Yeni bir Ortadoğu’nun arifesinde miyiz?

Yeni bir Ortadoğu’nun arifesinde miyiz?

Bu haftaki sayfamızı, Irak’ta IŞİD’in Musul başta olmak üzere birçok kenti ele geçirmesi ile ortaya çıkan olağanüstü yeni durumu irdeleyen üç makaleye ayırdık.

Ali KARATAŞ / Yusuf ERTAŞ

Bu haftaki sayfamızı, Irak’ta IŞİD’in Musul başta olmak üzere birçok kenti ele geçirmesi ile ortaya çıkan olağanüstü yeni durumu irdeleyen üç makaleye ayırdık.

Arap basınının tanınmış yazarı konuyu irdeleyen makalesinde, Irak’ın iki başlı bir iç savaşın kenarında olduğunu yazdı. Atwan “Irak, sadece Irak’ı değil, bütün Arap bölgesini içine alacak olan iki boyutu olan bir savaşın kenarında. Birinci savaş; Sünnilerle Şiiler arasında yaşanacak olan mezhepsel iç savaş. Suriye’de de yaşandığı gibi bu savaş İran ile Suudi Arabistan arasında bir vekalet savaşı olacak. İkinci savaş; Kürtlerle Araplar arasında yaşanacak olan etnik savaş. Ön belirtileri, IŞİD’in müttefikleri ile Kerkük’e gerçekleştirdiği ve onu koruyan peşmergelerle çatıştıkları hücumda başladı” dedi. Atwan bundan sonra Arap bölgesinde Musul, Basra, Bağdat, Kerbela vb. şehir devletlerinden de bahsedilebileceğine vurgu yaptı.

SURİYE, LİBYA VE YEMEN’DEN ÇOK DAHA VAHİM

Aynı zamanda al Arabiya televizyonun müdürü de olan Abdurrahman Raşid, Irak’ta yaşanan durumu tam bir cinnet hali olarak tanımladı. Raşid,  “Kesinlikle abartmıyorum. Başka yeni bir durumla karşı karşıyayız. Suriye, Libya ve Yemen’den daha tehlikeli bir durum. Irak’ta yaşanan her şey cinnet durumları. Deliler akıllarını kaybetmiş ve akıllarından arınmış. Amerikan başkanının anlamadığı bölgede yaşanan durum budur” diyerek durumun vahametine dikkat çekti. Raşid ortaya çıkan durumdan da Irak başbakanı Maliki’yi “Sünnileri dışlaması” gerekçesiyle sorumlu tuttu.

ABD’NİN BAŞARIZLIĞI

Uluslararası ilişkiler öğretim görevlisi olan Doktor Hayyam Muhammed el Zabi, Irak’ta bütün Ortadoğu için bir durum ortaya çıktığını yazdı. Bu yeni durum nedeniyle İsrail ve Batı’nın bölgeyi yeniden okuyacağını belirtti. Gelişmelerin Irak’ın komşularını ve bölgeyi tehdit ettiğine değinen el Zabi, ortaya çıkan durumu ABD’nin başarısızlığı olarak nitelendirdi. El Zabi IŞİD’in başarılarının İsrail’e yaradığını ancak coğrafik olarak gelişmesinin İsrail’i kaygılandırdığına da dikkat çekti.


IRAK İKİ BAŞLI İŞ SAVAŞA DOĞRU
Abdulbari ATWAN
Alraialyoum

Irak devleti bütün müesseseleri ile birlikte kocaman heybetiyle hızlı bir çöküş yaşıyor. Tabi heybeti varsa. Ebu Bekir Bağdadi’nin önderliğindeki IŞİD, eskiden Irak ordusunda görev almış Saddam’ın yardımcılarından İzzet İbrahim, mücahitler ordusu ve Ensar El İslam gibi müttefikleri ile Musul’un başkenti olduğu Ninova eyaletini ele geçirdi. Böylece Irak’ın bölünmesinde  son aşamaya girilmiş  oldu. Eğer bu bölünme sadece üç toplulukta (Şiiler, Sünniler ve Kürtler) olursa, Iraklılar şanslı olacak.  Adı kaos olan önümüzdeki süreçte yaşanacaklar, Libya örneğinden beter görünüyor. İtalya’da Roma imparatorluğunun öncesinde ve sonrasında ortaya çıkan şehir devletlerin benzerini, çok yakında Irak’ta göreceğiz. Musul, Basra, Bağdat, Kerbela vb. devletlerinden bahsedeceğiz.

Irak, sadece Irak’ı değil, bütün Arap bölgesini içine alacak olan iki boyutu olan bir savaşın kenarında

Birinci savaş; Sünnilerle Şiiler arasında yaşanacak olan mezhepsel iç savaş. Suriye’de de yaşandığı gibi bu savaş İran ile Suudi Arabistan arasında bir vekalet savaşı olacak.
İkinci savaş; Kürtlerle Araplar arasında yaşanacak olan etnik savaş. Ön belirtileri, IŞİD’in müttefikleri ile Kerkük’e gerçekleştirdiği ve onu koruyan Peşmergelerle çatıştıkları hücumda başladı.

Suriye’deki savaş, Lübnan Hizbullah’ını nasıl aleni bir şekilde Suriye rejiminin yanında sahaya inmeye zorladıysa Irak’ın hızla sürüklendiği mezhepsel iç savaşta  benzeri bir durumu İran yaşayacak. Irak ve Suriye’deki savaş, İran için iki korkunç kabus olacak.

Tekrar hatırlatalım IŞİD sınır aşan bir örgüttür. Militanlarını sadece Suriye ve Irak’ta tutmayacak. Saflarına katılmak isteyen hiçbir İslami örgüte kapılarını kapatmıyor.
Bazı analistler onlardan çok daha güçsüz olan bir gruba karşı Musul’u koruyan 30 bin kişiden oluşan birliklerin bütün silahlarını bırakarak hatta elbiselerini soyarak kaçmasını garipsediler. Bunun cevabı son derece basit. IŞİD’in militanları kendilerini bir istasyonda veya askeri bir noktada patlatmaya hazır. Lakin Irak ordusunun askerleri Maliki ve onun hükümeti için kendini patlatmaya hazır değil.

Daha fazla yarayı kanatmak istemiyoruz. Ama tereddüt etmeden yazıyı şu sözlerle sonuçlandırmak istiyorum; Şii’siyle Sünni’siyle, Kürdüyle, Iraklılar; mezhep çatışmalarının olmadığı, bütün kötülüklerine rağmen güçlü bir Irak inşa hedefinde olan ve İsrail ile Batı’ya tehdit oluşturan işgal öncesi Irak’ı rahmetle anacaklar.


IRAK… MERHABA! CEHENNEM MEVCUT
Abdurrahman RAŞİD
Şark al Awsat

Kesinlikle abartmıyorum. Başka yeni bir durumla karşı karşıyayız. Suriye, Libya ve Yemen’den daha tehlikeli bir durum. Irak’ta yaşanan her şey cinnet durumları. Deliler akıllarını kaybetmiş ve akıllarından arınmış. ABD başkanının anlamadığı bölgede yaşanan durum budur. Her gün daha zor ve daha külfetli bir vaziyete doğru gidiyor. Irak’ta ilk evrede üç ilde olan yeni bir savaş başlıyor. Savaş için en üst düzeyde tahrik mevcut. Milyonlarca takipçisi olan Şiilerin dini lideri kutsal yerleri korumak için çağrı yaptı. Sünnilerin müftüsü ki onlarda milyonlarca kişi, devrimcileri koruma çağrısı yapıyor. Nuri el Maliki ile temsil edilen süresi dolmuş hükümet, coşkulu bir durumda ve İran rejimi ile ilişkili bir şekilde gücü arttıkça iktidarda kalabileceğini düşünüyor. İran Şiileri destek adı altında iktidarını genişletmek istiyor.

Bugün iç savaş tehlikesi Saddam Hüseyin devrildiğinden bu yana en yakın olunan bir durum. İç savaşı engellemek için uluslararası alanda ve bölgede acil önleme ihtiyaç var.
Musul’un ve Irak şehirlerinin düşmesi krizinin kökleri 6 aydır süren  Anbar çatışmalarında aranabilir. On yıl öncesine ABD işgaline gitmemizde mümkün. Yirmi yıl öncesine Saddam’ın Kuveyt’i işgaline, 30 yıl öncesine İran ile savaşa  daha öncesine İran’ın dini önderlerinin İran’da rejimin mezhepsel bir rejim olduğunun ilan edilmesine kadar götürebiliriz. Hatta on dört asır öncesine sahabelerine  iktidar savaşlarına kadar uzanabiliriz.  Halife Osman’a yapılan suikast. Ondan 5 yıl sonrasında halife Ali’nin katledilmesi. Müslümanların tarihi o günden bu güne değişmedi.

Bu krizden hiçbir kuşkuya mahal vermeden Maliki bütünüyle sorumludur. Iraktaki bir çok siyasi gücü kapsayacak bir siyasi projeyi oluşturması için Irak başbakanı üzerinde baskı gücüne sahip başkan Obama’nın sorumlu olması gibi. Maliki ABD korumasından faydalanarak Şii müttefikleri ile iktidara sahip oldu. Irak nüfusunun yaklaşık üçte birini oluşturan Sünni Arapları mağdur etti. Irak’ın istikrarını ve uluslar arası toplumu tehdit eden bu durumun sürmesi mümkün değildi. Sünnileri kendi davalarının savunusunu yapan IŞİD ve el Kaide suç örgütlerine karşı ilgisiz kalmadılar.


IŞİD; ORTADOĞU’DA ÇİZİLEN YENİ RESİM
Doktor Hayyam Muhammed EL ZABİ
El Manar

Suriye'deki acıması savaşa paralel olarak, gözler Irak’taki gelişmelere döndü.  7 yıldan uzun bir süredir devam eden bir şiddet dalgasından sonra  El Kaide’nin türevi IŞİD’in Irak’ın iki önemli eyaletini ele geçirmesi ABD Irak’taki projesi ve Ortadoğu’daki sorunların çözümde başarısızlığının bir kanıtı. Gelişmeler Ortadoğu’da yeni bir merhalenin kapılarını hızla açıyor. IŞİD, Irak’ın bir çok kentini eline geçirip İslami halifelik kurma hedefine yaklaştığı şu  dönemde medyanın ve dünyanın dikkatlerini üzerinde topladı.  Örgüt Suriye’de sınırda bulunan Rakka’yı ve Deyrezzor’un bir bölümünü elinde bulunduruyor. Rakka, Ninova, Musul arasında oluşan geçit;Irak’la ilişkili olan silahlı militanların Suriye’ye geçmesine imkan kılıyor. Bu bölge petrol bölgesi olduğu için petrol fiyatlarını etkileme potansiyelini de barındırıyor.

Olayların bu şekilde gelişmesi hedeflerinin gerçekleşmesi için Batının ve İsrail’in yeni Ortadoğu’yu yeniden değerlendirmelerini gerektirecek. Irak’taki yeni siyasi kitlenin İsrail için birleşik bir Filistin’den çok daha tehlikeli olduğuna şüphe yok. Gelişmeler, İsrail’in güvenliği için çok önemli olan Ürdün’ün güvenliğinide tehdit etmektedir. Suriye’deki iç savaşa da yansımaları olacaktır.

İkinci olarak IŞİD’in sürdürdüğü savaşın İsrail’e muazzam faydaları mevcut. Ancak coğrafik olarak gelişmesi İsrail’in güvenliğini riske etmektedir.

Son gelişmeler bölge devletlerinde özellikle Irak’ı çevreleyen ülkeler arasında IŞİD’ın oluşturduğu tehdide karşı ortak bir çıkar durumu ortaya çıkarmıştır. İran,Şii kentlerin düşmesinden korkmaktadır. NATO’yı toplantıya çağıran Türkiyemilitanların ülkesine sızmasından endişelenmektedir. Ürdün, IŞİD’in kontrolüne geçen bölgelere yakın olmaktan korkmaktadır. Lübnan ve körfez ülkeleri bölgedeki gelişmeleri endişe ile izlemektedir.  Musul’un ele geçirilmesi bölgede devletlerin çözüleceğinin alametini içermektedir. Ortadoğu’daki gelişmeler korkutucu ve oldukça sorunlu. Suni olmayan bu kaos daha fazla ölüm ve yıkım olmadan sonuçlanmayacak.
 

www.evrensel.net

0 yorum yapılmış

    Yorum yapın

    Yorum yapmak için üyelik gerekmemektedir. Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren, tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.