Demirtaş’tan anlamlı teklif

Demirtaş’tan anlamlı teklif

'Adaylığımla; Türkiye’ye sadece yeni bir cumhurbaşkanı değil, aynı zamanda yeni bir yaşam öneriyoruz. Bu öneri, yıpranan kardeşliğin eşit temeller üzerinde yeniden tesisi için bir tekliftir.' Sözlerine bu paragrafla başlayan Cumhurbaşkanı Adayı Selahattin Demirtaş'ın kampanya tanıtım toplantısını Fatih Polat izledi ve yazdı...

Fatih POLAT

“Adaylığımla; Türkiye’ye sadece yeni bir cumhurbaşkanı değil, aynı zamanda yeni bir yaşam öneriyoruz. Bu öneri, yıpranan kardeşliğin eşit temeller üzerinde yeniden tesisi için bir tekliftir.”
Cumhurbaşkanı Adayı Selahattin Demirtaş’ın tutum belgesi bu paragrafla başlıyor. Bu cümlenin, tutum belgesini de özetleyen bir paragraf olduğunu söyleyebiliriz.
Şu cümlenin de, onu diğer adaylardan ayıran bir cümle olarak altı  çizilmeli: “Neoliberal, antidemokratik düzen içinde, tekçi-mezhepçi veya ulusalcı anlayışlar arasında bir tercihe zorlanmayı reddediyoruz.”
Bu cümleyi Demirtaş’ın adaylıkların belirlenmesine dair olarak toplantıda dile getirdiği şu esprili cümle ile de tamamlayabiliriz: “AKP’nin adayını bir kişi belirledi, CHP ve MHP’nin adayını belirleme süreci yüzde yüz daha demokratikti, 2 kişi belirledi.”
Toplantının devamında da böyle esprili bir havada devam etti. Despotik ya da diplomatik
söylemlerin at başı gittiği, yarıştığı bu kasvetli seçim ortamında böylesi nüktedan bir ton Demirtaş’a sempatiyi artıracaktır.
Demirtaş’ın tanıtım filminde yer alan ‘Bağlamadan başka bir şey çalmıyor’ vurgusu da, aynı esprili üslupla yapılmış güçlü bir eleştiri niteliğinde. Demirtaş toplantıda gelen bir soru üzerine, halkın parasını çalanlara da atıf yaparak bu espriyi açtı.
Demirtaş, cumhurbaşkanlığı seçimlerinde kadın bir adayın olmamasını bir eksiklik olarak dile getirirken, kendisinin bunu gidermeye çalışacağını söyledi. Gelen soru üzerine, tutum belgesindeki kadına dair vurgunun da kadınların mücadelesinin bir sonucu, onların bir başarısı olduğunu söyledi.
Demirtaş’ın toplantıdaki en akılda kalıcı tutumlarından birisi, Başbakan Erdoğan’ın tavrına gönderme yaparak, meydanlarda acılı anneleri yuhalatma tutumunun kendilerinden uzak olacağını vurguladı ve bu sözlerinin ardından Berkin Elvan’ın annesini alkışlattı.
Demirtaş, ortaya koyduğu programla, üslubuyla kendisini diğer adaylardan net bir biçimde ayırıyor. İkinci tura kalmaması halinde tutumlarının ne yönde olacağı sorusu karşısında, söylediği şu nokta da son derece önemli: ‘Bu soru bizi daha baştan sadece birinci turla sınırlayan psikolojik ortamı besliyor.’
Diğer yandan kendisini destekleyenlerin bu ilkelere oy vereceğini belirterek, “Diğer iki aday bu ilkelerin yanından bile geçmiyor” dedi. Bu, ikinci tura kalamaması halinde herhangi bir aday lehine bir tutum içine girilmeyeceğinin açık bir ifadesiydi.
Demirtaş, eğer cumhurbaşkanı olarak seçilirse ve Erdoğan da başbakan olursa aralarında nasıl bir ilişki olacağı yönündeki soruya da, “O zaman Allah ona yardım etsin’ diye yanıt verdi ve Gül’e de gönderme yaparak ekledi; “Öyle bazı toplantılarda ‘kalk gidiyoruz’ diyemeyecek.”
Demirtaş’ın tutum belgesinde itirazım olan temel unsur ise ‘radikal demokrasi’ vurgusu. Teorik tartışmalarda Post Marksist başlık altında yer alan ‘radikal demokrasi’, demokraside sınıf ilişkilerinin belirleyici rolünü ihmal eder, daha da ötesi yadsır. Oysa Demirtaş’ın sunduğu tutum belgesinde çalışma yaşamı, ekonomik ilişkiler gibi bir dizi temel alanda ve neoliberalizmin açık eleştirisinde aslında bu teoriyi aşan bir öz de var. Tam da bu nedenler bu kavram yerine, kendisine adaylığı konusunda destek mesajı da göndermiş olan Yaşar Kemal’in, Barış Meclisinin açılışında yaptığı konuşmada dile getirdiği ‘gerçek demokrasi’ vurgusu daha anlamlı olurdu diye düşünüyorum.
Tüm bunlarla birlikte noktalarken vurgulamak gerekiyor ki; Demirtaş’ın ‘yeni yaşam çağrısı’ içinde bulunduğumuz cumhurbaşkanlığı seçimlerinin en anlamlı çağrısıdır. Daha önce de söylediğimiz gibi oyumuz bu çağrıya, bu çağrının adayına olacak.

www.evrensel.net