Devlet hastanesinde diş tedavisi çok zor

Devlet hastanesinde diş tedavisi çok zor

Sağlıkta dönüşüm uygulaması kapsamında olan performans sisteminden çocuklar da dolaylı olarak etkileniyor. İstanbul Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesine diş ağrısıyla götürülen çocuklara ne bilgi veriliyor ne de rahatlatılıyor. Üzerinde kanlar bulunan koltuklarda tedavi edilmeleri de cabası...

Nazife YAŞAR
İstanbul


Sağlıkta dönüşüm uygulaması kapsamında olan performans sisteminden çocuklar da dolaylı olarak etkileniyor. İstanbul Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesine diş ağrısıyla götürülen çocuklara ne bilgi veriliyor ne de rahatlatılıyor. Üzerinde kanlar bulunan koltuklarda tedavi edilmeleri de cabası...

Ebeveynler ağrısının olduğunu söyleyen çocuklarının gerçeği mi söylediğini yoksa dikkat mi çekmek istediğini ses tonundan anlar. İşte kızım ağrıdan canı yanarak “Anneee dişim ağrıyor!” diye seslendiğinde “Eyvah” dedim! Zira diş ağrısı çeken bir çocuğu tedaviye ikna etmek 32 dişinizin çekilmesi kadar sıkıntılı bir durumdur. Hafta sonu başlayan ağrı, dişçiye gitmeye ikna olma dayanılmazlığına gelmişti.

SORULARA CEVAP YOK

Bir tanıdık vasıtasıyla Pazartesi İstanbul Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Pedodonti Anabilim Dalı’nda ebeveynler ve çocuklardan oluşan büyük bir kalabalığın arasına girerek beklemeye başladık. Oturabilecek birkaç koltuk vardı onlar da doluydu, yorulanlar dayanamayıp merdivenlere oturmuştu. Bütün ebeveynlerin yaptığı gibi ben de kızımın diş tedavisi korkusunu gidermeye çalışıyordum. Uzun bir bekleyişten sonra sıra geldi. Irmak’ın adını okuyan görevlinin açtığı kapıdan içeri girdik. Bağırışlar içinde tedavi gören çocuklar vardı. Irmak’a koltuğa geçmesi söylendi. Garibim kendisine ne yapılacak onun bilgisini almaya çalışan sorular sorduysa da cevap alamadı. Diş hekimi ağzını açtırdı, asistanına çürük dişin numarasını söyledi ve “Çekilecek” dedi. Bunu duyan Irmak ağlayama başladı ki imdadına hekim yetişti! Boşuna ağlıyorsun 6. katta diş çekim bölümüne gideceksiniz onlar da gün verecekler. Irmak rahatlamıştı ama bu defa beni bir telaş sardı. Diş ağrısı çeken bir çocuğu ne kadar bekletebilirsin ki... Buna nasıl dayanılır ki... Bunları doktorla paylaşırken “Dayanır dayanır. Ayrıca diş teli takılması da gerekiyor” dedi.

5-6 YIL SONRAYA RANDEVU

Onun için gitmem gereken bölümün katına vardık. “Peşin peşin söyleyeyim 5-6 yıl sonra sıra geliyor, yine de randevu istiyor musunuz” diye sordu veznedeki görevli kadın. “Geç olmaz mı?” diye sordum. “Onu doktorla konuşurusunuz” dedi ve diş çekimini yaptırdıktan sonra gelmemizi söyledi. Diş çekilen katı çıktık evraklarımızı verdik. Beklemeye başladık. İçerden çıkan çocukların ağızlarına konmuş tampondan sızan kanı gören beklemedeki çocuklar feryat figan ağlıyorlar. İçerinden gelen çığlıklar da cabası. Neyse bir süre sonra Irmak’ın adı okununca içeri giriyoruz, üzerinde 11 Temmuz öğleden sonra yazan bir evrak uzatılıyor. “O zamana kadar çocuk bu ağrıyla duramaz” diyorum “Durur, durur” diyerek uzaklaşıyor. Yine tanıdığı arıyorum, araya giriyor ve yine sıraya giriyoruz. Sıra öğleden sonra geliyor. Irmak’ın adı okunuyor içeri giriyoruz. Çocuk bağrışları içinde girdiğimiz bölümde beş koltuk var hepsi de dolu. Biri boşalınca Irmak oturuyor. Koltuktaki manzara korkunç. Irmak’ı kaldırıp götürme konusunda ikilemde kalıyorum. Zira koltukta daha önceki hastalara ait kan temizlenmemiş. “Kullandığınız aletler steril mi” diye soruyorum. “Gördüğünüz yerleri silmeye fırsat olmadı ama aletler steril” deniyor. Irmak’a da bu kadar cesaret gelmişken onu telaşlandıracak tartışmaya girmek istemiyorum. Irmak bu arada dişine yapılacak iğnenin ucunu ve diş çektikleri aletleri görmek istiyor. Onları gösterip kısa bir konuşmadan sonra diş çekiliyor. “Dört saat bir şey yemeyecek ve bir süre tükürmeyecek” telkinleri sonrasında çıkıyoruz bir ağrı kesici bile almadan.

SİSTEM DOĞRU BİR ŞEKİLDE İŞLESE...

Konu hakkında görüşüne başvurduğumuz Çocuk Psikiyatrı Doç. Dr. Mazlum Çöpür şunları söyledi: “Çocuk diş tedavisinin acı veren bir olay olduğunu aileden ‘Diş hekimine gittim, şöyle acıdı, böyle kanadı’ gibi duyumlarla öğrenir. Çocuk böylelikle korkuya alıştırılır. Dolayısıyla bu korkularla doktora giden çocuğun korkularının azaltılması gerekir. Diş tedavisine başlamadan önce çocuğun hekim tarafından bilgilendirilmesi gerekir. Kendisine ne yapılacağının, tedavi sırasında duyacağı acının anlatılması gerekir. Hekimin bu tavrı çocuğun korkularını azaltır. Ama devlet hastanelerinde hekim kısa sürede tedavi etmek zorunda olduğu için çocuğun korkularını azaltamıyor. ‘Götürün başka zaman getirin’ demek zorunda kalıyor. Ayrıca randevu sistemi işleyebilse, çocuk uzun süre beklemeyecek ve tedaviden çıkan çocuklarla da karşılaşmayacak. Ama devlet hastanelerinde hekimin buna vakti yok. Oysa sistem doğru işlese, çocuk saatinde içeri alınıp ‘Öncelikle ağzına bakacağız, belki de çürük yoktur ya da çok küçük bir çürük vardır’ denebilse çocuk korkmayacak. Ağızlarında kanlı tamponlarla çıkan çocukları da görmeyeceği için ayrıca korkmayacak”

www.evrensel.net