TTK’da taşeronlar iş bıraktı

TTK’da taşeronlar iş bıraktı

TTK Kozlu Müessesesinde hazırlık işlerini yapan taşeron şirkette çalışan işçiler, çalışma koşullarının düzeltilmesi için cuma günü başlattıkları iş bırakma eylemini pazartesi günü de sürdürdü.Konuyla ilgili bir açıklama yapan Genel Maden İşçileri Sendikası (GMİS) Genel Başkanı Ey

Konuyla ilgili bir açıklama yapan Genel Maden İşçileri Sendikası (GMİS) Genel Başkanı Eyüp Alabaş, TTK Kozlu Müessesesi bünyesinde faaliyet gösteren taşeron şirkette çalışan maden işçilerinin haklarını alamamaları ve dayatılan kölelik düzenine tepki olarak iş bırakma eylemi başlattıklarını söyledi.

Alabaş yaptığı açıklamada, taşeron şirketlerin acı örneklere ve tüm uyarılara rağmen, yüzlerce maden işçisinin hayatını yakından ilgilendiren bir iş kolunda yine işçi sağlığı ve güvenliği önlemlerini yeterince almadan, işçilerini eğitmeden ve haklarını vermeden çalışmalarını sürdürdüklerine dikkat çekti. Alabaş, “TTK için zaman ve ciddi ekonomik kayıplara neden olan taşeron uygulamasından mümkün olan en kısa sürede vazgeçilmelidir” dedi.

Yerin yüzlerce metre altında uzmanlık gerektiren bir faaliyet olan hazırlık, tamir-tarama işlerinin ihaleyle taşeron firmalara verildiğini dile getiren Alabaş, TTK Kozlu Müessesesinde hazırlık işlerini yapan taşeron şirket çalışanlarının, kendilerine dayatılan kölelik düzenini protesto etmek amacıyla iş bırakma eylemini sürdürdüklerini ifade etti.

17 Mayıs 2010 tarihinde TTK Karadon Müessesesinde taşeron şirketin çalıştığı eksi 540 kodunda hazırlık çalışmaları sırasında meydana gelen grizu faciasında taşeron şirkette çalışan 30 maden işçisinin hayatını kaybettiğini hatırlatan Alabaş, “Gerek Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Teftiş Kurulu müfettişlerince hazırlanan raporda, gerekse bilirkişi raporunda taşeron şirketin işçi sağlığı ve iş güvenliği önlemlerini almadan çalıştığı, uzmanlık gerektiren maden iş kolunda faaliyet gösteren işçilerini eğitmeden çalıştırdığı ortaya konmuştur” diye konuştu.

‘KÂR AMACI FACİALARA DAVETİYE ÇIKARTIYOR’

Hazırlık işlerini yapan taşeron şirketlerin TTK’nın imkan ve kabiliyetlerini kullanarak işi yürütmeye çalışmalarına rağmen başarılı olamadıklarını belirten Alabaş, taşeron uygulaması ile TTK’nin hem mali açıdan hem de zaman açısından ciddi zararlara uğradığını, bunların yanı sıra telafisi olmayan kayıpların yaşandığını kaydetti.

Tüm acı örneklere ve uyarılara rağmen taşeron şirketlerin, yüzlerce maden işçisinin hayatını yakından ilgilendiren bir iş kolunda yine işçi sağlığı ve iş güvenliği önlemlerini yeterince almadan, işçilerini eğitmeden ve haklarını vermeden çalışmalarını sürdürdüğüne dikkat çeken Alabaş, taşeron şirketlerin ‘kâr’ mantığıyla çalışmalarının yeni facialara davetiye çıkarttığını söyledi.

KÖLELİK DÜZENİNİ DAYATIYORLAR

“TTK Kozlu Müessesesinde hazırlık işlerini yapan taşeron şirket de maden işçilerine tartışmasız bir kölelik düzenini dayatmakta, haklarını almak için eylem yapan işçiler işsizlikle tehdit edilmektedir. Şirket yetkilileri, ‘Mevcut şartlar altında çalışmak istemeyen gider’ anlayışında ısrar etmektedir.

İş güvencesinden yoksun şekilde haklarını yeterince alamayan, yerin yüzlerce metre altında canı-kanı pahasına çalışan maden işçileri, uğradıkları haksızlıklara, asgari düzeydeki ücretlerini tam olarak alamamalarına ve çalışma şartlarına karşı tepkilerini ortaya koymaktadırlar” diyen Alabaş, taşeron şirket yöneticilerin tecrübe kazanmış maden işçilerini, ticari kaygılar nedeniyle dönem dönem gruplar halinde işten çıkarttığını, bu işçilerin yerine alınanlarından eğitimden geçmeden ocaklara sokulduğunu kaydetti.

TAŞERON ŞİRKETLER, KURALSIZ ÇALIŞIYOR

GMİS’in TTK’da bulunan taşeron şirketlerde örgütlendiğini ancak şirket yöneticilerinin sendikanın yetkisine itiraz ettiğini hatırlatan Alabaş, şirket yöneticilerinin “GMİS madencilik iş kolunda örgütlü, biz inşaat firmasıyız” diye dava açtığını söyleyerek, “Yerin yüzlerce metre altında madencilik faaliyeti gösteren işçiler, inşaat işçisi değil maden işçisidir. Şirketin bu itirazla aslında zaman kazanmaya çalıştığı ve madencilere dayattığı kölelik düzenini bir süre daha devam ettirmeyi amaçladığı ortadadır” dedi.

Alabaş, taşeron şirketlerin, iş güvencesiz, örgütsüz, keyfi uygulamalarla kuralsız bir çalışma düzenini dayattığını, sadece kâr amacı ve ticari endişelerle çalışanlar üzerinde baskı uyguladığını dile getirdi.

Taşeron şirketlerde çalışan maden işçilerinin mücadelesini desteklediklerini belirten Alabaş, “TTK için zaman ve ciddi ekonomik kayıplara neden olan taşeron uygulamasından mümkün olan en kısa sürede vazgeçilmelidir.  Taşeron şirketlerde çalışan maden işçileri ise eğitim programları uygulanarak kurum bünyesine alınmalıdır. 160 yıldır olduğu gibi TTK, asli işi olan hazırlık, tamir-tarama işlerini yine kendisi yapmalıdır. Başta, kurum yöneticileri ve siyasetçilerimiz olmak üzere sorunların çözümü konusunda herkesi duyarlı olmaya ve gerekli adımları zaman geçirmeden atmaya davet ediyoruz” diye konuştu. (Zonguldak/EVRENSEL)

www.evrensel.net