Belediyelere sürgün vizesini torbaya Gökçek mi soktu?

Belediyelere sürgün vizesini torbaya Gökçek mi soktu?

Torba yasaya adeta gizlenerek eklenen düzenleme, 120 bin 274 belediye emekçisinin sürgün edilmesinin önünü açıyor. Söz konusu değişiklik için kulisi Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek’in yaptığı belirtiliyor. Ankara Büyükşehir Belediyesi, yerel seçimlerden bugüne 300’ü aşkın belediye çalışanını sürgün etmişti.

Cem GURBETOĞLU
Ankara

Torba yasaya adeta gizlenerek eklenen düzenleme, 120 bin 274 belediye emekçisinin sürgün edilmesinin önünü açıyor. Söz konusu değişiklik için kulisi Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek’in yaptığı belirtiliyor. Ankara Büyükşehir Belediyesi, yerel seçimlerden bugüne 300’ü aşkın belediye çalışanını sürgün etmişti.

Cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesi Mecliste torba yasa mesaisi sürüyor. 700 bin eğitimciye sürgünün kapısını aralayan torba yasaya, memur statüsündeki on binlerce belediye emekçisinin görev yerlerinin değiştirilmesini öngören madde de eklendi. Düzenleme belediyeler, belediye iktisadi işletmeleri ve il özel idarelerinde çalışanları ilgilendiriyor. Sessiz sedasız ‘torba’ya giren düzenleme ile belediyelere istedikleri personelin görev yerini, görev tanımına bakılmaksızın değiştirmesi için 120 gün süre veriliyor. Yani belediyeler, 4 ay içinde yaklaşık 120 bin belediye emekçisi sürgün etmek için vize alıyor.

BELEDİYELER SINIRSIZ YETKİ İSTEMİŞ
İddiaya göre, başta Melih Gökçek olmak üzere belediye başkanları Mecliste yoğun bir kulis çalışması yaptı. Taşeron firma işçilerinin kıdem tazminatı ve yıllık izin haklarının belediyelerce garanti altına alınmasına ilişkin torba yasada yer alan hükümlerin mali yük getireceğini bahane eden belediye başkanları, görev yeri değişiklikleri için sınırsız bir yetki istediler. Bu talep torba yasaya girdi, ancak belediyelere görev değişikliklerini gerçekleştirmek için 120 gün süre verildi.
Bütünşehir Yasası’nın 30 Mart yerel seçimleriyle yürürlüğe girmesinin ardından, Ankara Büyükşehir Belediyesinde 304, toplamda ise 2 bine yakın kamu emekçisi çalıştıkları belediyelerce sürgün edildi. Sürgün edilenlerin önemli bir kısmı KESK’e bağlı Tüm Bel-Sen üyesi. Çoğu kent merkezlerinde kilometrelerce uzak, atıl işyerlerine gönderilen emekçiler, konuyu yargıya taşımıştı. Ankara 2. İdare Mahkemesi, Ankara’da 2 kamu emekçisinin sürgününe ilişkin “Hukuken kabul edilebilecek geçerli bir nedeni bulunmadığı”na yürütmenin durdurulmasına karar verdiğini dün Evrensel duyurmuştu.   
Tüm Bel-Sen Genel Örgütlenme Sekreteri Satı Burunucu Çalı, düzenlemenin mahkeme kararlarıyla eş zamanlı olarak gündeme getirildiğine dikkat çekti. Belediyelerin bu düzenlemeyle “Bir taşla bir kaç kuş vurmak” niyetinde olduğunu belirten Çalı, böylelikle hem sürgünlerin önünün sınırsız şekilde açılacağını, hem de emekçiler lehine yargı kararlarının uygulanmamasına zemin hazırlandığını söyledi. Çalı’ya göre diğer bir hedef de, güvenceli çalışanları cezalandırıp, esnek çalışmayı daha da yaygınlaştırmak. Görev tanımı olmadan görev yeri değişikliğinin önünün açılmasını eleştiren Çalı, bunu “Esnek çalışmanın geldiği son nokta” olarak değerlendirdi. Çalı, özellikle rant odaklı projelere onay vermeyen mimar ve mühendislerin bu düzenlemeyle kızağa çekileceği uyarısı yaptı.

‘MÜCADELEDEN BAŞKA YOL YOK’
Son dönemde sendikaların adeta hukuksuz görev değişikliklerine karşı adeta hukuk bürosu gibi işlediğini belirten Çalı, düzenlemeyle yargı yolunun kapatılmasının artık filli meşru mücadeleden başka yol kalmadığını gösterdiğini söyledi. İşçi sendikalarını da uyaran Çalı, belediyelerde kadrolu işçilere yönelik benzer bir operasyonun da olası olduğunu vurguladı. Çalı, “Bu saldırılara karşı belediye emekçileri artık kadrolu-taşeron, işçi-memur, A sendikalı-B sendikalı demeden birlikte hareket etmeli” dedi.

www.evrensel.net