09 Haziran 2014 18:57

Diyarbakır cezaevi katliamına 5'şer yıl ceza

Diyarbakır E Tipi Kapalı Cezaevi'nde 24 Eylül 1996 yılında 10 siyasi tutuklunun yaşamını yitirdiği, 24'ünün yaralandığı katliamla ilgili aralarında kamu görelilerinin de bulunduğu 89 kişi hakkında açılan davada, 62 kişiye sadece 5'er yıl hapis cezası verildi. 20 sanığın beraatine karar veren mahkeme 7 sanık hakkındaki suçlamaları ise zaman aşımı nedeniyle düşürdü. Katledilen tutsakların otopsilerinde ölümlerin "işkenceden kaynaklı" olduğunu belirlenmesine rağmen mahkeme heyeti, tutsakların "kasti olarak öldürülmediği" kanaatiyle söz konusu kararlara vardı.

Diyarbakır cezaevi katliamına 5\'şer yıl ceza
Paylaş

Diyarbakır E Tipi Kapalı Cezaevi'nde 24 Eylül 1996 yılında 10 siyasi tutuklunun yaşamını yitirdiği, 24'ünün yaralandığı katliamla ilgili aralarında kamu görelilerinin de bulunduğu 89 kişi hakkında açılan davada, 62 kişiye sadece 5'er yıl hapis cezası verildi. 20 sanığın beraatine karar veren mahkeme 7 sanık hakkındaki suçlamaları ise zaman aşımı nedeniyle düşürdü. Katledilen tutsakların otopsilerinde ölümlerin "işkenceden kaynaklı" olduğunu belirlenmesine rağmen mahkeme heyeti, tutsakların "kasti olarak öldürülmediği" kanaatiyle söz konusu kararlara vardı.

Diyarbakır E Tipi Kapalı Cezaevi'nde 24 Eylül 1996 yılında cezaevine gelen görüşçülerini görmeye giden 9 siyasi tutuklunun gardiyanlar tarafından başlarına sert cisimler ile aldıkları darbeler ile 1 tutuklu ise Antep Cezaevi'ne sürgünü esnasında katledilmese, 24 tutuklunun ise yaralanmasına ilişkin Diyarbakır 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davada karar çıktı. Aralarında polis, asker, infaz koruma memuru ve cezaevi doktorlarının da bulunduğu 89 kişi hakkında açılan davanın 28'inci duruşmasına tutuksuz sanıklar katılmazken, sanık ve müdafi avukatları hazır bulundu.

Diyarbakır E Tipi Kapalı Cezaevi'nde katledilen 9 tutuklu ve sürgüne götürülürken yolda katledilen 1 tutuklu dava dosyalarının birleştirilirken, sanık avukatları dava dosyasına ilişkin kararın ertelenmesine dair talepte bulunurken, mahkeme heyeti sanık avukatlarının taleplerini ret ederek dava hakkındaki kararını verdi.

MAHKEME 'KASIT' GÖRMEDİ!

İddia makamının dinlenilmesi ardından gardiyanlar tarafından şiş ve demirler ile 9 tutuklunun başına vurularak katledilmesine ilişkin otopsi raporlarında ölümlerin "işkenceden kaynaklı" olduğu tespit edilmesine rağmen mahkeme heyeti, kararında "kasıt" olmadığı kararına vardı.

Ardından mahkeme heyeti 62 kamu görevlisi hakkında "Öldürme kastı olmaksızın müessir fiil sonucu ve de zaruretin tayin ettiği hududa tecavüz etmek suretiyle öldürmek suçundan 18 yıl cezalandırılmasına" karar verdi. Verdiği bu karara sanıkların infaz yasasına göre 2/3 oranında indirim yaparak önce 6 yıla ardından sanıkların "iyi halleri" göz önüne alarak 5 yıla düşürdü. Sanıkların 3 yıl süreyle kamu hizmetlerinden yasaklanmalarına da karar verildi.

Mahkeme heyeti 20 kamu görevlisine ilişkin ise "Yüklenen suçun sanıklar tarafından işlenmediği" kanaatine verilerek beraat kararı verirken, sanıklardan 7'i hakkında ise açılan "Görevi ihma"' davasında da öldürme suçundan ceza aldıklarından dolayı karar verilmesine yer olmadığına hükmetti.

DAVANIN GEÇMİŞİ:

Diyarbakır Cezaevi'nde 1996 yılından çıkan olaylarda 9 tutuklu hayatını kaybetmiş, 24 tutuklu ise yaralanmıştı. Aralarında asker, polis, infaz koruma memuru, cezaevi doktoru ve cezaevi müdürünün de bulunduğu toplam 72 sanık hakkında 1996 yılında açılan dava 27 Şubat 2006'da sonuçlanmış ve 62 sanığa 5'er yıl hapis cezası verilmişti. Mahkeme 3 sanığın beraatine karar verirken, 7 sanık açısından da dosyanın zaman aşımına uğradığını belirtmişti. Yargıtay 1'inci Ceza Dairesi, olaylarla ilgili 62 kamu görevlisine verilen 5'er yıllık hapis cezasını eksik soruşturma yapıldığı gerekçesiyle bozarak, dosyayı yeniden görülmek üzere yerel mahkemeye göndermişti. 2012 yılının Aralık ayında esas hakkındaki görüşünü açıklayan mahkeme savcısı, 62 sanığın "Öldürme kastı olmaksızın" ölüme sebebiyet vermekten ayrı cezalandırılmalarını, ancak zaman aşımı süresinin dolduğunu, bu nedenle de kamu davasının zaman aşımı nedeniyle ortadan kaldırılmasını istemişti.

Olaylarda ağır yaralanan ve daha sonra hayatını kaybeden Kadir Demir'in tedavi altına alınmadan Gaziantep Cezaevi'ne sevk edilmesi nedeniyle haklarında dava açılan 17 kamu görevlisinin dosyasının da bu davayla birleştirilmesi sonucu sanık sayısı 89'a yükselmişti.

'AİHM YAŞAM HAKKI İHLALİ KARARI VERDİ'

Öte yandan daha önce dava makul sürede sonuçlanmadığı için Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne (AİHM) başvurulmuş ve AİHM ise, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (AİHS) yaşam hakkını garanti altına alan 2'nci ve işkence ile kötü muameleyi yasaklayan 3'üncü maddesini ihlal edildiğine karar vererek, Türkiye'yi 798 bin Euro tazminata mahkum etmişti.

Ayrıca 10 tutsağın katledilmesine işkence sonucu öldürüldükleri, otopsi raporlarıyla da kanıtlanmış ve tutuklulardan Kadri Demir'in öldükten sonra bile dövüldüğü yapılan otopsisinde ortaya çıkmıştı. (DİHA)
 

Reklam
Reklamsız Evrensel için abone ol
ÖNCEKİ HABER

Trabzon’da hekime şiddet

SONRAKİ HABER

Lice katliam protestolarına polis müdahalesi

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa
Evrensel Ege Sayfaları
EVRENSEL EGE

Ege'den daha fazla haber, röportaj, mektup, analiz ve köşe yazısı...