Başbakan topu taca attı

Başbakan topu taca attı

Hatip Dicle’nin milletvekilliğinin iadesi için sorumluluk çağrısının yapıldığı Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, TİM Genel Kurulunda yaptığı konuşmada, sık sık milli irade vurgusu yaparken yaşanan sorunun çözümüne ilişkin ise yeni anayasa vaadini yinelemekten öteye gitmedi. Erdoğan, yine muhalefeti suçlamaktan da geri durma

Emek Demokrasi ve Özgürlük Bloku Diyarbakır Bağımsız Milletvekili Hatip Dicle’nin vekilliğinin iadesi için sorumluluk çağrısının yapıldığı ve milletvekili seçilen ancak tahliye edilmeyen Gazeteci Mustafa Balbay, Prof. Dr. Mehmet Haberal ve Emekli Korgeneral Engin Alan ve ‘KCK davası’nda tutuklu 5 Emek, Demokrasi ve Özgürlük Bloku milletvekilinin durumuna ilişkin açıklama yapılması beklenen Başbakan dün tatil sonrası ilk kez yaptığı konuda yaşanan krize ilişkin bir şey demedi.

KILIÇDAROĞLU’YLA  İLK KARŞILAŞMA

Türkiye İhracatçılar Birliği (TİM ) 18. Olağan Genel Kurulunda Başbakan Tayyip Erdoğan ile CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu seçimden sonra ilk kez karşılaştı.

Erdoğan, seçim sürecinde yaşanan tartışmalara da değinerek, bunların geride bırakılması gerektiğini söylerken, yaşanan YSK ve mahkeme krizinin çözümü için de yeni bir anayasayı gösterdi. Erdoğan, konuşmasında son günlerde yargı eliyle geliştirilen sürece de değinerek, “Dün bizim tek başımıza yürütmek zorunda kaldığımız reformlara karşı çıkanların işin içine kendileri gelince bunu söylemesi manidardır” dedi.

SIFIR KİLOMETRELİK ANAYASA!

Erdoğan, milli irade üzerinde hiçbir engeli, vesayeti veya gölgeyi asla kabul etmeyeceklerini belirtirken, sorunun çözümü için ise öneri sunmayarak yeni anayasa vurgusu yapmakla yetindi. Konuşmasında yeni anayasanın her zamankinden daha fazla gerekli olduğunu açıklayan Erdoğan, “Muhalefete, STK’lara ve medyaya sesleniyorum. Gelin ön şartsız olarak özgürce konuşalım, tartışalım. Herkese çağrıda bulunuyorum. Gelin en geniş uzlaşmayla yeni anayasayı hazırlayalım. Türkiye olarak en temel sorunlarımızdan biri olan anayasamızı tamamen kendi irademizle, sivil kuruluşlar eliyle yapabileceğimizi dosta düşmana gösterelim.

Kaportası yamulmuş, motoru tekleyen bu arabayı bırakalım ve sıfır kilometre yepyeni bir araçla yolumuza devam edelim. Kendi ihtiyaçlarımıza göre oluşturacağımız anayasayla nasıl bir atılım göstereceğimizi ben size bırakıyorum” diye konuştu. (İSTANBUL)


KILIÇDAROĞLU: TAVRIMIZ KARARA BAĞLI

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Türkiye Cumhuriyeti tarihinde ilk kez sorunlu bir Meclisin açıldığını söyledi. Kılıçdaoğlu, yemin törenine katılıp katılmayacaklarına dair tavırlarının ise cezaevindeki vekillere dair karara bağlı olduğunu söyledi.

TİM 18’inci Olağan Genel Kurulunda konuşan Kılıçdaroğlu, hükümeti eleştirdi. Kılıçdaroğlu, “Türkiye Cumhuriyeti tarihinde ilk kez sorunlu bir Meclis açılıyor. Sorunları olan bir Meclis açılıyor. Dönüp bakmamız lazım, o sorunları yaratan kim? Ana muhalefet partisi mi? Yoksa iktidar mı? Peki bu sorunlar bilinmiyor muydu? Biliniyordu. Niye sorunları çözmek için çaba harcamadık?” diye sordu.

Türkiye’de demokrasi derken, demokrasi açığının büyüdüğüne işaret eden Kılıçdaroğlu, şunları söyledi: “Yasama, yürütme, yargı denen bir kurum var. Demokrasilerde... Ve çağdaş demokrasilerin dördüncü grubu da medya. Kim bana söyleyebilir Türkiye’de medyanın üzerinde baskı yoktur? Hiç kimse söyleyemez. Çok yakınlarınız vardır gazeteciler, ister sağdan, ister soldan, gidin sorun. Medyanın üzerinde baskı vardır. Medyada baskı varsa, halkın sağlıklı bilgi edinme hakkı yok demektir. Yasama, yargı, yürütme, yargının bağımsız olduğunu kim söyleyebilir, bana bir Allah’ın kulu çıkıp desin ki ‘Türkiye’de yargı bağımsızdır.’ Eğer siz Yargıtaya 160 üye seçiyorsunuz, 160 üye de kendi gücünü test etmek için önce 160 boş oy kullanıyorsa, siz orada yargı bağımsızlığından söz edemezsiniz.
Kılıçdaroğlu, Başbakan Erdoğan’ın kendisini dinlemeden çıkmasını, “Demokrasiden söz eden bir kişinin Ana muhalefet Partisi Genel Başkanının konuşmasını dinlemesi gerekir mi gerekmez mi?” diyerek eleştirdi.
Çıkışta Devlet Bakanı Zafer Çağlayan’la sohbet ederek aracına ilerleyen Kılıçdaroğlu, bir gazetecinin, “Yemin töreninde tavrınız ne olacak?” şeklindeki sorusuna tutuklu milletvekilleri Mustafa Balbay ve Mehmet Haberal’la ilgili durumu kastederek, “Karara bakacağız” dedi.


DEMOKRASİ GÜÇLERİNİN MÜCADELESİYLE KRİZ AŞILIR

İstanbul Bağımsız Milletvekili Abdullah Levent Tüzel: Türkiye’nin günlerdir  konuştuğu sorunlar, Hatip Dicle’nin vekilliğinin düşürülmesi, onun yerine AKP milletvekilinin mazbata alması konusunda Başbakan hiçbir şey söylemedi. Bu Kürt halkının iradesini yok saymaktır. Bu Meclis bu nedenlerle sakat hale getirmiştir. CHP ve MHP milletvekillerine yönelik tutum da tamamen siyasidir. Bunun arkasında AKP vardır. Böyle bir tavırla yeni bir anayasa yapılamaz. AKP birlikte anayasa yapalım dediği kesimlerin vekilliğini kabul etmiyor. Başbakanın bu körlüğüne ve tutumuna tüm emek ve demokrasi güçleri gereken cevabı verecektir. Burada iki yüzlü bir tutum var. Hatip Dicle’nin durumundan yararlanmak üzere AKP yargıyı devreye sokmuştur. Kendine bir milletvekili daha katmıştır. Onların bugün milli irade dediği halkın iradesini, Kürtlerin iradesini yok saymaktır. Bu Meclis kesinlikle bir halk temsili ve milli iradeyi temsil etmeyecektir. Başbakanın bu tutumuyla mecliste bu sorunun çözülemeyeceği ortadadır. Ancak emek ve demokrasi güçlerinin mücadelesiyle bu kriz aşılacaktır. Başbakanın açıklaması, bizim Meclis çalışmalarına katılmama tutumumuzun ne kadar doğru ve yerinde olduğunu göstermektedir. Çünkü bu Meclis Hatip Dicle’nin vekilliğini düşürenlere karşı tutum alamamış ve sınıfta kalmıştır.


LAF DEĞİL ADIM GEREKLİ

Siirt Bağımsız Milletvekili Gültan Kışanak: Başbakan milletvekilliği düşürülen ve milletvekili seçildiği halde mahkemelerce serbest bırakılmayan vekillerin durumu hakkında tek bir somut söz söylemedi. Bu durumlara dokunmadan genel bir takım şeyler söyledi. Başbakan ‘Halkın iradesinden daha üstün bir şey olamaz’ dedi. Bu yuvarlak bir laf olarak da değerlendirilebilir. Hatip Dicle’ye oy veren on binlerce insanın oyu boşa gitmiş. Başbakan buna dair somut bir şey söylemiyor. Başbakanın söylediği ilkesel şeyler ancak bunun reel politikada karşılığı ne olacak? Diyarbakır’da 80 bin oyu yok sayıp başkasına vekilliği vermek ne anlama geliyor? Bu ülkede Kürt sorununun demokratik çözümünü savunan herkes terörle mücadele yasasından yargılanıyor. Anayasa değişikliğinden bahsediyor ama Kürt halkı bu değişikliğe katılabilecek mi? Başbakanlık icra makamlığıdır ve Başbakan bunun gereğini yapmalıdır. Başbakan bu sözlerinde samimi ise gereğini ve pratiğini yapmalıdır. Yoksa bu sözlerin hiçbir anlamı yoktur. Başbakanın pratiği bu sözlerini boşa çıkarmasın. Başbakan acilen ‘Halkın iradesinden daha üstün bir şey yok’ diyorsa Hatip Dicle’nin vekilliğinin AKP milletvekiline verilmesine karşı çıkmalı. Diyarbakır halkının iradesi bu yönde tecelli etmemiştir demelidir.


Başbakan her zamanki gibi

CHP Genel Başkan Yardımcısı Gürsel Tekin: Başbakan her zaman ki gibi konuştu. Demokrasi kavramı onlar için sadece kendileri için geçerlidir. Sorunlu açılamamış bir Mecliste anayasa da bu sorunlar da nasıl konuşulacak? Anayasa Mahkemesini hedef gösterenler, milletin iradesi önünde hiçbir şey olamaz diyenler bugün ne gariptir ki yargıya müdahale etmeyelim diyorlar. Kendilerine gelince millet iradesi ama başkalarının başına gelince seslerini çıkarmıyorlar. İki vekilimizin yargılandığı davada üç yıl içerisinde delil toplanamamış böyle bir hukuk olur mu? Parlamento açılmadan yara almıştır. Önümüzdeki süreçte bu parlamento bu koşullarda sağlıklı işleyemez ve yeni bir anayasa yapılamaz. Bağımsızlar, CHP ve MHP milletvekillerinin durumu çözülmelidir. Biz pazartesi günü üst mahkemenin bu durumu çözeceğini düşünüyoruz aksini düşünmek bile istemiyoruz.

 

www.evrensel.net