03 Ağustos 2014 14:01

Festivalde Rojava, köye dönüşler ve Gezi tartışıldı

14. Munzur Kültür Ve Doğa Festivali 3. gününde de paneller, sergiler, konserlerle devam etti. Binlerce Dersimli ve festival nedeniyle Dersim’e akan binlerce kişi gün boyu etkinliklere katıldı, festival coşkusu yaşayıp, tartışmalar yürüttü.

Paylaş

Kemal  ÖZER/Çağla YOLAŞAN
Dersim

14. Munzur Kültür Ve Doğa Festivali 3. gününde de paneller, sergiler, konserlerle devam etti. Binlerce Dersimli ve festival nedeniyle Dersim’e akan binlerce kişi gün boyu etkinliklere katıldı, festival coşkusu yaşayıp, tartışmalar yürüttü.

Festival kapsamında dün ‘Rojava Devrimi ve Ortadoğu’daki Gelişmeler’, ‘Köy Boşaltmalarına Karşı Köye Dönüş Projeleri’ ve ‘Devlet Politikası Olarak Gezi, Soma ve Roboskî’ başlıklı paneller gerçekleşti. Katılımın yoğun olduğu panellerde, AKP politikaları hedefteydi.

Rojava Devrimi ve Ortadoğu’daki Gelişmeler başlıklı panel Mustafa Naci Toper’in moderatörlüğünde gerçekleşti. Panele konuşmacı olarak katılan Temel Demirer, Türkiyeli devrimcilerin Rojava devrimine enternasyonalist bakış açısıyla yaklaşması gerektiğini belirterek, “1970’li yıllarda Filistin ne ise bugün Rojava’da odur” dedi. Veysi Sarısözen ise Rojava devriminin Ortadoğu’daki mezhepsel ayrılıkların ve savaşların dışında kaldığını belirterek, “IŞİD gibi güçlerin Rojava devriminin önünü kesememesinin sebebi Kürt halkının örgütlü gücü ve mücadelesi” dedi. Gazetemiz Yazarı Yusuf Karataş ise yaptığı konuşmada, Rojava devrimi karşısında, Ortadoğu’daki güçlerin aldığı pozisyonu değerlendirerek, “Rojava yalnız Kürtlerin değil tüm Ortadoğu’nun kurtuluşudur” dedi.

Festivalin bir diğer paneli de son dönemin önemli tartışma konularından köye dönüşlere ilişkindi. ‘Köy Boşaltmalarına Karşı Köye Dönüş Projeleri’ başlıklı panelde Konuşan Dersim Ticaret Odası Başkanı Yusuf Cengiz köye dönüşün sağlanması için ekonomik temellerin oluşturulması gerektiğini belirtti. Emek Partisi İl Başkanı  Mustafa Taşkale ise 1980 darbesi ve 1994 köy boşaltmalarının zorunlu göçün politik yönünü ortaya koyduğunu, göçün asıl mağdurlarının metropollere sürgün edilen halklar olduğunu söyledi. Metropollere göç etmek zorunda kalanların, sağlık ve eğitim alanında ciddi sorunlar yaşadıklarını ve adaptasyon sorunları çekerek, psikolojik olarak da yıprandıklarının altını çizdi. Partizan Temsilcisi Yusuf Topçu ise özellikle Dersim’de yoğun göç yaşandığının, Dersim’in göçe zorlanmasının en önemli sebebinin ise halkın hem Kürt hem de Kızılbaş olması olduğunu dile getirdi. Katılımcılar geri dönüşlerin sağlanması için devletin gerekli önlemleri alması gerektiğini ve kalıcı barışın sağlanması gerektiğini ifade ettiler.

‘Devlet Politikası Olarak Gezi, Soma Ve Roboskî’ panelinde konuşan Emek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Fevzi Ayber Türkiye Cumhuriyetinin kuruluş felsefesindeki 3 ana meselenin Soma, Roboskî ve Gezi’yle bağlantılı olduğunu vurgulayarak, “Birincisi işçi sınıfı açısından ve iktisadi politikalar açısından Soma. İkincisi inançlar sosyal hayata müdahale sonucunda halk hareketini isyana dönüşen Gezi. Üçüncüsü ise Kürt sorununun, onun bugüne kadar getirdiği, neden olduğu sonuçlar. Roboskî katliamı, tek tipleştirici, asimilasyona uymayanları zorbalıkla, şiddetle tasfiye ve yok etmeye dayanan politikaların son örneğidir” şeklinde konuştu.  Konuşmacılardan Selçuk Kozağaçlı ise “Haziran ayaklanması sadece bir Alevi ayaklanması değil. Bir halk ayaklanmasıdır” dedi.

ÖNCEKİ HABER

13 yaşındaki atık işçisi kayıp

SONRAKİ HABER

Panzer davasında yarın karar bekleniyor: Adil ve tarafsız karar verin

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa