Ortadoğu\

Ortadoğu'da Sykes Picot’un sonu mu?

IŞİD’in Musul ve diğer Irak kentlerini ele geçirmesinden sonra yaşan gelişmeler nedeniyle bu günkü sınırların belirlenmesini sağlayan Sykes Picot anlaşması sorgulanmaya başlandı. Şark Al Awsat’tan Ali İbrahim, Birinci Dünya Savaşının başlamasının yüzüncü yılında Batı basınında bu sorunun sıkça sorulmaya başladığını yazdı. İbrahim; “Sykes Picot’a bu ani ilgi, bu anlaşmanın Levant’ın bu günkü sınırlarının ilk çizilen anlaşma olmasından dolaydır. Sınırları bu anlaşma ile çizilen Suriye ve Irak bir iç savaş yaşamakta, merkezi iktidarın kontrolünün dışında geniş bölgede ve sınırlarda kırılganlık oluşmaktadır” dedi.

Ali KARATAŞ / Yusuf ERTAŞ

IŞİD’in Musul ve diğer Irak kentlerini ele geçirmesinden sonra yaşanan gelişmeler nedeniyle bugünkü sınırların belirlenmesini sağlayan Sykes Picot anlaşması sorgulanmaya başlandı. Şark Al Awsat’tan Ali İbrahim, Birinci Dünya Savaşının başlamasının yüzüncü yılında Batı basınında bu sorunun sıkça sorulduğunu yazdı. Ali İbrahim; “Sykes Picot’a bu ani ilgi, bu anlaşmanın Levant’ın bugünkü sınırlarının ilk çizildiği anlaşma olmasından dolayıdır. Sınırları bu anlaşma ile çizilen Suriye ve Irak bir iç savaş yaşamakta, merkezi iktidarın kontrolünün dışında geniş bölgede ve sınırlarda kırılganlık oluşmaktadır” dedi.

Yine aynı konu üzerine ABD’de yayımlanan Time dergisi geçen haftaki sayısının kapağına yanan bir Irak haritası ile birlikte “Irak’ın sonu” başlığını attı. Irak’ta yayımlanan Al Sabah gazetesinden Muhammed Abdulcabbar Şabbut Time’ın bu kapağını “gerçekten acı” bir durum olarak nitelendiriyor. IŞİD çetelerinin varmak istediği sonucun da bu olduğuna vurgu yapıyor. Şabbut, “Sykes-Picot haritasının değiştirilmesinde istenen durum budur; Irak, Suriye, Ürdün, Kuveyt ve diğer devletlerin ortadan kaybolması” diyor.

JEOPOLİTİK ZELZELE

Al kuds al Arabi Gazetesi ise bölgede ortaya çıkan durumu “jeopolitik deprem” olarak nitelendiriyor. Yazıda, Ortadoğu’da Sykes Picot anlaşması imzalandığından bu yana daha önce yaşanmamış düzeyde bir “jeopolitik deprem” yaşandığı tespiti yapılıyor. Suriye’de Bukemal’de el Nusra cephesinin IŞİD’e bağlığını ilan etmesi, sınırlar ötesi geniş toprakların kontrol edilmesinde “yeni tarafların” ortaya çıkmasında bir milat olarak değerlendiriliyor. Makalede IŞİD’in bölgedeki varlığının yol açtığı sonuçlar da değerlendiriliyor.


SYKES PİCOT’UN YÜZÜNCÜ YILI    
Ali İBRAHİM
Şark al awsat

ORTADOĞU’da Sykes Picot’un sonu mu geldi? 1914’te patlak veren Birinci Dünya Savaşının başlamasının yüzüncü yıl dönümünde Batıda bu soru sıklıkla sorulmaya başlandı. Bu savaş, büyük savaşların on milyonlarca cana mal olan derslerini içermektedir.
Sykes Picot adıyla bilinen ünlü gizli anlaşma, İngiltere ve Fransa arasında Rusya’nın da onayıyla Osmanlı İmparatorluğunun topraklarının bölüşülmesi üzerine Dünya Savaşının ortasında 1916’da imzalandı. Arap dünyasının doğusunun sınırları, yüzyıl boyunca hatta bugüne kadar çizilmiş oldu. Anlaşma, Doğu Akdeniz’i diğer adıyla verimli hilali  o dönemin iki büyük gücü Britanya ve Fransa arasında nüfuz bölgelerine böldü. Eğer Bolşevik devrimi olmasaydı bu anlaşma hakkında bir şey bilmeyecektik. Rusya’da Bolşevik devrim, Batının ve imparatorlukların sömürgeci amaçlarını kanıtlamak için propaganda çalışmalarının bir parçası olarak gizli anlaşmaları herkese açıkladı.
Sykes Picot’a bu ani ilgi, bu anlaşmanın Levant’ın bugünkü sınırlarının ilk çizilen anlaşma olmasından dolaydır. Sınırları bu anlaşma ile çizilen Suriye ve Irak bir iç savaş yaşamakta, merkezi iktidarın kontrolünün dışında geniş bölgede ve sınırlarda kırılganlık oluşmaktadır.
Suriye’de durumun bozulmasıyla beraber mezheplere ve etnisiteye bağlı olarak yeni siyasi oluşumlar ortaya çıktı. Yeni siyasi oluşumların ortaya çıktığı son yer Irak oldu. Mezheplere ve etnisiteye bağlı olarak Irak’ta fiili olarak Şii, Sünni ve Kürt bölgesi olarak üç ayrı alan ortaya çıktı.  
Sonra Anbar’daki kimin kimi katlettiği belli olmayan kağıtları yeniden karan gelişmeler yaşandı.  IŞİD gibi örgütler kabilelerden veya Baas kalıntılarından müttefikleri ile birlikte Musul’a hakim oldu.
Bu sorun yakın tarihte karşılaşılmayan yeni bir sorun değildir. Balkanlarda Yugoslavya’nın dağılmasıyla sınırlar yeniden çizildi. Ortadoğu’da da öyle yeni bir Filistin devleti inşa ediliyor. Yalnız bu inşa Birinci Dünya Savaşının ortasında imzalanan Sykes Picot’un çizdiği siyasal coğrafyayı etkilemiyor.  Bugünün büyük kuvvetleri ve bölgesel güçleri faturası kan ve savaş olan o zamanların belirleyici güçleri Britanya ve Fransa gibi yeni haritalar çizmek için çok istekli değil.  Özellikle Irak ve Suriye, toplumun bileşenleri arasında bir uyum ve uzlaşı ortaya çıkmazsa kendi sınırlarına bile hakim olamayan kırılgan devletler durumuna düşeceklerdir. Somali bunun somut örneği.


IRAK’IN SONU
Muhammed Abdulcabbar ŞABBUT
Al Sabah

AMERİKAN Time dergisinin kapağının yanan bir haritası olması ve kapağın başlığının “Irak’ın Sonu” olması gerçekten acı. Bütün Iraklıların üç devlet tarafından beslendiğini bildiği IŞİD çetelerinin saldırganlığının tam olarak varmak istedikleri nokta bu.
Geçen yüzyılda Siyonist çeteler, Filistinlilere uyguladıkları acımasız saldırganlıkların sonunda Filistin devleti haritadan silindi ve İsrail devleti ortaya çıktı.  
Sykes Picot haritasının değiştirilmesinde istenen durum budur; Irak, Suriye, Ürdün, Kuveyt ve diğer devletlerin ortadan kaybolması. IŞİD bölge ülkelerinin mevcudiyeti ve dünya barışı için bir sorundur. Irak’ın bu haliyle var olmaya devam etmesi bir mihenk taşı oldu. Eğer IŞİD’e karşı bir zafer kazanırsa Irak, Suriye ve diğer bölge ülkeleri de varlıklarını devam ettireceklerdir. Ama Allah göstermesin mağlup olursa Ortadoğu’nun harap haritası üzerinde IŞİD’in terörist devleti yükselecektir. Muhtemelen Kürtler kendi devletlerini kurmanın zamanı olduğu hayalinde olabilir.  Yalnız IŞİD Şiilere, Sünnilere Hristyanlara olduğu gibi Kürtlere de sert bir saldırganlık içerisinde olacak ve ölümle onlara hükmetmeye çalışacaktır. Şu an ki durum budur ve bütün herkesi çevreleyen risk budur.


IŞİD; BÖLGEDE JEOPOLİTİK DEPREM
Başyazı
Al Kuds Al Arabi

İNTERNET üzerinde dolaşımda olan haritalarda sınırlar, adlar ve bunların gerçeklikle ilgisi farklı. Bu haritalarda etnik ve mezhebe dayalı devletler Irak ve Suriye’nin harabeleri üzerinden yükseliyor. Ortadoğu’da Sykes Picot imzalandığından bu yana daha önce yaşanmamış bir “jeopolitik deprem” yaşıyor.
Suriye’de Bukemal’de el Nusra cephesinin IŞİD’e bağlığını ilan etmesi, sınırlar ötesi geniş toprakların kontrol edilmesinde “yeni tarafların” ortaya çıkmasında bir milattır.  Bu alan Halep kentinin batısından başlamakta ve Ninova eyaletine, Diyali’ye, Selahaddin’e ve Anbar’a  kadar dayanmaktadır. Raporlara göre etki alanı Bağdat’ın banli- yölerine kadar uzanmaktadır.
IŞİD’i bir devlet olarak nitelendirmek zordur. Lakin Akdeniz’den İran’daki Zagros dağlarına kadar uzanan bir imparatorluğun çekirdeği veya “İslam emirliği” olarak adlandırılabilir. Ancak endişe Irak ve Suriye ile sınırlı değildir. Bütün bölge ülkeleri şiddetli bir tedirginlik içerisindedir. Özellikle de Suudi Arabistan ve Ürdün.
Bu jeopolitik zelzelenin göz ardı edilmeyecek sonuçları olacaktır.
Birincisi; IŞİD’in bölgedeki varlığı, orduların başarısızlığı yüzünden ortaya çıkan “güç boşluğuna” işaret etti. Hatta askeri uzmanlar yaşanan gelişmeyi, IŞİD ve müttefiklerinin zaferinden çok orduların kaçması olarak değerlendiriyor. Yoksa Musul gibi 30 bin asker tarafından korunan bir kentin 800 kişilik bir hücumla düşmesini nasıl değerlendireceğiz?
İkincisi; IŞİD’in varlığı, otomatik olarak çevresinde etnik ve mezhepsel devletçiklerin oluşmasına yol açmaktadır. Bu bölgeye bu modeli ihraç ettiği için değil sadece onların yarattığı korku bunu kışkırtmak için yeterli.
Üçüncüsü; IŞİD’in varlığı bazı dezavantajlarına rağmen IŞİD’in hücumlarını tıkamak ve petrolün güvenli bir şekilde ihraç edilerek fiyatların makul seviyede kalmasını sağlamak adına ulus-devletin desteklenmesi için muazzam siyasi imkanlar sunmaktadır.
Dördüncüsü; IŞİD’in varlığı Arap ülkeleri arasında ABD’nin desteği ile Mısır, Suudi Arabistan ve Cezayir’in öncülük ettiği teröre karşı yeni bir ittifakın ortaya çıkmasına neden olabilir.
Son olarak, baş kesme ve heykelleri yıkma eşliğinde IŞİD korku yayma stratejisinin bir parçası olabilir. Görünen Ortadoğu’nun, “IŞİD dönemi” öncesine dönmesi zor gözüküyor.


IRAK GENELİNDE BİNLERCE Şİİ MİLİS SOKAKLARA DÖKÜLDÜ
Rusya al yavm

BİNLERCE Şii milis, hükümetin bir güç gösterisi için Bağdat, Kerkük ve Irak’ın diğer şehirlerinde yürüdüler. Buna karşılık cihatçılar daha fazla yer kazanmaya devam ediyor; Sünni savaşçı IŞİD bir Irak-Suriye sınır noktasını ele geçirdi.
Güçlü Şii din adamı Mukteda Es Sadr, müritlerini Cumartesi günü bir askeri geçit töreninde yer almaya çağırdı. Iraklı Şii yığınlar Bağdat’ta ve ülke genelindeki diğer kentlerde sokaklara dökülerek bu çağrıya yanıt verdi.   
Irak’ın başkentindeki mitinge aralarında kalaşnikof silahları, av tüfeği, Dragunov (Kanas) keskin nişancı silahları, hafif makineli tüfek ve roketatar gibi silah taşıyanların da olduğu yaklaşık 50 bin kişi katıldı. Mitingde “sana canımız feda ey Irak”, “terörizme hayır”, “Amerika’ya hayır” içerikli sloganlar attılar ve dövizler taşıdılar.


IŞİD KRİZİ İLE İLGİLİ YAŞAN SON GELİŞMELER

IŞİD’in ilerleyişinin hız kestiği Irak güçlerinin bazı bölgeleri geri aldığı bir haftayı geride bıraktık. Şiddetli çatışmalara yoğun bir diplomasi trafiği eşlik etti. İşte krizle ilgili yaşana son gelişmeler:
-IŞİD liderliğindeki militanlar Cumartesi günü parçalanmanın belirtilerini göstermeye başladılar. Kerkük’te başlangıçta birlikte hareket eden IŞİD savaşçıları ile Nakşibendi Ordusu birbirlerine düşman oldu. Bunun ardından gelen şiddet sonucu en az 17 kişi öldü.
-Ürdün Silahlı Kuvvetleri sınıra takviye güçler yığarak ülkenin güvenliğini korumak için tüm güçlerini hazır hale getirdi. Başbakan Abdullah Ensour Başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu, bu yıl Jandarma Bölümü için 3000 kişinin askere alınmasını onayladı.
-Tunuslu yetkililer Irak’ta güvenlik durumunun bozulması nedeniyle büyükelçisini ve diplomatik görevlilerini ülkeden çektiğini duyurdu.
-Maliki sınırda IŞİD merkezlerinin Suriye uçakları tarafından bombalandığını doğruladı
-Kerry, Irak’ı ziyaret etti. Maliki ve Barzani ile görüştü, ulusal birlik hükümeti kurulması için çağrıda bulundu. Maliki Ulusal Birlik Hükümeti kurulması çağrısını reddetti.
-NATO Irak krizini görüşmek için Brüksel’de toplandı. Toplantı sonrası Irak konusunda açıklama yapılmadı.
-Amerika Savunma Bakanlığı Pentagon'dan yapılan açıklamaya göre, silahlı İnsansız Hava Araçları (İHA) Bağdat hava sahasında uçarak, bölgedeki Amerika vatandaşlarını ve askeri personeli korumaya başladı. Kerry, İHA’ların Bağdat üzerinde uçtuğunu doğruladı.
-    ABD Perşembe günü Suudi Arabistan, Ürdün ve Birleşik Arap Emirliklerinden, ülkeyi parçalamakla tehdit eden İslamcı militan güçlere karşı mücadele etmek için kapsayıcı bir hükümetin oluşturulması konusunda Irak’ı ellerinden geldiği kadar teşvik etmelerini istedi.
-    Şii din adamı Mukteda Sadr’a sadık Mehdi Ordusu savaşçıları Necef’te bir geçit töreni esnasında yürüyüşte. 21 Haziran 2014

 

www.evrensel.net