03 Ağustos 2014 14:43

Munzur’dan Gezi’ye; Son değil başlangıç

Munzur Doğa ve Kültür festivali etkinlikleri kapsamında Mazgirt’te gerçekleştirilen panelde 12 Eylül’ün Dersim’e etkileri, Gezi direnişi ve işçi sınıfı tartışıldı.

Paylaş

Faruk AYYILDIZ
Dersim

Munzur Doğa ve Kültür festivali etkinlikleri kapsamında Mazgirt’te gerçekleştirilen panelde 12 Eylül’ün Dersim’e etkileri, Gezi direnişi ve işçi sınıfı tartışıldı. Panel katılımcılarından akademisyen Şükrü Aslan, Yazar Hüseyin Şimşek ve Dersim Dernekleri Federasyonu (DEDEF) Genel Başkanı Özer Tekinoğlu, 12 Eylül sonrası devletin, Dersim’le özel olarak ilgilendiğini belirterek, darbe sonrası kentin işkencehane merkezi haline getirildiğini anlattılar.

GEZİ GİDEBİLECEĞİ YERE KADAR GİTTİ

Panelde konuşan Emek Partisi (EMEP) GYK Üyesi Mehmet Türkmen, Gezi’den önce ve Gezi’den sonra şeklinde iki dönem tarif ederek, “Gezi direnişi ‘Bu halktan adam olmaz, gençler apolitik’ yaklaşımını yıktı. Türkiye halkları ve gençleri AKP’ye karşı büyük bir direniş gösterdi” dedi. Gezinin öngörülebilir bir patlama olmadığını söyleyen Türkmen, “Gezi’nin eksiği işçi sınıfı ve onun politik hareketlerinin önderliğiydi. Ne işçi sınıfı, ne de sosyalist hareketler Gezi’ye önderlik edecek kadar örgütlü değildi” dedi. Gezi’nin gidebileceği yere kadar gittiğinin altını çizen Türkmen, ortada bir yenilgi olmadığını vurguladı. Gezi direnişinin 12 yıllık AKP iktidarına en büyük darbeyi vurduğunu da söyleyen Türkmen, “Gezi halka, gençlere, kadınlara güvenmemiz gerektiğini tekrar hatırlattı” dedi. Gezi’nin tüm toplumsal kesimlere ortak talepleriyle yan yana yürümeyi öğrettiğini söyleyen Türkmen, “Bu yürüyüşü örgütlemek hepimizin görevidir” dedi.

‘YENİLENMEK ZORUNDAYIZ’

Daha sonra söz alan ÖDP Eş Genel Başkanı Alper Taş ise “Gezi direnişi, AKP rejimine karşı nasıl mücadele edilmesi gerektiğini gösterdi” dedi. Ulusalcı, milliyetçi eksene hapsedilmiş AKP karşıtlığının başarısız olduğunu Gezi’de gördüklerini ifade eden Taş, Gezi ile birlikte sosyalist hareketler için de yeni bir dönem açıldığını kaydeden Taş, “Sosyalist hareketler Gezi yaşanmamış gibi davranma lüksüne sahip değildir, kaldığımız yerden devam edelim şansı kalmamıştır” dedi. Önemli olanın Gezi’den öğrenip yenilenmek olduğunu dile getiren Taş, “Emek örgütleri de Gezi’den önceki gibi yol alamaz, yürüyemez. Gezi birleşik mücadele hattını oluşturma görevini emek hareketinin önüne koymuştur” dedi.

TAYYİP ERDOĞAN’A OY VERMEYİN DİYORUZ

Soru cevap kısmında ÖDP’nin cumhurbaşkanlığı seçiminde ne yapacağının sorulması üzerine yeniden söz alan Taş, “Benim ‘oy vereceğim’ açıklamam ÖDP’nin kurumsal düşüncesine aykırı değil. Partim bana diyor ki; sandığa git oy ver, Tayyip Erdoğan’a oy verme” dedi. Selahattin Demirtaş ve Ekmeleddin İhsanoğlu’yu asla yan yana koymayacağını ifade eden Taş şöyle konuştu: “Demirtaş benim, bizim açımızdan insani, politik olarak Ekmeleddin’den farklı yerdedir” dedi. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde iki çizgi olduğunu söyleyen Taş, “Başbakanın kazanması halinde Başbakan, parlamenter sistemi sona erdirip, tek adamlık sistemini inşa edecektir. Bu meseleyi kestirip atamayız. Diğer iki aday ise parlamenter sistem içerisinde kalacağı sözünü veriyor. Temel stratejimiz; git oy ver ama hırsıza, katile verme” şeklinde konuştu. Taş, daha önce oyunu Selahattin Demirtaş’a vereceğini açıklamıştı.

ÖNCEKİ HABER

\'Sen Hitler\'i tanır mısın, bıyığı seninkinden biraz kısaydı!\'

SONRAKİ HABER

Hindistan ABD'den ithal edilen 28 ürüne ek gümrük vergisi getirdi

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa