniyor. Ben bulunduğum yerden uzanınca görebiliyorum. Tezahüratlar... Bir koruma ordusu yine... Yanımdaki biri, ‘şaşırtmak için 3 helikopterle geliyor. Suikasta karşı’ diyor. Hemen yanımızdan yine koca bir koruma ordusuyla adeta koşarak Ahmet Davutoğlu geçiyor... Her yer polis, takım elbiseli, siyah gözlüklü korumalar, korumalar... Birazdan polis dar bir koridordan girişlere izin veriyor. Arama noktalarından sonra girdiğimiz alan çabucak doluyor. Bulunduğum yerden tam olarak görmek mümkün olamasa da 171 futbol sahası büyüklüğündeki deniz doldurularak inşa edilen 120 hektarlık Maltepe Meydanı’nında ilk kez bir miting düzenleyen Başbakan’ı memnun eden bir kalabalık var.

Biraz sonra Başbakan’ın ‘asıl biz sizinle gurur duyuyoruz’ diyen sesini duyunca herkesle birlikte dev ekranlara yöneliyoruz. Alkışlar ve sonra bir süredir yaptığı gibi yine İstiklal Marşını okumaya başlıyor. 10 kıtasını ezbere okuyor gururla. Sonra yine aynı cümlelerle Ekmeleddin İhsanoğlu’na yükleniyor. O kadar aynı ki her bir sözü; İstiklal Marşı’nı bilmiyor, monşer, ithal aday, muhalefet genel müdürü, eyyy Bahçeli... Filistin’e dair hamaset dolu, ‘Bizzz buradayız Gazze’den öteye gitmeyen sözler sarfediyor. Suriye, Mısır... Çok duyduklarımızı tekrarlıyor. Muhalefeti suçluyor, her zaman yaptığı şeyi yapıp, ispata hiç ihtiyaç duymadan iddialar sıralıyor. Bunlaaaar... diye başlayan iddialar. Sonra Ekmeleddin İhsanoğlu’nun İstiklal Marşı dizeleri için sarfettiği ‘Çanakkale Şehitlerine yazıldı’ dediği videoyu izletip, yine pek sevdiği şeyi yapıyor ve kitleye yuhalatıyor. İhsanoğlu’nun Yahya Kemal Beyatlı’nın ‘Süleymaniye’de bir bayram sabahı’ şiiri, ‘Süleymaniye’de bir bayram namazı’ dediğini hatırlatıp yine yuhalatıyor. Bolca şiir okuyor, dini vurgular yapıyor. Yüzlerce onlarca kez ‘paralel’ yapı diyor. Bazen espri yapıyor. Ekmeleddin İhsanoğlu için ‘3 dil biliyor’ dendiğini hatırlatıp, “Ya biz tercüman mı arıyoruz” diyor. “Çarkçı bu çarkçı” diyor. Böyle... Bazen tezahürat yükseliyor. Dev ekrana Bilal Erdoğan yansıyor bir an; etrafımdakiler ‘Bilal’ diye bağırıp alkışlıyor. Adı yolsuzlukla gündemimize girmiş bir ismin alkışlanmasını sağlayacak bir atmosfer yaratmış olmayı başarmalarına üzülüyor insan.

Miting meydanı kalabalık ancak coşkulu olduğunu söylemek pek mümkün değil. Uzun sürmüyor alandakilerin gruplar halinde ayrılması. Biraz ileride yığılmış otobüslere kafileler halinde yönelenleri görüyorum. Hava sıcak, içimden, “Tayyip Erdoğan’a bu kadar uzun süre maruz kalmak ağır bir insan hakkı ihlali” diyerek alandan çıkıyorum ben de.

Erdoğan kalabalığa bakıp “İstanbul tamam inşallah” diyor. Arkamda bıraktığım miting alanından “Biz bu millete efendi olmaya değil, hizmetkar olmaya geldik... Bayrakları bayrak yapan kandır.... Vatan... Paralel devlet... İnlerine gireceğiz... sesleri geliyor kulağıma...

Sonra miting alanına gelirken düşündüklerimi hatırlıyorum... Yok, yeni hiçbir şey yok Maltepe Meydanı’ndaki mitingde. Tayyip Erdoğan yine yeni hiçbir şey söylemiyor. Bağırıyor, yuhalatıyor...  Eve dönünce bugün Kadıköy Meydanı’nda miting yapan Selahattin Demirtaş’ın ne dediğine bakıyorum. “Halkın tek bir adayı var. Çok fazla bir seçenek yok önünüzde” demiş. Güzel demiş. Yeni Yaşam’dan söz edip, “Türkler, Kürtler, Aleviler, Êzidîler, Türkiye’nin çiçek gibi güzel halkları hepimiz hoş geldiniz” de demiş. Bu sözler yoktu Maltepe Meydanı’nda yeni hiçbir şey yoktu. Yeniye umuda dair ne varsa Kadıköy Meydanındaydı...
 

ÖNCEKİ HABER

Eskişehir\'de Demirtaş\'ın afişlerini asanlara saldırı

SONRAKİ HABER

Denizli’de yargı reformu paneli yapılacak

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa